Tunç Soyer Cezaevinden Yazdı: Çift Taraflı Bilendim
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca Kırklar Cezaevi'nden gönderdiği mektupta tutukluluk sürecini ve gelecek vizyonunu anlattı.

Buca Kırklar’daki İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nun duvarları arkasından, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kaleminden dökülen satırlar şehre ulaştı. 1 Temmuz’da başlayan ve yaklaşık bir yılı geride bırakmak üzere olan tutukluluk sürecine dair sessizliğini bozan Soyer, Koğuş B/63’ten gönderdiği mektupta hem fiziksel hem de düşünsel bir dönüşümün izlerini paylaştı.
Tunç Soyer: "F Tipi Hücrem İkinci Ana Rahmi Oldu"
İzmir Kooperatif Davası kapsamında tutuklu bulunan Tunç Soyer, 17 Mayıs 2026 tarihli mektubunda cezaevi günlerini çarpıcı bir metaforla tanımladı. 9 ay 10 günü geride bıraktığını belirten Soyer, bu süreyi bir hamilelik dönemine benzeterek, "F tipi hücrem, gerçekten ikinci ana rahmi oldu bana" ifadesini kullandı. Karakterinin ve gelecek vizyonunun bu süreçte yeniden şekillendiğini vurgulayan Soyer, tefekkür yoluyla geçmişi daha iyi analiz etme fırsatı bulduğunu dile getirdi.
Mektubunda fiziksel durumuna da değinen Soyer, bu süreçte yaklaşık 2 kilogram kaybettiğini belirtti. Ancak bu kaybın aksine zihinsel olarak daha dirençli hale geldiğini ifade eden eski başkan, "Benim gibi başka bir örnek var mı bilmiyorum ama ben hem içeriden hem dışarıdan saldırılara karşı çift taraflı mücadele ederek bilendim" dedi. Soyer’in bu sözleri, hem hukuki sürece hem de siyasi arenada kendisine yönelik eleştirilere karşı bir yanıt niteliği taşıyor.
Soyer’in mektubunda dikkat çeken bir diğer nokta ise dayanıklılık vurgusu oldu. Selçuk Kozağaçlı’nın "Tutsaklık – aynı hamilelik gibi- hastalık değil" sözlerine atıfta bulunan Soyer, belirsizlik ve çaresizlik girdaplarına kapılmadan bugünlere ulaştığını yazdı. Sabrını ve cesaretini tazelediğini belirten Soyer, erdemlerini "demlendirdiğini" ve özgürlüklerin kıymetini her nefeste daha fazla idrak ettiğini paylaştı.
Selçuk Kozağaçlı Referansı ve Gelecek Vizyonu
Tunç Soyer, mektubunda ÇHD Onursal Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın 21 Aralık 2025 tarihinde Birgün Gazetesi’nde yayımlanan yazısından ilham aldığını belirtti. Kozağaçlı’nın Anne Sexton’dan yaptığı alıntıyı hatırlatan Soyer, mahkumiyetin insanın kendi dayanıklılığını keşfetmesi için bir eşik olduğunu vurguladı. Mektubun satır aralarında, toplumların biriktirdiği enerjinin bir gün mutlaka açığa çıkacağına dair güçlü bir inanç yer aldı.
Doğadaki döngü ile toplumsal hareketler arasında bir bağ kuran Soyer, toplumların enerji biriktirmesini deprem öncesi sessizliğe benzetti. "Tohum toprağın altında yeterince çürürse, yeşerip filizlenir" diyen Soyer, Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği karanlık tabloya rağmen umudun mücadeleyle yeşereceğini savundu. Yoksulluk, sefalet ve yaşanan acıların dünyayı eskisinden daha karanlık bir yer haline getirdiğini kabul eden Soyer, her doğumun bir mucize ve yeni bir umut olduğu mesajını verdi.
Mektubun son bölümünde ise dayanışma çağrısı ön plana çıktı. Bencillerin ve kötülükten beslenenlerin kaybedeceğini, barış ve adaletin kazanacağını savunan Soyer, "Ölüme inat hayata inandığımız için aşkla mücadeleye devam edeceğiz" dedi. Soyer, mektubunu "Az kaldı özlemle kucaklaşıp buluşana dek, sağlıcakla kalın" sözleriyle sonlandırırken, İzmir’deki destekçilerine ve ailesine olan sevgisinin bu süreçte daha da büyüdüğünü ifade etti.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Tunç Soyer'in Buca Kırklar Cezaevi'nden gönderdiği bu mektup, İzmir siyasetinde taşların yeniden yerinden oynamasına neden olabilir. Özellikle "hem içeriden hem dışarıdan saldırılara karşı bilendim" ifadesi, Soyer’in sadece hukuki bir mücadele değil, aynı zamanda siyasi bir geri dönüş hazırlığı içinde olduğunun sinyallerini veriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin eski başkanı olarak, kentteki kooperatifçilik modeline yönelik davada tutuklu bulunması, İzmir’in yerel ekonomi modelinin de tartışılmasına yol açıyor.
Bu gelişme, özellikle Seferihisar ve Bornova gibi Soyer'in güçlü bir tabana sahip olduğu ilçelerde büyük bir dikkatle takip ediliyor. İzmir Kooperatif Davası'nın sonuçları, kentteki tarımsal kalkınma projelerinin geleceğini ve yerel yönetimlerin iş yapış biçimlerini doğrudan etkileyecek bir potansiyele sahip. Soyer'in "yeniden doğuş" olarak nitelendirdiği bu süreç, İzmir'deki muhalif kanadın konsolidasyonu açısından da kritik bir önem taşıyor.
Sık Sorulan Sorular
Tunç Soyer neden tutuklu bulunuyor?
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Kooperatif Davası kapsamında yürütülen soruşturma nedeniyle tutuklu bulunmaktadır. 1 Temmuz tarihinde cezaevine giren Soyer, kooperatifler aracılığıyla yürütülen projelerdeki usulsüzlük iddialarıyla yargılanmaktadır. Mektubunda suçsuz olduğunu savunan Soyer, bu süreci bir "bilenme" dönemi olarak tanımlamaktadır.
Soyer mektubunda hangi cezaevinden seslendi?
Tunç Soyer, İzmir'in Buca ilçesine bağlı Kırklar bölgesinde yer alan İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulmaktadır. Mektubunda tam adres olarak "Koğuş B/63" bilgisini paylaşan Soyer, yaklaşık bir yıldır bu tesiste bulunmaktadır. Bu cezaevi, İzmir'deki yüksek güvenlikli infaz kurumlarından biri olarak bilinmektedir.
Mektupta geçen "çift taraflı bilendim" ifadesi neyi kastediyor?
Tunç Soyer bu ifadeyle, tutukluluk sürecinde hem cezaevi koşullarına ve hukuki zorluklara (içeriden) hem de siyasi rakiplerinden veya kamuoyundan gelen eleştirilere (dışarıdan) karşı direnç kazandığını belirtmektedir. Bu sözler, Soyer'in siyasi mücadelesini bırakmadığı ve cezaevinden daha güçlü bir motivasyonla çıkmayı hedeflediği şeklinde yorumlanmaktadır.
Etiketler


