Ödemişli fidancı kadın işçilerini gezdiriyor: Sıradaki hedef yurt dışı
Ödemiş'te fidan üreticisi Nevin Dereli, kadın işçilerini Anıtkabir ve Eskişehir'e götürdü, şimdi onları uçakla yurt dışına çıkarmayı planlıyor.

Ödemiş'teki fidanlığında çalışan kadınları 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Anıtkabir'e götüren Nevin Dereli, şimdi onları ilk kez uçağa bindirip yurt dışına çıkarmayı hedefliyor.
54 yaşındaki veteriner hekim, henüz 7 yaşındayken babasının yanında başladığı meyve fidancılığına uzun yıllar kamuda görev yaptıktan sonra döndü. 12 yıl önce emekli olan Dereli, eşi Sedat Dereli (56) ile birlikte kurduğu işletmeyi büyüttü. İlk dönemde 300 bin olan üretim, bugün 1 milyonun üzerinde meyve fidanı ve 500 bin zeytin fidanına ulaştı.
Üretim sezonunda ortalama 45 kişinin çalıştığı işletmede çalışanların yüzde 90'ını çevre mahallelerde yaşayan kadınlar oluşturuyor. Dereli, özellikle ekonomik imkânları kısıtlı ve çocuklarının okumasına katkı sağlamak isteyen ev hanımlarına iş kapısı açtığını söyledi.
Denize ilk kez gidenler oldu, şimdi hedef yurt dışı
Dereli, işçileriyle kurduğu ilişkinin iş ortamının ötesine geçtiğini anlattı:
"12 yıl önce işe başlarken hedefimde köyümün kadınları vardı. Kamuda çalışırken ne köyümün kadınlarına ne de çocuklarıma dokunabiliyordum. O arkadaşlara kapı olduk, burada aile gibiyiz. Hiç denize ayağını sokmamış çalışanlarım vardı. Beraber denize gittik. Kahvaltıya gidiyoruz. En büyük hedeflerimden birisi onları Anıtkabir'e götürmekti. 29 Ekim dolayısıyla Anıtkabir'e gittik. Eskişehir'e gittik, şatoyu gezdik. Herkese sıradan gelen şeyler onlara gelmeyebiliyor. Şimdi de uçakla yurt dışı seyahati yaptırmak istiyorum."
Hedefinin "doğduğumuz yerde doymak ve kadınları güçlü hale getirmek" olduğunu belirten Dereli, "Kadın kendi parasını kazanırsa, güçlü ve mutlu olursa güçlü ve mutlu çocuklar yetiştirir. O çocuklar da kendi topraklarını sever ve başka ülkelerin yaşamlarına özenmezler" dedi.
Necla Önder: Ailemizden fazla burada vakit geçiriyoruz
İşletmede 6 yıldır çalışan 54 yaşındaki Necla Önder, fidanlıktaki ortamın kendileri için önemini şu sözlerle anlattı:
"Nevin abla bizi Anıtkabir'e, Eskişehir'e götürdü. Gezmelere götürüyor. Ailemizden fazla burada vakit geçiriyoruz. Çocuklarımı burada kazandıklarımla okuttum, geçimimi buradan sağlıyorum. Anıtkabir'e gidince çok duygulandım. Televizyonlarda görüyorduk. İnsan gidince daha iyi anlıyor. Gezmeyi çok seviyorum. İmkânım olsa dünyanın her tarafına giderdim."
Fidancılıktan önce ev hanımı olan Serpil Bağlı ise Ankara'ya ilk kez gittiğini söyledi: "Burası sadece iş yeri değil, aile ortamı gibi. Çalışmanın haricinde faaliyetlerimiz oluyor. Ankara'ya gittik, Anıtkabir'i gördük. Daha önce hiç gitmemiştim. Ankara'ya gidip bir karesine ayak basmak, dinlediğimiz, gördüğümüzden hariç gidip görmek çok farklı bir şeymiş. Çanakkale'ye gitmeyi de istiyorum."
Etiketler






