Gündem

Tunç Soyer'in Avukatlarından Tahliye Çağrısı: 7 Aydır İddianame Yok

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in avukatları, kooperatif soruşturması kapsamında 7 aydır iddianame hazırlanmadığını belirterek tahliye talebinde bulundu.

Zeynep Karaoğlu
7 görüntülenme
Tunç Soyer'in Avukatlarından Tahliye Çağrısı: 7 Aydır İddianame Yok
Temsili görsel — yapay zeka ile oluşturulmuştur

İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer’in avukatları İsmet Köymen, Murat Aydın ve Defne Soyer, müvekkillerinin kooperatif soruşturması kapsamında yedi aydır iddianame hazırlanmadan tutuklu bulunmasına tepki göstererek ortak bir açıklama yayımladı. Avukatlar, Soyer'in ikinci kez tutuklanmasının üzerinden geçen süreye rağmen hukuki sürecin tamamlanmadığını ve "makul sürenin" aşıldığını belirterek derhal tahliye çağrısında bulundu.

İzmir'de Kooperatif Dosyasında 7 Aylık İddianame Bekleyişi

Tunç Soyer'in hukuk ekibi tarafından yapılan açıklamada, sürecin kronolojik gelişimi ve yaşanan hukuki mağduriyetler detaylandırıldı. Soyer'in ilk dosya kapsamında 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edildiği, ancak 17 Temmuz 2025 tarihinde ana dosyadan ayrılan ve kooperatiflerin iç işleyişine odaklanan ayrı bir soruşturma nedeniyle tahliyesinden kısa süre önce yeniden tutuklandığı hatırlatıldı. Bu ikinci tutukluluk kararının üzerinden yaklaşık yedi ay geçmesine rağmen, soruşturmayı yürüten makamların halen bir iddianame hazırlamadığı vurgulandı.

Avukatlar İsmet Köymen, Murat Aydın ve Defne Soyer, yaptıkları açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Tunç Soyer, Türkiye’de yargı eliyle yaratılmış en ağır mağduriyetlerden birini yaşamaktadır. Suçsuzluğunun dosyadaki bütün belgelerle bu kadar açık biçimde ortaya çıkmış olmasına rağmen 1 yılı aşkın süredir tutuklu şekilde iddianame beklemektedir. Aynı konu farklı suç tanımlamalarıyla tekrar tekrar sorgulanmıştır. Kooperatifler için ayrı ayrı dosyalar açılarak yedeğin yedeği tutuklamalar yapılmıştır."

Soruşturma sürecinde üç kez savcı değişikliği yaşandığına dikkat çeken hukukçular, bu durumun yargı sürecini sürüncemede bıraktığını ve adalete olan güveni zayıflattığını savundu. Her ay yapılan rutin tutukluluk incelemelerinde Soyer'in hangi somut eylemle suçlandığını sormasına rağmen, Sulh Ceza Hakimliklerinin bu soruları yanıtsız bıraktığı ve kararlarda herhangi bir hukuki gerekçe sunulmadığı iddia edildi.

MASAK Raporu ve Delillerin Tunç Soyer Lehine Olması

Hukuk ekibi, dosyadaki teknik verilerin ve mali incelemelerin müvekkillerinin suçsuzluğunu kanıtladığını öne sürdü. Özellikle nisan ayında dosyaya giren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporuna atıfta bulunan avukatlar, Tunç Soyer'in herhangi bir kooperatifin üyesi, yöneticisi veya denetçisi olmadığını belirtti. Raporda, Soyer'in kooperatiflerin paraları veya kararları üzerinde hiçbir yetkisinin bulunmadığı, herhangi bir şüpheli mali işleminin ya da elde ettiği bir menfaatin tespit edilemediği ifade edildi.

Soruşturma dosyasında bugüne kadar çok sayıda bilirkişi raporu alındığı, teknik takiplerin yapıldığı ve onlarca kişinin ifadesine başvurulduğu bilgisi paylaşıldı. Avukatlar, toplanan tüm delillerin Soyer lehine olduğunu ve "olmayan bir suçun var edilemeyeceğini" savundu. Dosya kapsamında Soyer'in imzaladığı herhangi bir belgeye rastlanmadığı, kooperatiflerin yüklenici firmalarıyla herhangi bir tanışıklığının veya para ilişkisinin bulunmadığı da açıklamada yer alan kritik detaylar arasında bulunuyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin geçmiş dönem icraatları ve kooperatifleşme modeli üzerinden yürütülen bu soruşturma, İzmir kamuoyunda da yakından takip ediliyor. Avukatlar, tutukluluk tedbirinin ölçülülük ilkesine aykırı bir cezalandırma yöntemine dönüştüğünü belirterek, yargılama sürecinin hukuk normlarına uygun şekilde hızlandırılmasını talep etti.

İzmir Siyaseti ve Adalet Algısı Üzerindeki Etkiler

Tunç Soyer’in avukatları, müvekkillerinin süreç boyunca hukuka ve yargıya saygılı bir duruş sergilediğini ancak gelinen noktanın kişisel tahammül sınırlarını aştığını ifade etti. Açıklamanın sonuç bölümünde, "Biz Tunç Soyer’in vekilleri olarak sadece hukuk ve adalet talep ediyoruz. Tunç Soyer derhal serbest bırakılmalıdır" denilerek, tutukluluk halinin sona erdirilmesi istendi.

Bu gelişme, İzmir'deki yerel yönetim mekanizmaları ve kooperatifçilik faaliyetleri üzerinde çalışan binlerce üreticiyi ve belediye çalışanını yakından ilgilendiriyor. İzmir'in tarımsal kalkınma modelinin merkezinde yer alan kooperatiflerin hukuki bir tartışmanın odağına yerleşmesi, şehirdeki ekonomik ve sosyal projelerin geleceğine dair belirsizlikleri de beraberinde getiriyor. Özellikle Bornova, Tire ve Ödemiş gibi kooperatifçiliğin yoğun olduğu bölgelerdeki üreticiler, sürecin İzmir'in yerel kalkınma hızına etkilerini endişeyle takip ediyor.

Sık Sorulan Sorular

Tunç Soyer neden hala tutuklu bulunuyor?

Tunç Soyer, İzmir'deki kooperatiflerin iç işleyişine yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunmaktadır. İlk dosyasından 5 Ocak 2026'da tahliye edilmesine rağmen, 17 Temmuz 2025'te ayrılan bu ikinci soruşturma nedeniyle tutukluluğu devam etmektedir. Avukatları, yedi aydır bu yeni soruşturmaya dair bir iddianame hazırlanmadığını belirtmektedir.

MASAK raporu Tunç Soyer hakkında ne diyor?

Avukatların açıklamasına göre nisan ayında dosyaya giren MASAK raporu, Tunç Soyer'in kooperatiflerle herhangi bir şüpheli para ilişkisi veya mali menfaat bağı kurmadığını ortaya koymuştur. Raporda Soyer'in kooperatiflerde yönetici veya denetçi olmadığı ve mali kararlar üzerinde yetkisinin bulunmadığı bilgisi yer almaktadır.

Soruşturma sürecinde neden gecikme yaşandığı iddia ediliyor?

Soyer'in hukuk ekibi, soruşturma süresince üç kez savcı değiştiğini ve bu durumun süreci sürüncemede bıraktığını savunmaktadır. Ayrıca tüm delillerin toplanmış olmasına rağmen iddianamenin yazılmaması, avukatlar tarafından "makul sürenin aşılması" ve "hukuki teamüllere aykırılık" olarak nitelendirilmektedir.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#TuncSoyer#Gundem#Adalet#Belediye