Gündem

İZSU İşçileri Kültürpark'ta Barikatları Zorladı

İZSU'nun tesislerini özelleştirme kararına karşı yürüyen yüzlerce işçi, Kültürpark'ta barikatlarla karşılaştı. Belediye-İş kölelik düzenine hayır dedi.

Zeynep Karaoğlu
9 görüntülenme
İZSU İşçileri Kültürpark'ta Barikatları Zorladı

Kültürpark'ın 9 Eylül Kapısı'ndan İZSU Genel Kurulu'nun yapılacağı salona doğru yürüyen yüzlerce işçinin sloganları Basmane sokaklarında yankılandı. Belediye-İş Sendikası İzmir 2 No'lu Şube bünyesinde örgütlü olan İZSU çalışanları, kurumun atıksu arıtma tesisleri, terfi istasyonları ve yağmur suyu sistemlerinin işletilmesini kapsayan özelleştirme girişimine karşı dev bir protesto gerçekleştirdi. Ellerinde pankartlarla İzBB 4 No'lu Hol önüne gelen emekçiler, burada emniyet güçlerinin kurduğu barikatlarla karşılaştı.

Eylem boyunca "Faşizme karşı omuz omuza", "İş ekmek yoksa barış da yok", "Direne direne kazanacağız" ve "Hak, hukuk, adalet" sloganları atan işçiler, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin (İzBB) taşeronlaşma hamlesine sert tepki gösterdi. Belediye-İş İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Savaş Atalay, barikatların önünde yaptığı açıklamada, 2011 ve 2018 yıllarında kazanılan hakların bugün geri alınmaya çalışıldığını vurgulayarak, "Biz bu kölelik düzenini kabul etmiyoruz" dedi.

İZSU'da 400 Emekçi Müteahhit İnsafına mı Terk Ediliyor?

Sendika verilerine göre, İZSU Genel Müdürlüğü bünyesindeki 24 arıtma tesisi ile ilgili yeni bir hizmet alımı süreci başlatıldı. Bu planın hayata geçmesi durumunda, hali hazırda bu tesislerde ve terfi istasyonlarında görev yapan 400'ün üzerinde işçinin çalışma hayatı müteahhitlerin inisiyatifine bırakılacak. Savaş Atalay, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'ndeki 4. Faz örneğini hatırlatarak, tesisin işletmesinin devredilmesiyle birlikte kurum bünyesindeki personelin yerine taşeron firmanın 112 yeni eleman çalıştırdığını belirtti.

Açıklamada paylaşılan rakamlar, İZSU içindeki istihdam çelişkisini de gözler önüne serdi. 2024 yılının Mayıs ayında "istihdam fazlası" gerekçesiyle önce 300, ardından 100 olmak üzere toplamda 368 işçinin kapı önüne konulduğunu hatırlatan Atalay, son iki yılda ise 400'den fazla deneyimli personelin emekli olduğunu ifade etti. "İşçi fazlalığı varsa neden yeni taşeron ihaleleri açılıyor?" sorusunu soran sendika yönetimi, bu sürecin planlı bir tasfiye girişimi olduğunu savundu.

Taşeron sisteminin kamu kaynaklarını bir avuç sermayeye aktarmak anlamına geldiğini belirten emekçiler, düşük ücret ve güvencesiz çalışma koşullarının İzmir'in altyapı güvenliğini de tehlikeye atacağını ifade etti. Atalay, "Çalışmayan işçinin arkasında ben durmam ama İZSU'da çalışmayan işçi yoktur, çalıştırmayan yönetici vardır" sözleriyle idari kademeleri eleştirdi.

Şantiyelerde Çürüyen Makineler ve Kiralama Çelişkisi

Protestonun en dikkat çekici noktalarından biri de İZSU'nun öz kaynaklarının kullanımıyla ilgili iddialar oldu. Belediye-İş Sendikası, kurumun kendi envanterinde bulunan vidanjörler, kanal araçları ve ağır iş makinelerinin şantiyelerde çürümeye bırakıldığını öne sürdü. Bu makineler yatarken, müteahhit firmalardan yüksek bedellerle araç kiralanması "planlı bir kamu zararı" olarak nitelendirildi.

