Gündem

Tunç Soyer Hakkında Yeni Karar: İzmir'de Kooperatif Soruşturması...

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kentsel dönüşüm soruşturmasında "neyle suçlandığını" öğrenemediği için savunma yapmayı reddetti. İşte tüm detaylar.

Zeynep Karaoğlu
10 görüntülenme
Tunç Soyer Hakkında Yeni Karar: İzmir'de Kooperatif Soruşturması...

İzmir'de kentsel dönüşüm sürecinde uygulanan kooperatifçilik modeli üzerinden yürütülen soruşturmalar, gece yarısı operasyonları ve yeni tutuklama kararlarıyla kritik bir evreye girdi. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, savcılık ifadesinin ardından çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliğinde, kendisine yönelik somut bir suçlama yöneltilemediğini belirterek savunma yapmadı. İzmir kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu gelişme, kentsel dönüşüm bekleyen binlerce vatandaşın gözünü bir kez daha yargı sürecine çevirdi.

MASAK Raporu ve "Yedek Tutuklamanın Yedeği" Tartışması

Süreç, 1 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen şafak operasyonuyla başladı. İhaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık iddialarıyla 11’i tutuklu toplam 65 kişi hakkında dava açılmıştı. 5 Ocak 2026 tarihindeki duruşmada tüm sanıklar için tahliye kararı verilmişken, Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya hakkında 30 Aralık’ta kooperatiflerin iç işleyişine dair yeni bir soruşturma üzerinden tutuklama kararı çıkarıldı. Avukatlar bu durumu, hukuk tarihine geçecek bir "yedek tutuklamanın yedeği" hamlesi olarak tanımlıyor.

12 Nisan Pazar günü dosyaya giren kapsamlı MASAK raporu, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte veriler sundu. İZBETON ve ilgili tüm kooperatiflerin incelendiği raporda, Tunç Soyer’e ait tek bir şüpheli para hareketine veya usulsüz işleme rastlanmadı. Dört ayı aşkın sürede alınan üç ayrı bilirkişi raporunda da Soyer aleyhine herhangi bir delil sunulamazken, dosyanın savcısının iddianame aşamasında değiştirilmesi dikkat çekti. Soyer’in avukatları, müvekkillerinin hiçbir kooperatife üye olmadığını, yöneticilerle veya taşeronlarla herhangi bir tanışıklığının bulunmadığını vurguluyor.

Gece yarısı gerçekleştirilen sorgu sırasında Tunç Soyer, mahkeme heyetine doğrudan şu soruyu yöneltti: "Bir tane imzam olan belge, bir tane para hareketi söyleyin Hakim Bey, ne ile suçlandığımı anlayayım." Hakimlikten somut bir yanıt gelmemesi üzerine Soyer, "Neyle suçlandığımı bilmediğim için savunmam yoktur" diyerek tepkisini dile getirdi. Bu tavır, savunma hakkının kısıtlandığına dair hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi.

Örnekköy ve Gaziemir Dosyaları Ayrıldı

Soruşturma kapsamında dosyaların tefrik edilmesi (ayrılması) kararıyla birlikte her kooperatif için müstakil dosyalar açıldı. İkinci dosya Örnekköy 4. Etap’taki kooperatif çalışmalarına odaklanırken, üçüncü dosya Gaziemir 1. Etap üzerinden şekillendi. Tunç Soyer’in bu yeni dosyalara dahil edilmesi, avukatları tarafından hukuki dayanaktan yoksun bir girişim olarak nitelendiriliyor. Özellikle Danıştay'ın belediye başkanlarının soruşturulma usulüne dair kararları hatırlatılarak, Soyer’in hangi sıfatla ve hangi görev suçuyla dosyaya dahil edildiğinin belirsizliğini koruduğu ifade ediliyor.

Kooperatiflerin belediye iştiraki değil, vatandaşların bir araya gelerek kurduğu ve İZBETON ile sözleşme imzalayan bağımsız yapılar olduğu gerçeği, savunmanın ana eksenini oluşturuyor. Soyer’in, akrabalarının veya yakın çevresinin bu yapılarda hiçbir üyeliğinin bulunmaması, "zimmet" suçlamasının altının boş olduğu iddiasını güçlendiriyor. Heval Savaş Kaya ile birlikte yürütülen bu süreçte, yargının somut deliller yerine niyet okuma üzerinden ilerlediği savunuluyor.

İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu hukuki düğüm, sadece siyasi bir çekişme değil, İzmir’in en temel sorunlarından biri olan kentsel dönüşümün geleceğini de doğrudan etkiliyor. Karşıyaka Örnekköy ve Gaziemir Aktepe-Emrez bölgelerinde evlerinin tamamlanmasını bekleyen binlerce İzmirli için bu belirsizlik, inşaat süreçlerinin durması veya yavaşlaması riskini taşıyor. İZBETON üzerinden yürütülen modelin yargı kıskacına alınması, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önümüzdeki dönemde uygulayacağı dönüşüm stratejilerini de yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.

Özellikle dar gelirli vatandaşların konut sahibi olması amacıyla başlatılan bu kooperatifçilik modelinin "yolsuzluk" ve "zimmet" iddialarıyla anılması, İzmir’in yerel ekonomi dinamiklerine zarar veriyor. Şehrin yapı stokunun yenilenmesi hayati önem taşırken, yargı sürecindeki bu karmaşa Bornova’dan Çiğli’ye kadar geniş bir alanda kentsel dönüşüm bekleyen hak sahiplerini tedirgin ediyor. Sürecin şeffaf bir şekilde sonuçlanması, İzmir’in deprem dirençli bir kent olma yolundaki adımları için kritik öneme sahip.

Sık Sorulan Sorular

Tunç Soyer hakkındaki MASAK raporunda ne yazıyor?

12 Nisan'da dosyaya sunulan MASAK raporunda, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in hesaplarında ve para trafiğinde herhangi bir şüpheli harekete rastlanmadığı açıkça belirtilmiştir. Raporda ayrıca İZBETON ve kooperatifler arasındaki mali ilişkiler de incelenmiş, ancak Soyer’i doğrudan suçlayacak bir bulguya yer verilmemiştir.

"Yedek tutuklamanın yedeği" ifadesi neyi anlatıyor?

Bu ifade, bir dosyadan tahliye kararı verilmesi kesinleştiği anda, sanığın cezaevinden çıkmasını engellemek amacıyla başka bir soruşturma dosyasından (genellikle benzer iddialarla) yeniden tutuklama kararı verilmesini eleştirmek için kullanılmaktadır. Soyer'in avukatları, müvekkillerinin tahliye edilmesi beklenirken yeni bir dosyadan tekrar tutuklanmasını bu şekilde tanımlamıştır.

Hangi kentsel dönüşüm bölgeleri bu soruşturmadan etkileniyor?

Soruşturma kapsamında dosyalar kooperatif bazlı ayrılmış durumdadır. Şu an için özellikle Örnekköy 4. Etap ve Gaziemir 1. Etap kentsel dönüşüm projeleri soruşturmanın merkezinde yer almaktadır. Bu bölgelerdeki kooperatiflerin İZBETON ile yaptığı sözleşmeler ve finansal süreçler yargı tarafından mercek altına alınmıştır.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#TuncSoyer#KentselDonusum#Izbeton#Gundem#Siyaset