Tunç Soyer Buca Cezaevi'nden Seslendi: 300. Gün Mesajı
Buca Kırıklar Cezaevi'nde 300 gündür tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, hukuk vurgusu yaparak vicdanlı hakimlere çağrıda bulundu.

Buca Kırıklar F Tipi Cezaevi’nin tek kişilik hücresinde 300. Gününü geride bırakan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, dış dünyaya gönderdiği mesajla sessizliğini bozdu. Her akşam saat 20:00’de avlu kapısının üzerine kapanmasıyla açık havadan ve gökyüzünden mahrum kalan Soyer, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, yargı sürecindeki belirsizliklere ve suçsuzluk kanıtlarına dikkat çekti. İzmir’in son beş yılına damga vuran ismin cezaevinden yükselen bu sesi, kent siyasetinde ve devam eden hukuki süreçlerde yeni bir tartışma başlattı.
300 Günlük Hücre Hayatı ve "Sis Perdesi" Eleştirisi
Tunç Soyer, Buca Kırıklar Cezaevi’nden paylaştığı "Gecesiz 300 Gün" başlıklı mesajında, tutukluluk koşullarının ağırlığını ve hukuka olan özlemini dile getirdi. 300 gündür geceye ve karanlığa çıkamadığını belirterek söze başlayan Soyer, içeride geçirdiği süreyi "karanlıkta ışık aramak" olarak tanımladı. Hukuk devletinde soruşturmaların belirsizlikleri aydınlatması gerektiğini savunan eski başkan, kendi dosyasının bir "sis perdesi" arkasında bırakıldığını iddia etti. Soyer’e göre, bu sis perdesi kimin neden cezalandırıldığının anlaşılmasını engelliyor ve hakikate ulaşma yolunu kapatıyor.
Dosyadaki somut delillere vurgu yapan Soyer, MASAK raporları, bilirkişi raporları ve tüm tanık beyanlarının suçsuzluğunu kanıtladığını ifade etti. "İsnat edilen suçlar evimize sığmıyor" diyen Soyer, kendisine giydirilmek istenen suç profilinin gerçeklerle örtüşmediğini savundu. Açıklamasında doğrudan yargı mensuplarına seslenen Soyer, 300 gündür vicdanlı hakim ve savcıların dosyayı tarafsız bir gözle değerlendirmesini beklediğini vurguladı. Bu çıkış, Soyer’in savunma stratejisinin önümüzdeki günlerde daha aktif bir hal alacağının sinyali olarak değerlendiriliyor.
Soyer’in mesajındaki en dikkat çekici kısımlardan biri de, masumiyet ve vicdan üzerine kurduğu cümleler oldu. "Masum insanlar için hayatı karartıp cehenneme çevirenler cennete giremez" ifadesini kullanan Soyer, vicdanı temiz olanların yeryüzünü cennete çevirebileceğini belirterek, adaletin yerini bulacağına dair inancını koruduğunu gösterdi. Buca’daki tek kişilik hücreden gelen bu duygusal ve hukuki çıkış, sosyal medyada geniş bir etkileşim alırken, İzmir kamuoyunda davanın seyri hakkındaki merakı da artırdı.
İZBETON Soruşturmasından Gaziemir Dosyasına Hukuki Süreç
Tunç Soyer’in tutukluluk süreci, 1 Temmuz 2025 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli iştiraklerinden biri olan İZBETON’a yönelik başlatılan yolsuzluk soruşturmasıyla tetiklenmişti. İlk aşamada "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Soyer, bu suçlamalardan tahliye edilmesine rağmen özgürlüğüne kavuşamadı. Hemen ardından "zimmet" suçlamasıyla yeniden tutuklanan eski başkanın hukuki mücadelesi, yeni dosyaların eklenmesiyle karmaşık bir hal aldı.
Sürecin son halkasını ise Gaziemir 1. Etap kentsel dönüşüm projesiyle ilgili yürütülen soruşturma oluşturdu. İfadeye çağrılan Soyer, "neyle suçlandığını bilmediğini" belirterek savunma yapmayı reddetti. Ancak nöbetçi mahkeme, mevcut delil durumunu gerekçe göstererek Soyer hakkında bir kez daha tutuklama kararı verdi. Gaziemir ve İZBETON merkezli bu iddialar, İzmir’in kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımlarının en kritik noktalarını hedef alıyor olması bakımından büyük önem taşıyor.
