Gündem

CHP İzmir'den Tutuklu Başkanlar İçin İddianame Çağrısı

CHP İzmir İl Başkanlığı, aralarında Tunç Soyer ve İsmail Yetişkin'in de bulunduğu tutuklu isimler için iddianamelerin hazırlanması ve tutuksuz yargılama talebinde bulundu.

Elif Sönmez
6 görüntülenme
CHP İzmir'den Tutuklu Başkanlar İçin İddianame Çağrısı
Temsili görsel — yapay zeka ile oluşturulmuştur

CHP İzmir İl Başkanlığı binasında düzenlenen basın toplantısında, İzmir siyasetinin önemli isimleri bir araya gelerek aylardır tutuklu bulunan belediye başkanları ve parti yöneticileri için adalet çağrısında bulundu. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, eski İzmir Milletvekili Atila Sertel, İl Başkan Yardımcıları Ahmet Doğukan Gül ve Ali Hıdır Uludağ, yargı sürecindeki belirsizliklerin İzmir yerel yönetimine ve demokrasiye zarar verdiğini somut verilerle ortaya koydu.

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü’den Masumiyet Karinesi Vurgusu

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, belediyelere yönelik operasyonların ardından yaşanan süreci "hukuk krizi" olarak nitelendirdi. 1 Temmuz 2025 tarihinde başlayan ve aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da bulunduğu 160 kişi hakkında gözaltı kararıyla fitili ateşlenen operasyonların, belediyeleri çalışamaz hale getirdiğini savundu.

Gümrükçü, Cumhuriyet Halk Partisi'nin her zaman temiz siyasetten ve şeffaf yönetimden yana olduğunu belirterek, denetleme süreçlerine itiraz etmediklerini ancak tutukluluğun bir cezalandırma yöntemine dönüşmesine karşı çıktıklarını ifade etti. Masumiyet karinesinin hukuk devletinin temeli olduğunu hatırlatan Gümrükçü, "Bir kişinin hakkında soruşturma yürütülmesi onun suçlu olduğu anlamına gelmez. Gözaltı ve tutuklama geçici bir tedbirdir, yıllarca sürecek bir uygulamaya dönüşmemelidir. Delillerin toplanması ve iddianamelerin hazırlanması bu kadar uzun sürmemeli; kimse peşinen suçlu ilan edilmemelidir" dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleri üzerindeki bu hukuki baskının, 4 milyondan fazla İzmirlinin hizmet alma hakkını dolaylı yoldan etkilediğini kaydeden Gümrükçü, İzmir halkının iradesiyle seçilmiş isimlerin makul sürede yargı önüne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Soruşturma dosyalarındaki gizlilik kararları ve geciken iddianamelerin kamuoyu vicdanını yaraladığını dile getiren İl Başkanı, CHP olarak mağdur edilen her yurttaşın yanında durmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Atila Sertel’den Tunç Soyer ve Şakran Cezaevi Ziyareti Notları

Eski CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, cezaevinde gerçekleştirdiği ziyaretlerin ardından çarpıcı gözlemleri paylaştı. Sertel; Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ve eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç ile görüştüğünü, ayrıca Şakran Cezaevi’nde bulunan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İnanç Karabulut, Çağdaş Kaya, Barış Özreçber ve Barış Özgenç ile temas kurduğunu açıkladı. Sertel, özellikle Tunç Soyer’in yaklaşık bir yıldır tek kişilik hücrede tutulmasının hukuki değil, disiplin temelli bir cezalandırma olduğunu savundu.

Sertel, Tunç Soyer ile yaptığı görüşmedeki en dikkat çekici anı şu sözlerle aktardı: "Tunç Bey’in tutukluluk incelemesinin yapıldığı gün yanındaydım. Mahkeme heyetine, 'Benim suçumu söyleyin ki ben de savunmamı yapayım' dedi. Ancak kendisine isnat edilen somut bir suç belirtilmeden tutukluluğun devamına karar verildi. Bir insanın suçunu yüzüne söylemeden özgürlüğünü elinden almak hukuk devletiyle bağdaşmaz." Sertel, terör suçlarından hükümlü kişilerin bile belirli günlerde sosyalleşebildiği bir sistemde, ömrünü kamu hizmetine adamış belediye başkanlarının tecrit edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Geçmişte Silivri davalarında yaşanan uzun tutukluluk mağduriyetlerini hatırlatan Sertel, bugün İzmir'de benzer bir tablonun yaşandığını ifade etti. "Kimse yargılanmasın demiyoruz, suç varsa ortaya çıkarılsın. Ancak bu insanlar kaçacak kişiler değil, hepsi İzmir’in tanınan simaları. Eğer yarın beraat ederlerse, cezaevinde geçirdikleri bu ayların, ailelerinden çalınan bu zamanın hesabını kim verecek?" sorusunu yönelten Sertel, Adalet Bakanlığı ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na iddianamelerin ivedilikle hazırlanması çağrısında bulundu.

