Gündem

İzmir’de Avrupa Kentleriyle İklim Zirvesi: Çözüm İçin Ortak Akıl

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen CLI-MET zirvesinde Avrupa metropolleri iklim krizi ve yerel çözüm stratejilerini masaya yatırdı.

Elif Sönmez
5 görüntülenme
İzmir’de Avrupa Kentleriyle İklim Zirvesi: Çözüm İçin Ortak Akıl
Temsili görsel — yapay zeka ile oluşturulmuştur

Tarihi Havagazı Fabrikası’nın restorasyonla kente kazandırılan atmosferinde, Avrupa’nın farklı metropollerinden gelen yerel yönetim temsilcileri ve akademisyenler İzmir’in ve kıtanın iklim geleceğini tartışmak üzere bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa metropol yönetimleri ve üniversitelerle ortaklaşa yürütülen “İklim Gündeminin Büyükşehirlerde Uygulanması (CLI-MET)” projesinin ilk paydaş toplantısına ev sahipliği yaparak, küresel krizin yerel çözümlerini İzmir odağında mercek altına aldı.

Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, CLI-MET Proje Koordinatörü Ignazio Vinci ve Avrupa’nın dört bir yanından gelen strateji uzmanları katıldı. Üç gün sürecek olan çalıştay dizisinde, kentlerin iklim politikalarındaki uygulama deneyimleri paylaşılırken, yerel yönetimlerin kurumsal kapasitesini artıracak eğitim ve finansman modelleri detaylandırıldı. Bu buluşma, İzmir’in 2030 karbon nötr hedefleri doğrultusunda uluslararası iş birliklerini güçlendirme stratejisinin kritik bir parçasını oluşturuyor.

İzmir’de İklim Adaleti ve Kırılgan Gruplar Vurgusu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada iklim değişikliğinin artık teorik bir risk olmaktan çıkıp İzmir sokaklarında hissedilen somut bir gerçeğe dönüştüğünü belirtti. Okyay; aşırı sıcaklık dalgaları, kuraklık, su stresi ve özellikle İzmir’in orman köylerini tehdit eden yangınların kent yaşamını doğrudan etkilediğini vurguladı. İklim krizinin toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğine dikkat çeken Okyay, "İklim eyleminden söz ettiğimizde iklim adaletinden de söz etmeliyiz" diyerek konunun insani boyutuna işaret etti.

İzmir’deki yaşlı nüfusun, çocukların, düşük gelirli toplulukların ve göçmenlerin iklim krizinden orantısız bir şekilde etkilendiğini ifade eden Prof. Dr. Okyay, bu grupların üzerindeki yükün hafifletilmesi gerektiğini söyledi. Güçlü iklim hedeflerine sahip olmanın yeterli olmadığını, asıl zorluğun bu hedefleri halk sağlığı, gıda sistemleri ve kentsel planlama gibi alanlarda uygulamaya dökmek olduğunu belirtti. Okyay’a göre şehirler, sadece politikaların uygulandığı yerler değil, aynı zamanda çözüm üreten birer "uygulama laboratuvarı" işlevi görüyor.

Milano, Lviv ve Coimbra Deneyimleri İzmir’e Işık Tutuyor

Zirve kapsamında düzenlenen ve Avrupa Metropoliten Bölgeler ve Alanlar (METREX) temsilcisi Viviana Rubbo’nun yönettiği panelde, farklı Avrupa kentlerinin dirençlilik hikayeleri paylaşıldı. 1996 yılından bu yana 50’den fazla üyeyi bir araya getiren METREX çatısı altında sunulan örnekler, İzmir’in benzer sorunlarına çözüm yolları sundu. İtalya’nın Milano kentinden katılan Francesca Framba, veriye dayalı karar alma mekanizmalarının önemini anlatırken; su, enerji ve atık yönetiminde bilimsel verilerin nasıl politikaya dönüştürüldüğünü aktardı.

