Gündem

Ege Üniversitesi Duyurdu: Yeni Bitki Türü Keşfedildi

Ege Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve doğasever Mehmet Çelik, Düldül Dağı'nda yeni bir bitki türü keşfetti: Saxifraga sumruae.

Emre Aktaş
8 görüntülenme
Ege Üniversitesi Duyurdu: Yeni Bitki Türü Keşfedildi

Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım'ın yürüttüğü çalışmalar, Türkiye'nin bitki envanterine İzmir merkezli dev bir katkı daha sundu. Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde yer alan ve Amanos Dağları'nın bir uzantısı olan Düldül Dağı'nın sarp kayalıklarında, bilim dünyası için tamamen yeni bir bitki türü gün yüzüne çıkarıldı. Mali Müşavir ve amatör botanikçi Mehmet Çelik tarafından 2019 yılında ilk kez gözlemlenen bu eşsiz tür, Ege Üniversitesi'ndeki detaylı incelemelerin ardından dünya literatüründeki yerini aldı.

Sarp Kayalıklardan Literatüre: Saxifraga sumruae

Keşif süreci, doğasever Mehmet Çelik'in Düldül Dağı'nın zirvesine yakın noktalarında yaptığı gözlemlerle başladı. Çelik, bin 800 ile 2 bin 200 metre aralığındaki kalker kayalıkların çatlaklarında daha önce görmediği bir bitki fark etti. Bu keşfi İzmir'e, Ege Üniversitesi'ne taşıyan Çelik, Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile birlikte uzun soluklu bir araştırma sürecine girdi. Yapılan teknik analizler ve karşılaştırmalı çalışmalar sonucunda, bitkinin "Saxifraga" (Taşkıran) cinsine ait, dünyada başka hiçbir yerde eşi benzeri olmayan bir tür olduğu kesinleşti.

Mehmet Çelik, büyük bir özveriyle literatüre kazandırdığı bu yeni türe, eşi Sumru Çelik'e ithafen "Saxifraga sumruae" adını verdi. Bitkinin Türkçe bilimsel ismi ise yetiştiği coğrafyayı onurlandıracak şekilde "Düldül Taşkıranı" olarak belirlendi. Yaklaşık 5-6 santimetre boyunda çiçekler açan, sert yaprak yapısıyla taşların ve kayaların arasında yaşam mücadelesi veren bu bitki, ulaşılması zor ama bir o kadar da büyüleyici bir görünüme sahip.

Düldül Dağı'nın Sekizinci Endemik Mucizesi

Dünya genelinde "Taşkıran" cinsine ait yaklaşık 480 ile 500 arasında tür bulunuyor. Türkiye'de daha önce 23 olarak bilinen bu tür sayısı, Düldül Taşkıranı'nın keşfiyle birlikte 24'e yükseldi. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, bu keşfin sadece bir sayı artışı olmadığını, Türkiye'nin endemik bitki zenginliğini korumak adına kritik bir veri olduğunu vurguladı. Yeni keşifle beraber, Türkiye'ye özgü endemik taşkıran türü sayısı 5'e çıkarken, Düldül Dağı'na has "nokta endemik" tür sayısı ise 8'e ulaştı.

Düldül Dağı, biyoçeşitlilik açısından Türkiye'nin en kritik noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Dağın zirvesinde barınan 8 endemik türün tamamı, dünyada sadece bu dar alanda yayılış gösteriyor. Bu durum, bölgeyi bilim insanları için adeta açık hava laboratuvarına dönüştürüyor. İzmir'deki Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi, bu türlerin korunması ve kayıt altına alınması sürecinde Türkiye'nin en önemli merkezi olma misyonunu sürdürüyor.