Özellikle su branşman işlerinin dahi ihale edilmesine tepki gösteren işçiler, müteahhit firmanın yaptığı işin arkasından yine belediye işçilerinin gitmek zorunda kaldığını belirtti. Bu durumun hem iş gücü kaybına hem de İzmir halkının su faturalarına yansıyan maliyetlerin artmasına neden olduğu vurgulandı. "Demokrasinin kalesi" olarak anılan İzmir'de, 696 sayılı KHK ile bitirilen taşeron düzenine geri dönülmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Savaş Atalay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'ne de seslenerek, "Genel Başkanınızın en önemli vaadi taşeronluğu kaldırmaktı. Otoyolların devredilmesine karşı gösterilen dik duruşu, bugün İZSU tesisleri için de bekliyoruz. Sosyal demokrat belediyecilikte söylemle eylem arasındaki fark kapanmalıdır" dedi. Toplu İş Sözleşmesi (TİS) sürecinin devam ettiği bu günlerde, taşeronlaşmanın çalışma barışını tamamen bozacağı uyarısı yapıldı.

İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?

İZSU'daki bu gerilim, sadece belediye çalışanlarını değil, İzmir'in 30 ilçesindeki su ve atıksu hizmetlerinin kalitesini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle Çiğli, Bornova ve Konak gibi yoğun nüfuslu bölgelerdeki arıtma ve tahliye sistemlerinin özelleştirilmesi, olası arızalara müdahale hızını ve hizmet maliyetlerini etkileyebilir. İZSU'nun stratejik tesislerinin özel sektöre devredilmesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin en büyük bütçeli kurumlarından birinin yönetim modelinde köklü bir değişim anlamına geliyor.

Bu gelişme, özellikle Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi ve kentin dört bir yanındaki stratejik terfi istasyonlarında görev yapan 400'den fazla emekçiyi ve ailelerini doğrudan etkiliyor.

Sık Sorulan Sorular

İZSU işçileri neden protesto gösterisi düzenledi?

İşçiler, İZSU Genel Müdürlüğü'nün atıksu arıtma tesisleri, terfi istasyonları ve kanal arıza işlerini parça parça ihalelerle taşeron firmalara devretme kararına karşı çıkıyor. Belediye-İş Sendikası, bu durumun 400'den fazla işçinin iş güvencesini ortadan kaldıracağını ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına yol açacağını savunarak "kölelik düzeni" olarak niteledikleri taşeronlaşmaya son verilmesini talep ediyor.

Sendikanın İZSU yönetimine yönelttiği temel eleştiriler nelerdir?

Sendika, İZSU'nun bir yandan "istihdam fazlası" diyerek yüzlerce işçiyi işten çıkarırken, kritik işleri taşeron firmalara devretmesini büyük bir çelişki olarak görüyor. Ayrıca kurumun kendi vidanjör ve kanal araçları şantiyelerde bekletilirken, dışarıdan pahalı araç kiralamaları yapılması ve emekli olan 400 personelin yerine yeni alım yapılmaması en çok eleştirilen konular arasında yer alıyor.

Özelleştirme kararı İzmir halkını nasıl etkileyebilir?

Tesislerin özelleştirilmesi, su ve kanalizasyon gibi hayati hizmetlerin denetiminin zorlaşmasına ve hizmet kalitesinin düşmesine neden olabilir. Sendika, taşeron sisteminin maliyetleri artıracağını ve bu durumun dolaylı olarak İzmirlilerin su faturalarına yansıyabileceğini iddia ediyor. Ayrıca deneyimli belediye personeli yerine taşeron işçilerin istihdam edilmesinin teknik müdahalelerde aksamalara yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#IZSU#BelediyeIs#Taseron#Gundem#Ekonomi