Gündem

Urla'da Otoyol Özelleştirmesine Karşı Hukuki Savaş Başlıyor

Urla'da düzenlenen kritik toplantıda İzmir-Çeşme otoyolunun özelleştirilmesine karşı ortak deklarasyon yayınlanırken, bölge halkı ve belediye dava açmaya hazırlanıyor.

Zeynep Karaoğlu
82 görüntülenme
Urla'da Otoyol Özelleştirmesine Karşı Hukuki Savaş Başlıyor
Temsili görsel — yapay zeka ile oluşturulmuştur

Urla’daki otoyol toplantısında bir araya gelen yüzlerce vatandaş, İzmir-Çeşme hattının özelleştirilmesine karşı hukuki mücadele kararı aldı. Yarımada’nın ulaşım, ekonomi ve sosyal yaşamını doğrudan etkileyecek olan özelleştirme kararı; belediye başkanları, kent konseyleri ve sivil toplum kuruluşlarını ortak bir direnç hattında buluşturdu. Toplantıda, otoyol kullanım maliyetlerindeki artışın sadece sürücüleri değil, bölgedeki öğrenciden çiftçiye kadar herkesin cebini etkileyeceği somut rakamlarla ortaya konuldu.

İzmir-Çeşme Otoyolu İçin Dava Süreci Başlıyor

Toplantının en somut çıktısı, özelleştirme kararına karşı açılacak olan dava haberi oldu. Avukat Şehrazat Mercan, kamu menfaatlerini korumak adına süreci yargıya taşıyacaklarını net bir dille ifade etti. Mercan, "İzmir-Çeşme yolunun yine kamunun kalması için çabalayacağız. Belediye Başkanımız Selçuk Balkan’ın iradesiyle bir dava hazırlığı içerisindeyiz ve bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız" dedi. Hukuki mücadelenin temel dayanağını, özelleştirmenin kamu yararına aykırı olduğu tezi oluşturuyor.

Toplantıya Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan’ın yanı sıra CHP geçmiş dönem İzmir Milletvekili Musa Çam, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil Doğru ve çok sayıda muhtar katıldı. Katılımcılar, otoyolun özelleştirilmesinin Yarımada üzerindeki baskıyı artıracağı ve alternatif güzergahlarda trafik kaosuna yol açacağı konusunda görüş birliğine vardı. Özellikle Güzelbahçe ve Urla içindeki yerel yolların, otoyol zamlarından kaçan araçlar nedeniyle kilitlenme riski taşıdığı vurgulandı.

Selçuk Balkan: Mesele Sadece Yol Değil Vatandaşın Cebidir

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, konuya sadece bir yönetici olarak değil, bu ilçede doğup büyümüş bir vatandaş olarak yaklaştığını belirtti. Balkan, otoyol maliyetlerindeki artışın domino etkisi yaratarak tüm hizmet ve ürünlere yansıyacağını söyledi. Urla’nın önemli bir eğitim ve yaşam merkezi olduğunu hatırlatan Balkan, "Dünyanın en büyük üç kampüsünden birine sahip İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde (İYTE) binlerce öğrencimiz ve akademisyenimiz var. İskele’de Dokuz Eylül Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi yer alıyor. Ayrıca İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin Güzelbahçe’ye taşınması planlanıyor. Tüm bu hareketlilik, ulaşım yükünü artıracak" dedi.

Başkan Balkan, bir kentin imar planı yapılırken sadece binaların değil; nüfus, altyapı, su, kanalizasyon ve trafiğin de hesaplanması gerektiğini vurguladı. Yarımada ulaşım bütününe dair yeterli bir fizibilite çalışması yapılmadığını savunan Balkan, maliyet artışının çiftçiden emekçiye, esnaftan lojistik sektörüne kadar geniş bir kesimi vuracağını ifade etti. Balkan’a göre, tarladaki enginarı pazara götüren çiftçinin artan yol maliyeti, doğrudan İzmirli tüketicinin tezgahtaki fiyatına yansıyacak.