Savaşın gölgesindeki Ukrayna’nın Lviv kentinden gelen Roman Kizyma’nın sunumu ise dikkat çekiciydi. Kizyma, savaş koşullarında bile su yönetimi ve altyapının güçlendirilmesi gibi iklim odaklı çalışmaların hayati önem taşıdığını vurguladı. Portekiz’in Coimbra Metropoliten Bölgesi Birinci Genel Sekreteri Jorge Brito ise çevrim içi katıldığı oturumda, orman yangınlarına karşı dirençlilik ve istilacı türlerle mücadele projelerini anlattı. İzmir gibi yangın riski yüksek olan bölgeler için bu doğa temelli çözümlerin yerelde test edilip yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.

Metropoliten Yönetişim ve İklim Finansmanı Masada

Almanya TU Dortmund Üniversitesi’nden Prof. Dr. Karsten Zimmermann, metropoliten yönetişimin sınırlarını ve gerekliliğini tartışmaya açtı. Arazi kullanımı, toplu taşıma ve kamusal hizmetlerin koordinasyonunda yaşanan aksaklıkların ancak idari sınırları aşan bir yönetişim mekanizmasıyla çözülebileceğini belirten Zimmermann, işlevsel kentsel alanlar kavramına vurgu yaptı. Bu durum, İzmir’in merkez ilçeleriyle çevre ilçeleri arasındaki ulaşım ve altyapı entegrasyonu açısından büyük önem taşıyor.

CLI-MET Proje Koordinatörü Ignazio Vinci ise iklim sorununun çözümünün şehirlerde olduğunu ifade ederek, yerel yönetimlerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini söyledi. İklim politikalarının sadece çevresel değil, sosyal ve ekonomik boyutlarının da bulunduğunu hatırlatan Vinci, sivil toplumla kurulacak diyalog ortamlarının projelerin başarısında anahtar rol oynadığını belirtti. Üç gün sürecek olan bu yoğun program, tematik çalışma gruplarının toplantıları ve Çarşamba günü İzmir genelinde yapılacak saha ziyaretleriyle son bulacak.

Bu uluslararası zirve, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İZSU ve GDZ Elektrik gibi kurumlarla yürüttüğü altyapı çalışmalarının, Avrupa standartlarında bir iklim vizyonuyla birleşmesi anlamına geliyor. Özellikle İzmir’in kıyı şeridinde yaşayan ve tarımsal üretimle geçinen 4,5 milyon İzmirli için bu projelerin hayata geçmesi, kentin gelecekteki yaşam kalitesini doğrudan belirleyecek.

Sık Sorulan Sorular

CLI-MET projesi İzmir için ne anlama geliyor?

CLI-MET projesi, İzmir'in iklim değişikliğiyle mücadelede Avrupa'daki büyükşehirlerle iş birliği yaparak yerel çözüm stratejileri geliştirmesini sağlar. Bu proje sayesinde İzmir, iklim finansmanına erişim, teknik bilgi paylaşımı ve kurumsal kapasite geliştirme konularında uluslararası destek alarak 2030 karbon nötr hedeflerine daha emin adımlarla ilerlemeyi amaçlamaktadır.

İklim adaleti kavramı neden bu zirvenin merkezinde yer aldı?

İklim adaleti, iklim krizinin etkilerinin toplumun her kesiminde aynı hissedilmemesi nedeniyle gündeme getirilmiştir. İzmir'deki yaşlılar, çocuklar ve düşük gelirli vatandaşlar gibi kırılgan grupların, aşırı sıcaklar veya su sıkıntısı gibi sorunlardan daha fazla etkilenmesi, yerel yönetimlerin bu gruplara yönelik özel sosyal ve çevresel politikalar üretmesini zorunlu kılmaktadır.

Zirvede hangi Avrupa kentlerinin stratejileri örnek gösterildi?

Zirvede Milano'nun veriye dayalı yönetim modelleri, Coimbra'nın orman yangınlarıyla mücadele yöntemleri ve Lviv'in kriz anlarındaki su yönetimi stratejileri detaylıca ele alındı. Bu deneyimler, İzmir'in özellikle orman yangınlarına karşı dirençliliğini artırmak ve su kaynaklarını daha verimli kullanmak için geliştireceği projelerde referans olarak kullanılacaktır.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#IklimKrizi#CLIMET#Cevre#Belediye#AvrupaBirligi