CHP İzmir'de Kadın Kolları Atamasına Sert Tepki
CHP İzmir'de Zahide Kurun'un görevden alınarak yerine Nilay Kökkılınç'ın atanması, "kayyum" tartışmalarını ve sert açıklamaları beraberinde getirdi.

Alsancak Pasaport İskelesi karşısındaki alternatif il başkanlığı binası, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir örgütünde son dönemde yaşanan en sert siyasi çıkışlardan birine sahne oldu. CHP Kadın Kolları Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla görevden alınan İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun'un yerine, önceki dönem İzmir Kent Konseyi Başkanı Nilay Kökkılınç'ın atanması, parti tabanında "kayyum" tartışmalarını alevlendirdi. Görevden alınan Zahide Kurun ve daha önce yine MYK kararıyla görevden el çektirilen eski İl Başkanı Çağatay Güç, düzenledikleri basın toplantısıyla genel merkeze ve yeni atamalara adeta bayrak açtı.
Toplantının yapıldığı salonda yükselen "Kayyumlar gidecek biz kalacağız" ve "Asla yalnız yürümeyeceksin" sloganları, İzmir siyasetindeki gerilimin boyutunu gözler önüne serdi. Görev değişikliğinin usulsüz olduğunu savunan isimler, İzmir'in 30 ilçesindeki kadın kolları başkanlarının desteğinin kendileriyle olduğunu belirterek, CHP Genel Merkezi'nin aldığı kararı "hukuksuz" olarak nitelendirdi. Bu gelişme, İzmir'de yerel seçim sonrası şekillenen siyasi dengelerin yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu.
Çağatay Güç: Kayyum Yönetimine Boyun Eğmeyeceğiz
Basın açıklamasında ilk sözü alan ve kendisini hala meşru il başkanı olarak gören Çağatay Güç, süreci AK Parti iktidarının uygulamalarına benzetti. Güç, "Yine benzer bir süreçten geçiyoruz. AKP tarafından atanan butlan yönetimi önce il başkanlıklarını şimdi de kadın kolları başkanımızı görevden aldı ve yerine butlancı hanımefendiyi atadı" diyerek yeni yönetimi sert bir dille eleştirdi. Ülkenin ekonomik bir yangın yeri olduğunu belirten Güç, genel merkez yönetiminin iktidar yürüyüşünü engellediğini savundu.
Parti içerisindeki bazı isimlerin şahsi menfaatleri için hareket ettiğini iddia eden Güç, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle sürdürdü: "CHP, Özgür Özel liderliğinde iktidara giden bir partidir. Adalet ve eğitim başta olmak üzere tüm çalışmalarını tamamlamış kadroları tasfiye etmek için partimize kayyum atandı. Bizler CHP temsilcileri olarak bu kayyuma boyun eğmeyeceğiz. Bugün parti içerisinde, yarın yeni bir yolda, yeni partide devam edeceğiz. Ülkemizi mutlu insanlar ülkesi haline getirene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz." Güç'ün "yeni parti" iması, İzmir kulislerinde yeni bir siyasi oluşumun sinyali olarak yorumlandı.
Zahide Kurun: Elimize Islak İmzalı Karar Ulaşmadı
Görevden alınan İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun ise yaptığı açıklamada, görevden alma sürecinin tamamen usulsüz yürütüldüğünü iddia etti. Basında çıkan haberlere rağmen kendilerine resmi bir tebligat yapılmadığını vurgulayan Kurun, "Tarafımıza görevden alındığımıza ilişkin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş tek bir resmi yazı, tek bir ıslak imzalı karar dahi ulaşmamıştır. Bu durum yalnızca bir usul eksikliği değil; hukuk devletinin, kurumsal ciddiyetin ve örgütsel işleyişin ağır biçimde zedelenmesidir" dedi.
İzmir'in 30 ilçe kadın kolları başkanıyla birlikte dimdik ayakta olduklarını belirten Kurun, seçilmiş iradenin yok sayıldığını ifade etti. Kadınların emeğiyle ördüğü örgütsel yapıların tasfiye edilmek istendiğini söyleyen Kurun, "Bu cüreti gösterenler bilmelidir; korkuya, baskıya, dayatmaya teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız. İşte buradayız, omuz omuzayız, bir aradayız!" diyerek kararlılık mesajı verdi. Kurun, açıklamasında ayrıca Türkiye'deki kadın cinayetlerine, ekonomik krize ve İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasının yarattığı tahribata da dikkat çekti.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
CHP İzmir'de yaşanan bu "alternatif başkanlık" çıkışı ve atama krizi, şehrin siyasi atmosferini doğrudan etkiliyor. İzmir, CHP'nin kalesi olarak bilinse de parti içi muhalefetin bu denli sertleşmesi, özellikle 30 ilçedeki kadın örgütlenmesi üzerinde bir bölünme riski yaratıyor. Nilay Kökkılınç gibi deneyimli bir ismin atanması genel merkez nezdinde bir "tazelenme" olarak görülse de, saha tecrübesi olan Zahide Kurun ve ekibinin direnişi, örgüt içindeki uyumu sarsabilir.
Bu durum İzmirli seçmen için de kafa karıştırıcı bir tablo oluşturuyor. Özellikle yerel yönetimlerin çalışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde, ana muhalefet partisinin kendi içindeki "meşruiyet" tartışmalarıyla gündeme gelmesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin siyasi desteğini de dolaylı yoldan etkileyebilir. Özgür Özel ve Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya liderliğindeki genel merkezin, İzmir'den yükselen bu "kayyum" itirazına nasıl bir yanıt vereceği merakla bekleniyor. Bu gelişme, özellikle Konak, Karşıyaka ve Çiğli gibi örgütün çok güçlü olduğu ilçelerdeki binlerce kadın üyeyi yakından ilgilendiriyor.
Sık Sorulan Sorular
CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanlığına kim atandı?
CHP Kadın Kolları Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından alınan karar doğrultusunda, görevden alınan Zahide Kurun'un yerine önceki dönem İzmir Kent Konseyi Başkanı Nilay Kökkılınç atanmıştır. Kökkılınç, İzmir siyasetinde ve sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır aktif görev alan bir isim olarak bilinmektedir.
Zahide Kurun görevden alınma kararına neden itiraz ediyor?
Zahide Kurun, görevden alınma sürecinin hukuki ve örgütsel teamüllere aykırı olduğunu savunmaktadır. Kendisine ve yönetimine henüz ıslak imzalı resmi bir tebligatın ulaşmadığını belirten Kurun, bu durumun bir usul eksikliği olduğunu ve seçilmiş iradenin yok sayıldığını iddia ederek 30 ilçe başkanıyla birlikte mücadele edeceğini duyurmuştur.
Çağatay Güç'ün açıklamalarındaki "kayyum" vurgusu ne anlama geliyor?
Eski İl Başkanı Çağatay Güç, genel merkez tarafından yapılan atamaları "kayyum yönetimi" olarak nitelendirmektedir. Güç, bu atamaların AK Parti iktidarının yöntemlerine benzediğini ve partideki başarılı kadroların tasfiye edildiğini savunarak, bu duruma boyun eğmeyeceklerini ve gerekirse yeni bir siyasi yolda yürüyebileceklerini ifade etmiştir.
Etiketler


