Mahmut Atilla Kaya'dan İzmir Kordon'daki Su Baskınına Sert Tepki
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Kordon'da yaşanan su baskınlarını eleştirerek belediyenin suyu vidanjörle sokak sokak gezdirdiğini iddia etti.

İzmir'in sembol noktalarından biri olan Kordon boyunda sağanak yağışın ardından yükselen sular, bölgedeki ev ve iş yerlerine ulaşımı imkansız hale getirdi. Alsancak Kordon'da yaşayan vatandaşların evlerinden çıkmak için diz boyu suyun içinden geçmek zorunda kaldığı görüntüler, İzmir'in altyapı sorununu yeniden tartışmaya açtı. AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin su tahliye yöntemine yönelik çok sert eleştirilerde bulundu.
Mahmut Atilla Kaya: "Suyu Bertaraf Değil Adres Değişikliği Yapıyorlar"
Kordon sakinlerinden gelen şikayetleri ve bölgedeki son durumu değerlendiren Mahmut Atilla Kaya, belediye ekiplerinin vidanjörlerle yürüttüğü çalışmanın bir çözüm olmadığını savundu. Kaya, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait araçların Kordon'daki suyu çektiğini ancak bu suyu bertaraf etmek yerine hemen arka sokaklara boşalttığını iddia etti. Bu yöntemi "suyu mahalle mahalle gezdirmek" olarak tanımlayan Kaya, yaşananların bir yönetim zafiyeti olduğunu vurguladı.
Kaya, sosyal medya paylaşımında şu detaylara yer verdi: "İzmir'de öyle görüntüler var ki, insan izlerken 'Burası gerçekten büyükşehir mi?' diye sormadan geçemiyor. Bak Kordon'da oturan vatandaşlar bana yazmış: 'Evimizden çıkabilmek için dizlerimize kadar suyun içine girmek zorunda kalıyoruz' diyorlar. İnsanlar evlerinden çıkarken ayakkabı değil, neredeyse çizme giymek zorunda. Peki belediye ne yapıyor biliyor musun? Vidanjör getiriyor. Kordon'daki suyu çekiyor. Tamam sorun çözüldü diye düşünüyorsun ama asıl ilginç kısım şimdi başlıyor. Vidanjör o suyu alıyor, bir arka sokağa giriyor, çektiği suyu oraya boşaltıyor. Sonra geri geliyor, tekrar çekiyor. Tekrar başka bir sokağa boşaltıyor."
İzmir'in Vitrini Kordon'da Altyapı Krizi
İzmir'in en değerli bölgelerinden biri olan ve şehrin vitrini olarak kabul edilen Kordon'da her yağmur sonrası benzer manzaraların yaşanması, bölge ekonomisini ve sosyal yaşamı doğrudan etkiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin altyapı yatırımlarının yetersizliğini eleştiren Kaya, belediyeciliğin suyu bir sokaktan diğerine taşımak olmadığını, asıl çözümün taşkını önleyecek kalıcı sistemler kurmak olduğunu belirtti. Kordon'daki esnafın ve bölge halkının her yağışta "kabus" yaşadığını ifade eden Kaya, sorunun kaynağının iklim olayları değil, idari tercihler olduğunu öne sürdü.
Milletvekili Kaya, eleştirilerini şu sözlerle tamamladı: "Bu suyu bertaraf mı ediyoruz? Yoksa adres değişikliği mi yapıyoruz? Sorun sadece su baskını değil, sorun aynı suyun bir yerden alınıp başka bir sokağa bırakılmasının çözüm gibi sunulması. Oysa belediyecilik suyu bir sokaktan diğerine taşımak değil, taşkını önleyecek altyapıyı kurmaktır. Kordon İzmir'in vitrini ama her yağmurda aynı görüntüler yaşanıyorsa ortada yağmur sorunu değil, yönetim sorunu vardır. İzmirli artık vidanjörün hangi sokağa su boşalttığını değil, evinden kuru ayakla çıkabildiği bir şehri görmek istiyor."
Bu sert açıklamalar, özellikle Konak ve Alsancak bölgesinde yaşayan binlerce İzmirliyi ve bölgedeki ticari faaliyetleri yakından ilgilendiriyor. Kordon'daki su tahliye çalışmalarının verimliliği ve İzmir'in kronikleşen altyapı sorunları, önümüzdeki günlerde de kentin en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.
Sık Sorulan Sorular
Mahmut Atilla Kaya'nın İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik temel eleştirisi nedir?
AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, belediyenin Kordon'daki su baskınlarına karşı uyguladığı vidanjörle tahliye yönteminin yetersiz olduğunu savunmaktadır. Kaya, ekiplerin bir sokaktan çektiği suyu bertaraf etmek yerine başka bir sokağa boşalttığını iddia ederek, bu durumu "suyun adres değişikliği" ve bir yönetim sorunu olarak nitelendirmektedir.
Kordon'daki su baskınları bölge halkını nasıl etkiliyor?
Yaşanan sağanak yağışlar sonrası Kordon'da su seviyesinin diz boyuna ulaştığı belirtilmektedir. Vatandaşların evlerinden çıkmak için çizme giymek zorunda kaldığı, ulaşımın aksadığı ve İzmir'in vitrini sayılan bu bölgede hem sosyal yaşamın hem de ticari faaliyetlerin ciddi şekilde sekteye uğradığı ifade edilmektedir.
Etiketler


