YSK'dan CHP Kararı: Kurultay İtirazına Gerekçeli Ret
YSK, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na dair mahkeme kararına yaptığı itirazı reddetti. Gerekçeli kararda seçim kurullarının yetki sınırları netleştirildi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi tarafından verilen "mutlak butlan" kararına karşı yaptığı itirazın ret gerekçesini yayınladı. CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin yargı sürecinde yeni bir safhaya geçilirken, YSK'nın açıkladığı bu gerekçe, siyasi partilerin kongre süreçlerindeki hukuki denetim sınırlarını da keskin bir şekilde çizdi. Karar, ana muhalefet partisinin geçmiş dönemdeki kongre ve delegelik yapısına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) verdiği "mutlak butlan" ve ihtiyati tedbir kararı sonrası CHP YSK Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, bu kararın "madden ve hukuken uygulanamaz" olduğunu savunmuştu. Yakupoğlu, kurultaylardaki mazbataların geçerli sayılmasını ve seçilenlerin görevlerine devam ettiğinin tespitini talep etmişti. Ancak YSK, Anayasa'nın 79'uncu maddesinden kaynaklanan "tam kanunsuzluk" yetkisine dayanılarak yapılan bu başvuruyu, görev alanı dışında kaldığı gerekçesiyle oy birliğiyle geri çevirdi.
YSK'nın Yetki Alanı ve Seçim Kurullarının Görevi
YSK'nın gerekçeli kararında, seçim kurullarının siyasi parti kongrelerindeki rolü detaylandırıldı. Kurul, ilçe seçim kurullarının gözetim ve denetim görevinin sadece "seçim günü" ve "seçim işlemleri" ile sınırlı olduğunu vurguladı. Karara göre, bir kongrenin tüm süreci değil, sadece genel merkez, il ve ilçe organları ile delege seçimleri ilçe seçim kurulu başkanlarının denetiminde yapılabiliyor. Organ seçimleri dışında kalan gündem maddeleri, alınan kararlar ve kongrenin iptali istemli taleplerin seçim kurullarının görev alanı dışında kaldığı açıkça ifade edildi.
Gerekçede yer alan en kritik vurgulardan biri de 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na yapılan atıf oldu. Seçim hakimlerinin sadece seçim sonuçlarını etkileyecek usulsüzlükleri inceleyebileceği, bunun dışındaki maddi hukuk temelli iddiaların Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu çerçevesinde adli yargı mercilerince (hukuk mahkemeleri) çözülmesi gerektiği belirtildi. YSK, kendisinin bir temyiz mercii olmadığını, Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından verilen kararların inceleme yerinin Yargıtay olduğunu hatırlattı. "Yüksek Seçim Kurulu'nun hukuk mahkemelerinin verdiği kararların temyiz mercii olmadığı her türlü izahtan varestedir" ifadesiyle yetki sınırları net bir şekilde çizildi.
YSK, incelemesinde CHP'nin geçmiş takvimine dair önemli tarihleri de kayıt altına aldı. Başvuruda adı geçen 21 Eylül 2025 tarihli 22'nci Olağanüstü Kurultay, 24 Eylül 2025 tarihli İstanbul İl Kongresi, 19 Ekim 2025 tarihli 39'uncu Olağan İstanbul İl Kongresi ve 28-30 Kasım 2025 tarihli 39'uncu Olağan Kurultay süreçleri kararda tek tek sıralandı. Kurul, bu kongrelerde seçilenlerin görevlerine devam ettiğine dair bir tespit yapma yetkisinin kendisinde olmadığını, çünkü BAM kararının devam eden bir sürece değil, tamamlanmış işlemlere yönelik olduğunu bildirdi.
CHP İçindeki Temsil Krizi ve Hukuki Karmaşa
Kararın bir diğer dikkat çeken noktası ise CHP içindeki yetki tartışması oldu. CHP vekili avukat Kadri Gökhan Sultan, Mehmet Hadimi Yakupoğlu'nun görevine eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından son verildiğini belirterek, Yakupoğlu'nun yaptığı başvuruların dikkate alınmamasını talep etti. Ancak YSK, Yakupoğlu'nun başvurusunun Avukat Sultan'ın itirazından önce yapılmış olması nedeniyle bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti. Bu durum, parti içindeki idari geçiş süreçlerinin hukuki başvurulara yansımasını da gözler önüne serdi.