Nesli Tükenme Tehlikesiyle Karşı Karşıya

Bilim dünyası yeni bir türü tanımanın heyecanını yaşarken, acı gerçekler de gün yüzüne çıktı. Yapılan saha çalışmalarında, dünyadaki tek yaşam alanı Düldül Dağı olan bu bitkinin sadece 250 kök civarında bireye sahip olduğu tespit edildi. Prof. Dr. Hasan Yıldırım, bitkinin popülasyonunun bu kadar az olmasının onu doğrudan "nesli tehlike altında" kategorisine soktuğunu belirtti. Özellikle bölgede yürütülen teleferik çalışmaları, bu hassas habitat için en büyük tehditlerden birini oluşturuyor.

Teleferik inşaatı ve insan hareketliliğinin artması, sarp kayalıklardaki ekosistemi geri dönülemez şekilde bozma riski taşıyor. Küresel iklim krizinin yüksek dağ bitkileri üzerindeki baskısı her geçen gün artarken, üzerine bir de insan eliyle yapılan tahribatın eklenmesi, Düldül Taşkıranı'nın henüz keşfedilmişken yok olmasına neden olabilir. Yerel yönetimlerin, milli parklar yetkililerinin ve projeyi yürüten yüklenicilerin, dağın zirvesindeki bu 8 endemik türü korumak için acil önlemler alması gerekiyor.

İzmir'in Bilimsel Gücü ve Doğa Mirası

Bu keşif, İzmir'in sadece bir ticaret veya turizm kenti değil, aynı zamanda Türkiye'nin doğa mirasını koruyan bir bilim merkezi olduğunu kanıtlıyor. Ege Üniversitesi'nin akademik birikimi, binlerce kilometre ötedeki bir dağın zirvesinde saklı kalmış bir yaşam formunu dünyaya tanıtıyor. İzmirliler için bu haber, şehrin üniversitelerinin ulusal düzeydeki etkisini ve doğa koruma bilincindeki öncülüğünü simgeliyor.

Özellikle Bornova'daki Ege Üniversitesi kampüsünde yer alan Botanik Bahçesi ve Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi, bu tür çalışmalarla İzmir'i botanik dünyasının kalbi haline getiriyor. Düldül Taşkıranı'nın hikayesi, amatör bir doğaseverin merakı ile İzmirli bir bilim insanının uzmanlığının birleştiğinde ortaya nasıl bir başarı çıktığını gösteren en somut örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.

Sık Sorulan Sorular

Saxifraga sumruae (Düldül Taşkıranı) nedir?

Osmaniye'deki Düldül Dağı'nda keşfedilen, dünyada sadece bu bölgeye özgü olan endemik bir bitki türüdür. Ege Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve amatör botanikçi Mehmet Çelik tarafından literatüre kazandırılmıştır. Bitki, sert yaprak yapısı ve 5-6 santimetre boyundaki çiçekleriyle sarp kayalıkların çatlaklarında yetişen nadir bir türdür.

Bitkiye neden Sumruae ismi verildi?

Bitkiyi ilk kez 2019 yılında gözlemleyen ve bilim dünyasına bildiren doğasever Mehmet Çelik, bu keşfi eşi Sumru Çelik'e ithaf etmiştir. Bu nedenle bitkinin bilimsel adı "Saxifraga sumruae" olarak tescillenmiştir. Bu durum, bilimsel keşiflerde kaşiflerin sevdiklerinin isimlerini türlere vermesi geleneğinin güzel bir örneğini oluşturmaktadır.

Yeni keşfedilen bu tür neden koruma altına alınmalıdır?

Düldül Taşkıranı, dünyada sadece 250 civarında köke sahiptir ve yalnızca Düldül Dağı'nın zirvesinde yaşamaktadır. Bölgedeki teleferik çalışmaları, insan baskısı ve küresel iklim krizi bitkinin neslini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu kadar az sayıda bireye sahip olan bir türün yok olması, Türkiye'nin ve dünyanın biyolojik mirasında büyük bir kayba yol açacaktır.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#EgeUniversitesi#Bilim#EndemikBitki#Cevre#Gundem