İzmir İtfaiyesi'nde Afet Seferberliği: 110 Personel Eğitimde
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, 110 personelle AFAD ağır seviye akreditasyon eğitimlerine başlayarak afetlere müdahalede uluslararası standartlara geçiş yaptı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı 110 personel, olası bir afet anında iletişim sistemleri çökse dahi hayat kurtarmak için ellerinde pusula ve GPS cihazlarıyla sahaya indi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından yürütülen "Ağır Seviye Kentsel Arama Kurtarma Akreditasyonu" süreci kapsamında başlatılan eğitimler, İzmir'in afetlere müdahale kapasitesini uluslararası standartlara taşımayı hedefliyor. Torbalı’dan Dikili’ye, Konak’tan Kiraz’a kadar tüm şehri etkileyebilecek olası bir deprem senaryosuna karşı hazırlanan ekipler, teknolojik ve geleneksel yöntemleri birleştiren bir disiplinle yetiştiriliyor.
İzmir İtfaiyesi'nde AFAD Akreditasyonu ve 110 Personelin Kritik Görevi
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin güvenlik ağını güçlendirmek adına 110 itfaiye personelini özel bir eğitim programına dahil etti. Bu program, sadece yerel bir hazırlık değil, aynı zamanda AFAD Ağır Seviye Kentsel Arama Kurtarma Akreditasyonu belgesini alarak İzmir İtfaiyesi'nin Türkiye ve dünya genelindeki afetlerde profesyonel bir aktör olmasını sağlama amacı taşıyor. Eğitim sürecinde personel; harita okuma, GPS cihazı kullanımı ve pusula yardımıyla yön bulma gibi teknik konularda hem teorik hem de uygulamalı dersler alıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı İtfaiye Eğitim Şube Müdürü Ömer Selçuk, yürütülen çalışmanın kurum için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Selçuk, sürecin sadece bir belge almaktan ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi: "Bu süreç, afetlere müdahalede standartlaşmayı sağlayacak, disiplinli çalışmayı güçlendirecek ve daha fazla can kurtarmayı hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm adımıdır. Harita, GPS ve pusula eğitimlerinin yanı sıra arama kurtarmanın farklı aşamalarını kapsayan eğitimler alıyoruz. Bu sayede afet bölgelerinde daha planlı, bilinçli ve koordineli hareket edeceğiz."
İletişim Kesildiğinde Hayat Kurtaran Koordinatlar Devreye Girecek
Afetlerin en kritik anlarında, özellikle büyük depremler sonrasında baz istasyonlarının devreden çıkması ve telefon trafiğinin kilitlenmesi, ekiplerin en büyük engeli olarak biliniyor. İzmir’deki eğitimler tam da bu senaryo üzerine kurgulandı. Eğitimleri veren İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Arama Kurtarma Teknisyeni Ali Savaşer, iletişim altyapısının çökmesi durumunda koordinat bilgisinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Ali Savaşer, eğitimlerin sahadaki pratik faydalarını şu sözlerle aktardı: "Baz istasyonlarının çalışmadığı, telefonların çekmediği durumlarda ekiplerin koordinat bilgisiyle yön bulabilmesi gerekiyor. GPS, harita ve pusula sayesinde ekipler belirlenen noktaya doğrudan ulaşabiliyor. Böylece hem zaman kaybı hem de görev karmaşası önleniyor. Bir konum paylaşıldığında hangi ekibin nereye gideceği netleşiyor. Müdahale alanları dengeli şekilde dağıtılıyor, ekipler daha verimli çalışabiliyor. Bu da afetlerde hayat kurtaran dakikaların en doğru şekilde kullanılmasını sağlıyor."
Ağır Seviye Arama Kurtarma Ekibinin Temelleri Atılıyor
Saha uygulamalarında itfaiye personeli, ellerindeki cihazlarla belirlenen koordinasyon noktalarını bulmak için İzmir’in zorlu arazi koşullarında ter döktü. Bu eğitimler, uzun soluklu bir programın sadece ilk aşamasını oluşturuyor. Akreditasyon sürecinin ilerleyen etaplarında 110 personel; enkaz altı arama, tahkimat teknikleri ve canlı kurtarma operasyonları gibi ileri düzey başlıklarda eğitim almaya devam edecek.
Eğitim programının sonunda başarılı olan personel, İzmir'in olası bir afet durumunda sahaya süreceği en donanımlı ekip olan "ağır seviye arama kurtarma ekibinin" çekirdek kadrosunu oluşturacak. Bu kadro, sadece İzmir içinde değil, Türkiye'nin herhangi bir noktasında meydana gelebilecek afetlerde de görev alabilecek yetkinliğe sahip olacak. İzmir İtfaiyesi'nin bu hamlesi, kentin 4,5 milyonu aşan nüfusunun afet güvenliği için atılmış en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bu yatırımı, özellikle 30 Ekim İzmir Depremi sonrasında kentin kriz yönetimi stratejilerinde ne kadar hassas bir noktaya geldiğini bir kez daha kanıtlıyor. Bu profesyonel dönüşüm, İzmir'deki her bir mahallenin ve sokağın afet sonrası alacağı yardımın hızını doğrudan etkileyecek.
Etiketler






