Tunç Soyer 9 Ayda Üçüncü Kez Tutuklandı: MASAK Raporu ve Gece Yarısı...
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İZBETON ve kooperatif soruşturmaları kapsamında 9 ay içinde üçüncü kez tutuklanarak Buca Kırklar Cezaevi'ne gönderildi.

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Buca Kırklar’daki İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nun B/63 koğuşuna 9,5 ay içinde üçüncü kez giriş yaptı. İZBETON üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm ve kooperatifleşme projelerine yönelik soruşturmalar kapsamında, gece saat 02.00 sularında verilen tutuklama kararı İzmir siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Soyer ile birlikte daha önce aynı dosyada isimleri geçen CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın da dahil olduğu süreç, "zimmet", "resmi evrakta sahtecilik" ve "görevi ihmal" suçlamalarıyla yeni bir boyuta evrildi.
İZBETON ve Kooperatif Soruşturmasında Üçüncü Dalga
Süreç, 1 Temmuz 2025 tarihinde İZBETON’a yönelik "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" iddialarıyla başlamıştı. İlk operasyonda tutuklanan Soyer, Aslanoğlu ve Kaya, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, S. S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi üzerinden "menfaat temin edildiği" iddiasıyla dosyayı genişletti. 5 Ocak’taki duruşmada gelen tahliye kararının üzerinden 5 gün geçmeden, savcılık makamı "zimmete yardım" suçlamasıyla ikinci bir operasyon başlatmış ve Soyer tekrar tutuklanmıştı. Son olarak Ankara CHP İl Başkanı Ümit Erkol’un da tutuklandığı üçüncü soruşturma dalgasında, Soyer hakkında bir kez daha tutuklama kararı çıktı.
Soyer’in avukatları, mahkeme sürecini "yedek tutuklamanın yedeği" olarak tanımlıyor. Savcılığın sunduğu 7 klasörlük dosyada, kooperatiflerin iç işleyişine dair iddialar yer alırken, Soyer savunmasında Danıştay kararlarını hatırlattı. Eski başkan, Danıştay’ın daha önce belediye başkanı olarak yargılanamayacağına dair kararlar verdiğini ve görevi ihmal suçunun dahi oluşmadığının kesinleştiğini vurguladı. Ancak mahkeme, savcılığın "para hareketlerinin aklanması" yönündeki iddialarını yerinde bularak tutukluluğun devamına hükmetti.
256 Sayfalık MASAK Raporu ve 28 Yıllık İnceleme
Soruşturma dosyasının en kritik belgelerinden biri olan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu, Soyer’in masumiyet iddiasının temelini oluşturuyor. 1984 yılına kadar geri giden ve tam 28 yıllık bir zaman dilimini kapsayan 256 sayfalık incelemede, Tunç Soyer ile kooperatif yöneticileri, müteahhitler veya taşeronlar arasında herhangi bir şüpheli para hareketine rastlanmadığı belirtildi. Soyer, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 15 yıl önce Seferihisar Belediye Başkanı seçildiğinde ailesiyle aldığı "ticaret yapmama" kararını hatırlatarak, MASAK raporunun bu temiz geçmişi tescillediğini savundu.
Raporda, incelenen binlerce sayfalık banka dökümü ve tapu kaydı arasında Soyer’in imzasının bulunduğu usulsüz bir belgeye ulaşılamadığı ifade ediliyor. Buna rağmen savcılık, kooperatiflerin iç işleyişindeki aksaklıkları ve Gaziemir 1. Etap projelerindeki gecikmeleri "zimmet" ve "kamu zararı" kapsamında değerlendiriyor. Soyer, mahkeme hakimiyle arasında geçen diyalogda, "Bir tane imzam olan belge, bir tane para hareketi söyleyin Hakim Bey, ne ile suçlandığımı anlayayım" diyerek somut delil eksikliğine dikkat çekti.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu hukuki süreç, İzmir’in en kritik sorunlarından biri olan kentsel dönüşüm projelerini doğrudan etkiliyor. Özellikle Gaziemir, Karabağlar ve Örnekköy gibi bölgelerde İZBETON ve kooperatifler aracılığıyla yürütülen binlerce konutluk projeler, yargılama süreci nedeniyle belirsizliğe sürüklenmiş durumda. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki dönem stratejisi olan "kooperatifleşme modeli", bu davalarla birlikte hem siyasi hem de hukuki bir sınav veriyor. Buca Kırklar Cezaevi’nden mesaj gönderen Soyer, "Alnım ak, başım dik" diyerek İzmir halkıyla yeniden kucaklaşacağı günü beklediğini ifade etti.
Soruşturmanın gidişatı, sadece Tunç Soyer’in siyasi kariyerini değil, aynı zamanda İzmir’deki yerel yönetim pratiklerini ve İZSU, ESHOT gibi kurumların işleyişine dair denetim mekanizmalarını da tartışmaya açıyor. 9 ayda gelen üçüncü tutuklama kararı, özellikle Bornova ve Buca gibi yoğun kentsel dönüşüm bekleyen ilçelerdeki hak sahipleri arasında endişeyle takip ediliyor. İzmir kamuoyu, önümüzdeki hafta yazılması beklenen iddianamenin ayrıntılarına ve MASAK raporunun mahkeme heyeti tarafından nasıl yorumlanacağına kilitlenmiş durumda.
Sık Sorulan Sorular
Tunç Soyer tam olarak hangi suçlamalarla tutuklandı?
Tunç Soyer, son yürütülen soruşturma kapsamında "zimmet", "resmi evrakta sahtecilik" ve "görevi ihmal" suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Soruşturma, özellikle İZBETON ve S. S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi arasındaki ticari ilişkiler ve kentsel dönüşüm projelerindeki hak ediş ödemeleri üzerinden yürütülüyor. Soyer, kendisine somut bir delil sunulmadığını belirterek bu suçlamaları reddediyor.
MASAK raporu Soyer'in suçsuzluğunu kanıtlıyor mu?
Soyer'in avukatları ve bizzat kendisi, 256 sayfalık MASAK raporunun en büyük kanıtları olduğunu savunuyor. Raporda, 1984 yılından bugüne kadar yapılan incelemelerde Tunç Soyer ile kooperatifler, müteahhitler veya taşeronlar arasında herhangi bir usulsüz para trafiği tespit edilmediği bilgisi yer alıyor. Ancak savcılık makamı, raporun kapsamı dışında kalan idari işlemler üzerinden soruşturmayı sürdürüyor.
Süreçte başka kimler yargılanıyor veya tutuklu bulunuyor?
Soruşturma kapsamında CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya da daha önce tutuklanmış ve tahliye edilmişti. Dosyanın genişlemesiyle birlikte Ankara CHP İl Başkanı Ümit Erkol’un da ismi şüpheliler arasına eklendi ve tutuklama kararları bu isimleri de kapsayacak şekilde genişletildi. Dosyada çok sayıda kooperatif yöneticisi ve bürokratın ifadesine başvurulmaya devam ediliyor.
Etiketler