Soyer’in avukatları ve destekçileri, MASAK ve bilirkişi raporlarının lehte olduğunu sık sık dile getirse de, yargı süreci yeni delil toplama ve inceleme aşamalarıyla devam ediyor. 300 günlük bu süreçte Soyer'in hem belediye başkanlığı dönemindeki icraatları hem de bu icraatların hukuki karşılığı, İzmir Adliyesi'nin en çok takip edilen dosyaları arasında yer alıyor. Özellikle İZBETON üzerinden yürütülen soruşturmanın, belediyenin diğer birimlerine sıçrayıp sıçramayacağı da kent koridorlarında konuşulan konular arasında.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Tunç Soyer’in 300 gündür Buca Cezaevi’nde bulunması, İzmir’in yerel siyasetinde ve belediyecilik hafızasında derin bir boşluk ve tartışma alanı yaratıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin beş yıl boyunca liderliğini yapmış bir ismin, kentin kentsel dönüşüm (Gaziemir) ve altyapı (İZBETON) gibi en temel hizmet alanlarındaki dosyalarla yargılanıyor olması, mevcut projelerin ilerleyişini ve kamuoyu algısını doğrudan etkiliyor. Bu durum, özellikle kentsel dönüşüm bekleyen binlerce İzmirli için sürecin hukuki bir çıkmaza girmesi endişesini beraberinde getiriyor.
Hukuki sürecin odağındaki kurum olan İZBETON, İzmir’in yollarından kentsel dönüşüm şantiyelerine kadar her noktada yetkili bir kuruluş. Soyer’e yönelik suçlamaların bu kurum üzerinden şekillenmesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal işleyişinin de mercek altına alınmasına neden oldu. Bu gelişme, özellikle Bornova, Buca ve Gaziemir'deki kentsel dönüşüm projelerini bekleyen vatandaşlar ile belediyenin yatırım planlarını yakından ilgilendiriyor. Soyer’in "vicdanlı yargı" çağrısı, İzmir’deki siyasi dengelerin ve yerel yönetim pratiklerinin gelecekte nasıl şekilleneceğine dair önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor.
Sık Sorulan Sorular
Tunç Soyer hangi suçlamalar nedeniyle cezaevinde bulunuyor?
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, başlangıçta İZBETON soruşturması kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" iddialarıyla tutuklanmıştır. Bu suçlamalardan tahliye olsa da, ardından "zimmet" suçlamasıyla tutukluluğu devam etmiştir. Son olarak Gaziemir 1. Etap kentsel dönüşüm projesiyle ilgili yürütülen soruşturmada, hakkındaki suçlamaları bilmediği gerekçesiyle savunma yapmaması üzerine tekrar tutuklama kararı verilmiştir.
Soyer’in 300. Gün mesajındaki temel iddiaları nelerdir?
Tunç Soyer, 300 gündür Buca Kırıklar Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulduğunu ve dosyasının bir "sis perdesi" ile karartıldığını iddia etmektedir. Mesajında, MASAK ve bilirkişi raporlarının kendisini suçsuz çıkardığını, tüm delillerin masumiyetini kanıtladığını savunmaktadır. Soyer, adaletin yerini bulması için vicdanlı hakim ve savcıların dosyayı objektif bir şekilde değerlendirmesi gerektiğini vurgulayarak yargı makamlarına çağrıda bulunmuştur.
İZBETON ve Gaziemir soruşturmaları İzmir’i nasıl etkiliyor?
Bu soruşturmalar İzmir'in kentsel dönüşüm stratejisinin kalbinde yer alan projeleri doğrudan etkilemektedir. İZBETON üzerinden yürütülen süreç, belediyenin altyapı ve inşaat kapasitesinin sorgulanmasına yol açarken; Gaziemir 1. Etap soruşturması, bölgedeki kentsel dönüşüm çalışmalarının hukuki bir belirsizliğe girmesine neden olmuştur. Bu durum, hem projelerden faydalanacak vatandaşları hem de İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kurumsal yatırım planlarını yakından ilgilendiren bir yerel gündem maddesidir.
Etiketler