YSK Başkanı Serdar Mutta ve kurul üyeleri, mahkeme kararlarının icrası konusunda da topu icra dairelerine attı. Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi'nden gelen yazının, icra yetkisinin YSK'da olmaması nedeniyle mahalline iade edildiği belirtildi. Gerekçede, 5 Eylül 2025 tarihli ve 2025/302 sayılı eski bir karara da atıf yapılarak, seçim öncesi işlemlere dair adli yargı kararlarının "yetki gasbı" olarak değerlendirilmediği, bu konudaki içtihadın istikrarlı olduğu vurgulandı.
YSK, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı ve sonrasındaki süreçlerle ilgili düğümü mahkemelerin çözeceğine işaret etti. Seçim kurullarının sadece "seçim günü" hakimi olduğunu hatırlatan bu karar, siyasi partilerin tüzük ve kongre iptali gibi davalarında adresin Yargıtay ve hukuk mahkemeleri olduğunu bir kez daha tescilledi.
İzmir Siyaseti İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, CHP'nin kalesi olarak bilinen İzmir'de siyasetin dengelerini yakından ilgilendiriyor. İzmir, CHP kurultaylarına en çok delege gönderen illerin başında geliyor ve 38. Olağan Kurultay'da belirlenen delegelik yapısı, şehrin yerel yönetim kadrolarını ve ilçe teşkilatlarını doğrudan şekillendirmişti. Kararda adı geçen 2025 yılındaki kongre süreçleri, İzmir'deki ilçe başkanlıkları ve mahalle delegasyonları üzerinde de hukuki bir belirsizlik bulutu oluşturma potansiyeli taşıyor.
Özellikle Konak, Karşıyaka ve Bornova gibi büyük ilçelerdeki delegelerin hukuki statüsü, parti içindeki gelecekteki olası bir olağanüstü kurultayda belirleyici olacak. YSK'nın "yetki bende değil, adli yargıda" demesi, İzmir'deki parti içi muhalefetin veya mevcut yönetimin hukuk mücadelesini Yargıtay koridorlarına taşıyacağı anlamına geliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerindeki siyasi temsilin meşruiyeti tartışmalarının uzağında kalmak isteyen İzmir teşkilatı, bu kararla birlikte gözünü Yargıtay'dan gelecek nihai hükme çevirmiş durumda. Bu gelişme, özellikle İzmir'deki binlerce parti üyesini ve delegesini doğrudan etkileyen hukuki bir belirsizlik sürecini tetikleyebilir.
Sık Sorulan Sorular
YSK, CHP'nin itirazını neden reddetti?
Yüksek Seçim Kurulu, CHP'nin itirazını temel olarak yetkisizlik nedeniyle reddetti. Kararda, bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların denetim merciinin YSK değil, Yargıtay olduğu vurgulandı. Kurul, seçim kurullarının yetkisinin sadece seçim günü ve seçim işlemleriyle sınırlı olduğunu, kongre iptali veya mutlak butlan gibi maddi hukuk konularının adli yargının görev alanına girdiğini belirtti.
Karar CHP'nin İzmir delegelerini nasıl etkileyecek?
İzmir, CHP'nin en yüksek delege sayısına sahip illerinden biri olduğu için bu hukuki süreç şehirdeki parti yapısını doğrudan etkiliyor. YSK'nın kararı, 38. Olağan Kurultay ve sonrasındaki delegeliklerin meşruiyeti konusundaki son sözü Yargıtay'a bıraktı. Eğer Yargıtay mahkeme kararını onarsa, İzmir'den seçilen delegelerin statüsü ve bu delegelerin katıldığı diğer kongrelerin geçerliliği tartışmaya açılabilecek.
Mehmet Hadimi Yakupoğlu ve Kadri Gökhan Sultan arasındaki yetki tartışması nedir?
Tartışma, CHP'nin YSK nezdindeki temsil yetkisiyle ilgilidir. Avukat Kadri Gökhan Sultan, Yakupoğlu'nun görevine Kemal Kılıçdaroğlu tarafından son verildiğini iddia ederek başvuruların geçersiz sayılmasını istemiştir. Ancak YSK, Yakupoğlu'nun başvurusunun bu itirazdan daha önce yapılmış olması sebebiyle başvuruyu işleme almış ve temsil krizine dair ek bir karar verilmesine gerek görmemiştir.
Etiketler