672 Milyon Dolarlık Yatırımın Kamu Yararı Sorgulanıyor

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler, toplantıda otoyolun tarihsel maliyetine ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı. Otoyolun 1992 yılındaki yapım maliyetinin 672 milyon dolar olduğunu hatırlatan Güler, güncel özelleştirme hedeflerini eleştirdi. Güler, "Geçtiğimiz sene 29 Mart’ta Urla’da ilk çoban ateşini yakmıştık. O eylem ses getirdi ancak genele yayılamadı. Bugün Türkiye genelindeki yedi otoban ve iki köprü için toplam 8 ila 10 milyar dolar arasında bir satış bedeli hedefleniyor. 1992’de sadece bu yol için harcanan rakam ortadayken, bu satışta kamu yararı nerededir?" sorusunu yöneltti.

Urla Kent Konseyi Başkan Vekili Cemil Doğru ise otoyolun bölge için bir "can damarı" niteliğinde olduğunu söyledi. Doğru, İzmir’e her gün işe gidip gelen memurların, sağlık çalışanlarının ve öğretmenlerin bu yolu kullanmak zorunda olduğunu hatırlattı. Özelleştirmenin herhangi bir refah getirmeyeceğini, aksine yaşam pahalılığını tetikleyeceğini savunan Doğru, balıkçıların ve tarım üreticilerinin lojistik maliyetler altında ezileceği uyarısında bulundu.

Urla Demircili’deki Gemi Krizi Gündemde

Toplantıda sadece otoyol değil, Urla’nın bir diğer önemli çevre sorunu olan Demircili’deki gemi meselesi de konuşuldu. Başkan Selçuk Balkan, bölgedeki geminin kaldırılması için her pazar günü eylem yaptıklarını hatırlattı. Geminin tamamen kaldırılmasına yönelik bir karar beklerken, gemi sahibinin gemiyi bulunduğu yerde parçalama kararı aldığını belirten Balkan, bu durumun çevresel risklerini takip ettiklerini ifade etti. Bu gelişme, Urla halkının yerel değerlerini koruma konusundaki kararlılığının bir başka örneği olarak kayıtlara geçti.

Toplantı sonunda katılımcılar, otoyol özelleştirmesinin sadece trafik güvenliğini değil; turizmden tarıma, çevresel etkilerden kent yaşamına kadar her alanı dönüştüreceği konusunda birleşti. İzmir’in batı aksındaki bu büyük ulaşım hamlesine karşı, Urla ve Çeşme belediyelerinin eşgüdümlü bir strateji izleyeceği kesinleşti. Bu gelişme, özellikle her gün Urla, Çeşme ve Karaburun hattında seyahat eden 100 binden fazla İzmirliyi ve İYTE kampüsündeki gençleri doğrudan ilgilendiriyor.

Sık Sorulan Sorular

İzmir-Çeşme otoyolu özelleştirmesine karşı neden dava açılıyor?

Urla Belediyesi ve sivil toplum kuruluşları, otoyolun özelleştirilmesinin kamu yararına aykırı olduğunu, ulaşım maliyetlerini artırarak bölge ekonomisine ve halkın yaşam kalitesine zarar vereceğini savunuyor. Avukat Şehrazat Mercan aracılığıyla yürütülecek hukuki süreçte, yolun kamuda kalması ve maliyet artışlarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

Otoyol özelleştirmesi Urla ve Çeşme halkını nasıl etkileyecek?

Özelleştirme sonrası beklenen ücret artışları; İYTE ve Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerinin ulaşım masraflarını, çiftçilerin ürün taşıma maliyetlerini ve her gün işe gidip gelen çalışanların bütçesini doğrudan etkileyecek. Ayrıca yüksek otoyol ücretlerinden kaçan sürücülerin yerel yollara yönelmesiyle Urla ve Güzelbahçe içindeki trafik yoğunluğunun artması bekleniyor.

Otoyolun yapım maliyeti ve satış hedefi nedir?

Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler'in verdiği bilgilere göre, otoyol 1992 yılında 672 milyon dolara inşa edildi. Şu anki planlamada ise Türkiye genelindeki yedi otoyol ve iki köprünün toplam 8 ila 10 milyar dolar arasında bir bedelle özelleştirilmesi hedefleniyor. Toplantıya katılanlar bu rakamlar arasındaki dengesizliğin kamu zararı oluşturduğunu iddia ediyor.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#Urla#Cesme#Otoyol#Ekonomi#Gundem#Hukuk