İzmir Körfezi Takip Sisteminde 'Liman Kapatma'...
İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım ile DTO Üyesi Osman Hakan Erşen arasında İzmir Körfezi'ndeki kirlilik denetimleri ve yeni takip sistemi üzerinden sert bir tartışma çıktı.

İzmir Deniz Ticaret Odası’nın (DTO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, kentin en hassas noktası olan İzmir Körfezi'ndeki kirlilik denetimleri üzerinden tarihi bir "selef-halef" restleşmesine sahne oldu. İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım'ın körfezi kirleten gemilere yönelik teknolojik takip sistemlerini anlattığı sunum, İZDENİZ eski Yönetim Kurulu Başkanı ve DTO Üyesi Osman Hakan Erşen'in sert tepkisiyle kesildi. Salonun atmosferini bir anda değiştiren tartışmada, belediyenin denetim yetkisi ve denizcilerin "vatan haini" ilan edildiği iddiaları masaya yatırıldı.
İzmir Körfezi'ne 28 Direkli 'MOBESE' Sistemi Geliyor
Toplantıda İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin körfez temizliği konusundaki kararlılığını vurgulayan İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, kirliliğe anında müdahale için Antalya modelini örnek aldıklarını açıkladı. Marım, körfezi kirleten gemilerin halihazırda dronlarla tespit edildiğini ancak daha kapsamlı bir gözetleme ağına ihtiyaç duyduklarını belirtti. Bakanlığa yapılan başvuruyla birlikte, körfez çevresine 28 adet yüksek direk dikilmesi ve bu direklere 14 kilometre menzilli gelişmiş kameralar yerleştirilmesi planlanıyor.
Bu projenin İzmir Körfezi'nin "MOBESE" sistemini oluşturacağını ifade eden Marım, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın bu konuda tavizsiz bir duruş sergilediğini söyledi. Marım, "Başkanımız Tugay bu konuda oldukça istekli ve dirayetli. Bize 'yetki olsa da olmasa da bu sistemi kuracağız' şeklinde talimat verdi. Şu an ihale aşamasındayız ve çalışmalar tamamlanmak üzere. Liman Başkanlığı ekipleriyle zaman zaman teknik tartışmalar yaşıyoruz çünkü deşarj anını kanıtlayamadığınız sürece yasal işlem yapmak mümkün olmuyor. Bu sistemle her anı kayıt altına alacağız" dedi.
Körfezdeki kirlilikle mücadelede kanıt toplamanın en büyük zorluk olduğunu hatırlatan Marım, yeni kurulacak kamera ağının sadece kirliliği değil, deniz trafiğini de anlık olarak izleyeceğini belirtti. Marım'ın açıklamalarına göre, özellikle gece saatlerinde yapılan kaçak deşarjların önüne geçilmesi hedefleniyor. Ancak bu teknolojik yatırımın maliyeti ve operasyonel sınırları, meclis üyeleri arasında farklı yorumlara neden oldu.
"Kimin Limanını Kapatıyorsunuz?" Çıkışı Tansiyonu Yükseltti
İZDENİZ Genel Müdürü'nün açıklamalarına en sert yanıt, denizcilik sektöründe 42 yıllık tecrübesi bulunan Osman Hakan Erşen'den geldi. Marım'ın "tespit edemiyoruz" ve "yakalayamıyoruz" ifadelerine tepki gösteren Erşen, limandaki mevcut denetim botlarının etkinliğini sorguladı. Erşen, "Bütün botlar limanda fıldır fıldır geziyor, neyi yakalayamıyorlar? Kim deşarj etmiş de göremiyorlar? Burada eğitimli insanların aklıyla dalga geçmenin alemi yok" diyerek tepkisini dile getirdi.
