Gündem

Yaren Leylek ve Adem Amca'nın Hikayesi İzmir'de Anlatıldı

Bursa'nın Eskikaraağaç köyünde başlayan Yaren Leylek ve balıkçı Adem Yılmaz’ın 13 yıllık dostluk hikayesi İzmir Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşiyle paylaşıldı.

Elif Sönmez
6 görüntülenme
Yaren Leylek ve Adem Amca'nın Hikayesi İzmir'de Anlatıldı
Temsili görsel — yapay zeka ile oluşturulmuştur

Kültürpark içerisinde yer alan İzmir Sanat Merkezi, Bursa’nın Uluabat Gölü kıyısında filizlenen ve sınırları aşarak dünyaya yayılan sıra dışı bir dostluğun anlatıldığı özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. "Bir Dostluğun Tanıkları: Yaren Leylek, Adem Amca ve Alper Tüydeş" başlıklı söyleşide, balıkçı Adem Yılmaz ve doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş, 2011 yılından bu yana devam eden süreci İzmirlilere aktardı.

İzmir Sanat Merkezi'nde Bir Dostluğun Tanıkları

Bursa’nın Eskikaraağaç köyünde yaşayan balıkçı Adem Yılmaz ile her göç döneminde gelerek onun sandalına konan Yaren Leylek’in hikayesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikle kente ulaştı. Söyleşide, 2011 yılında başlayan bu bağın nasıl bir dünya fenomenine dönüştüğü, fotoğraf ve video gösterimleri eşliğinde paylaşıldı. Uluslararası belgesellere ve kitaplara konu olan bu yol arkadaşlığı, doğa sevgisinin insan ve hayvan arasındaki en somut örneklerinden biri olarak izleyicilere sunuldu.

Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş, 2000 yılından bu yana yaban hayatı üzerine yürüttüğü çalışmaların en özel parçası olan bu hikayeyi belgeleme sürecini anlattı. Tüydeş, Yaren Leylek’in hikayesinin her yıl güncellendiğini ve bu durumun geleceğe olan inancı artırdığını belirtti. Etkinlik sonunda Tüydeş, hikayeyi kaleme aldığı kitabını İzmirli kitapseverler için imzaladı.

Sandala Konan Davetsiz Misafirin 13 Yıllık Öyküsü

Balıkçı Adem Yılmaz, 2011 yılında yeni bir sandal alıp balıkçılığa başladığı ilk günlerde Yaren ile tanıştığını söyledi. Yılmaz, "Sandala ilk konduğunda o korkak, ben şaşkındım; 5 dakika birbirimizle bakıştık. Aç olduğunu anlayınca tuttuğum balıkları ona yedirdim. 5 yıl boyunca ona sadece 'leylek' diye hitap ettim, sonrasında ise Yaren ismini koydum" diyerek dostluğun başlangıcını anlattı. Yaren’in sadakatini vurgulayan Yılmaz, balık çıkmadığı günlerde bile leyleğin kendisini sabırla beklediğini ifade etti.

Dostluğun ilerleyen yıllarında Yaren Leylek’in yuvası, Adem Yılmaz’ın evinin yakınına taşındı. Yılmaz, son 4 yıldır Yaren'in bu yeni yuvayı benimsediğini ve göç dönemlerinde 7 gün 24 saat iletişimde olduklarını belirtti. Bahçesinden "Yaren" diye seslendiğinde leyleğin hemen yanına indiğini söyleyen Adem Amca, bu bağın kendisi için bir yaşam biçimi haline geldiğini dile getirdi.

Doğa Fotoğrafçılığı ve Yaban Hayatı Farkındalığı

Söyleşide konuşan Alper Tüydeş, leyleklerin diğer yabani hayvanlara nazaran bilinçli olarak insanların yaşam alanlarını tercih ettiğini vurguladı. Yaren’in hikayesinin toplumda çocukluk anılarını canlandırdığını belirten Tüydeş, "Yaş kaç olursa olsun bu hikaye insanları o eski günlere götürüyor. Leylekler, okul tatilinin yaklaştığının ve baharın habercisi olarak hepimizin umutlarını perçinliyor" dedi. Tüydeş ayrıca, Adem Yılmaz’ın bu dostluk sayesinde yurt içinde ve yurt dışında pek çok yeri ziyaret ettiğini, tıpkı Yaren gibi bir "göçmen kuş" misali gezdiğini esprili bir dille ekledi.

Bu anlamlı buluşma, İzmir’in doğa ve yaban hayatına olan duyarlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle Gediz Deltası gibi önemli kuş göç yolları üzerinde bulunan İzmir'de, Yaren Leylek’in hikayesi doğa koruma bilincine sahip vatandaşlar ve kuş gözlemcileri tarafından ilgiyle takip edildi.

Sık Sorulan Sorular

Yaren Leylek ve Adem Amca'nın dostluğu ne zaman ve nasıl başladı?

Bu sıra dışı dostluk, 2011 yılında Bursa’nın Uluabat Gölü kıyısındaki Eskikaraağaç köyünde başladı. Balıkçı Adem Yılmaz’ın yeni aldığı sandalına bir leyleğin konması ve Yılmaz’ın leyleği tuttuğu balıklarla beslemesiyle ilk bağ kuruldu. 5 yıl boyunca isimsiz olarak beslenen leyleğe daha sonra Yaren adı verildi ve o günden bu yana her göç döneminde aynı sandalda buluşmaya devam ediyorlar.

Yaren Leylek hikayesi neden bu kadar ilgi görüyor?

Hikayenin dünya çapında ilgi görmesinin temel sebebi, bir yaban hayvanı ile bir insanın 13 yılı aşkın süredir devam eden istikrarlı ve güvene dayalı ilişkisidir. Doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş'in objektifinden çıkan karelerin sosyal medyada yayılması, ardından uluslararası belgesellere ve kitaplara konu olması, bu yerel hikayeyi evrensel bir doğa ve sevgi sembolü haline getirmiştir.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#YarenLeylek#AdemAmca#KulturSanat#AlperTuydes#Doga