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin İçin Sağlık Uyarısı

Toplantının en kritik başlıklarından biri, sağlık sorunları yaşayan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin’in durumu oldu. Atila Sertel, Yetişkin’in haftada üç gün diyaliz tedavisi gördüğünü ve cezaevi koşullarının bu tür kronik rahatsızlıklar için büyük risk taşıdığını vurguladı. Gece yaşanabilecek olası bir sağlık krizinde acil müdahalenin hayati önemde olduğunu belirten Sertel, İzmir Tabip Odası ve İzmir Barosu’nu bu konuda duyarlı olmaya davet etti.

Yetişkin’in sağlık durumunun siyasi bir tartışmanın ötesinde insani bir boyutu olduğunu ifade eden Sertel, "Hayati bir risk söz konusu. Yaşanabilecek olumsuz bir gelişmenin sorumluluğu çok ağır olacaktır. Bu nedenle sağlık durumu gözetilerek tutuksuz yargılama kararı verilmesi elzemdir" dedi. Ayrıca, cezaevindeki tüm isimlerin moralinin yüksek olduğunu ve Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapma iradelerinin sürdüğünü, hiçbirinin parti değiştirmeyi düşünmediğini de kamuoyuna duyurdu.

Yedi Aydır Hazırlanmayan İddianameler ve Hukuki Belirsizlik

CHP İzmir İl Başkan Yardımcıları Ali Hıdır Uludağ ve Ahmet Doğukan Gül, soruşturmanın teknik boyutuna ilişkin eleştirilerini sıraladı. Ali Hıdır Uludağ, bazı isimlerin tahliye edilmesinin hemen ardından yeni dosyalar üzerinden tekrar tutuklanmasını "yedek tutuklama" olarak nitelendirdi. Aradan yedi ay geçmesine rağmen hala bir iddianame hazırlanmamış olmasının, sürecin hukuki olmaktan ziyade siyasi bir görüntü sergilemesine neden olduğunu savundu. Uludağ, "Yeterli delil olmadan başlatılan soruşturmalar, tutukluluğu bir tedbir olmaktan çıkarıp cezaya dönüştürüyor" ifadelerini kullandı.

İl Başkan Yardımcısı Ahmet Doğukan Gül ise uzun tutukluluk sürelerinin yarattığı sosyal tahribata dikkat çekti. Tutuklu isimlerin ailelerinin ve sosyal çevrelerinin de bu belirsizlikten olumsuz etkilendiğini belirten Gül, 1 Temmuz'dan bu yana devam eden sürecin bir an önce netleşmesi gerektiğini söyledi. Gül, "Adil yargılanma hakkı herkes içindir. İddianameler ortaya konulmalı, savunma hakkı tanınmalı ve yargılama tutuksuz devam etmelidir. İzmir halkı, seçtiği temsilcilerin hangi suçlamayla karşı karşıya olduğunu bilme hakkına sahiptir" dedi.

Bu gelişmeler, özellikle Buca ve Seferihisar gibi İzmir’in en yoğun nüfuslu ve turistik ilçelerindeki yerel yönetim dinamiklerini doğrudan etkiliyor. Yaklaşık 500 bin nüfuslu Buca ve Ege’nin önemli turizm merkezlerinden Seferihisar’da halk, seçilmiş başkanlarının hukuki akıbetini ve belediye hizmetlerinin geleceğini yakından takip etmeye devam ediyor.

Sık Sorulan Sorular

İzmir'deki belediye operasyonları ne zaman başladı?

İzmir'deki belediye başkanları ve bürokratlara yönelik operasyonlar, kaynaklarda belirtilen bilgilere göre 1 Temmuz 2025 tarihinde başlatılmıştır. Bu süreçte aralarında Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Görkem Duman gibi isimlerin de bulunduğu 160 kişi hakkında gözaltı ve soruşturma kararı verilmiştir.

Tutuklu isimlerin sağlık durumuna ilişkin hangi uyarılar yapıldı?

Özellikle Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in haftada üç gün diyaliz tedavisi gördüğü belirtilerek sağlık durumunun cezaevi koşullarında risk altında olduğu vurgulanmıştır. Atila Sertel, acil müdahale gerektiren durumlar için İzmir Tabip Odası ve İzmir Barosu'na kamuoyu oluşturma çağrısında bulunmuştur.

CHP İzmir İl Başkanlığı'nın temel talebi nedir?

CHP İzmir yönetimi, aradan aylar geçmesine rağmen henüz hazırlanmayan iddianamelerin bir an önce mahkemeye sunulmasını talep etmektedir. Partililer, masumiyet karinesinin korunmasını ve kaçma şüphesi bulunmayan bu isimlerin tutuksuz yargılanarak savunma haklarını kullanmalarını istemektedir.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#CHP#TuncSoyer#Adalet#Siyaset#Seferihisar#Buca