Denizcilerin hedef gösterilmesine ve bazı haberlerde "vatan haini" yakıştırması yapılmasına ateş püsküren Erşen, bir gemi kaptanı olarak sistemin işleyişini eleştirdi. Erşen, "Ben gemi kaptanı olarak denize su bassam, o su geminin dibine gelecek. Aliağa’da nasıl yakalanıyor da burada yakalanamıyor? Algı yaratmaya gerek yok. Kim vatan haini? Hangi denizci vatan haini? 42 senedir bu denizden ekmek yiyorum, siz kimin limanını kapatıyorsunuz?" sözleriyle İZDENİZ yönetimine yüklendi. Erşen, belediyenin kendi işine odaklanması gerektiğini ve denizcilerin haksız yere suçlanmaması gerektiğini savundu.
Tartışmaya dahil olan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk ise daha itidalli bir yaklaşım çağrısında bulundu. "Liman kapatılsın" gibi yaklaşımların kentin ekonomisine zarar vereceğini vurgulayan Öztürk, artan nüfus ve trafik yükünün bilimsel yöntemlerle ele alınması gerektiğini söyledi. Öztürk, körfez kirliliği sorununun sadece gemiler üzerinden değil, tüm çevresel faktörlerle birlikte, bilimsel bir zeminde çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu tartışma, İzmir'in hem ekonomik hem de ekolojik geleceğini doğrudan etkileyen kritik bir kırılma noktasını temsil ediyor. İzmir Körfezi'nde kurulması planlanan 28 direkli kamera sistemi, Alsancak Limanı ve çevresindeki ticari hareketliliği daha sıkı bir denetim altına alacak. Bu durum, bir yandan körfezin temizliği için umut verici bir adım olarak görülse de İzmir'in lojistik gücü olan deniz ticaretinde bürokratik ve operasyonel baskıların artması anlamına gelebilir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve denizcilik sektörü arasındaki bu gerilim, özellikle Karşıyaka, Konak ve Göztepe hattında vapur yolculuğu yapan binlerce İzmirlinin her gün maruz kaldığı körfez kokusu ve kirliliği sorununun çözüm yöntemlerini tartışmaya açıyor. Belediye "yetki bende olmasa da denetlerim" derken, sektör temsilcileri "algı operasyonu yapılıyor" görüşünde birleşiyor. Bu gelişme, İzmir ekonomisinin lokomotifi olan liman faaliyetleri ile kentin çevre sağlığı arasındaki hassas dengenin önümüzdeki günlerde daha çok tartışılacağını gösteriyor. Özellikle Bornova ve Bayraklı gibi körfeze kıyısı olan ilçelerdeki yaşam kalitesi, bu denetimlerin başarısına bağlı olarak şekillenecek.
Sık Sorulan Sorular
İzmir Körfezi'ne kurulacak yeni takip sistemi nasıl çalışacak?
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından planlanan sistem, Antalya'daki modelin bir benzeri olacak. Körfez çevresine stratejik olarak yerleştirilecek 28 adet yüksek direk üzerine, 14 kilometre menzile sahip uzun mesafeli ve gece görüş özellikli kameralar takılacak. Bu kamera ağı, körfezin 24 saat boyunca kesintisiz izlenmesini sağlayarak kaçak deşarjları anlık olarak kayıt altına alacak.
Deniz Ticaret Odası üyeleri belediyenin denetim planına neden tepki gösteriyor?
DTO üyeleri, özellikle Osman Hakan Erşen'in ifadeleriyle, denizcilerin kirliliğin tek sorumlusu gibi gösterilmesine ve "vatan haini" gibi ağır ithamlarla hedef alınmasına karşı çıkıyor. Sektör temsilcileri, mevcut denetim botlarının yeterli olduğunu, kirliliğin asıl nedenlerinin bilimsel verilerle ortaya konulması gerektiğini ve liman kapatma gibi yaklaşımların İzmir ekonomisine zarar vereceğini savunuyor.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın bu konudaki tavrı nedir?
Başkan Cemil Tugay, körfez kirliliği konusunda "yetki tartışmalarına" takılmadan hareket edileceğini belirtiyor. İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım'ın aktardığına göre Tugay, yasal yetki sınırları ne olursa olsun körfezi korumak adına teknolojik yatırımların yapılacağını ve kirliliğe neden olan her türlü faaliyetin kanıtlanarak cezalandırılması için gerekli altyapının kurulacağını talimatlandırmış durumda.
Etiketler


