Tireli İncir Üreticisine Büyükşehir'den Biyoteknik...
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tire'deki incir üreticilerine ekşilik böceğiyle mücadele için 4 bin 350 adet yem tuzağı dağıtarak ürün kalitesini koruma altına aldı.

İzmir'in dünya çapında ün salmış tarım ürünlerinin başında gelen incirde, yeni sezon öncesi kritik bir hamle geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Türkiye'nin toplam incir üretiminin yaklaşık dörtte birini karşılayan kentte, rekolteyi ve kaliteyi tehdit eden ekşilik böceğine karşı biyoteknik mücadele başlattı. İzmir'deki toplam incir üretiminin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği Tire ilçesinde, üreticilere toplam 4 bin 350 adet çekici yem tuzağı dağıtılarak zararlılara karşı doğal bir kalkan oluşturuldu.
İncirde Kalite Kaybına Karşı Doğal Mücadele
Hasat döneminde meyvenin içine girerek ekşime, çürüme ve en tehlikelisi olan aflatoksin oluşumuna yol açan ekşilik böceği, İzmirli çiftçinin en büyük korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Kimyasal ilaçlama yöntemlerinin hem çevreye verdiği zarar hem de kalıntılar nedeniyle ihracat pazarlarında yarattığı riskler, belediyeyi daha sürdürülebilir bir çözüme yöneltti. Dağıtılan cezbedici yem tuzakları, 1,5 ile 2 litrelik ağzı kapalı plastik kaplardan oluşuyor. Bu basit ama etkili düzeneğin içerisinde ise cezbedici yem olarak sadece su, maya ve incir kullanılıyor.
Biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılmasıyla birlikte, sadece zararlılarla mücadele edilmiyor; aynı zamanda üreticinin girdi maliyetleri de önemli ölçüde aşağı çekiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ziraat mühendisleri, dağıtım sırasında üreticilere teknik eğitimler vererek, ekşilik böceğinin yaşam döngüsü ve tuzakların bahçelere nasıl yerleştirilmesi gerektiği konusunda detaylı bilgilendirme yaptı. Bu yöntemle, kimyasal ilaçların sınırlı etkisinin ötesine geçilerek, İzmir incirinin dünya pazarlarındaki "prestijli ve güvenilir" imajının korunması hedefleniyor.
Tireli Üreticiler: "İlaç Yeterli Gelmiyordu"
Tire'de uzun yıllardır incir üretimi yapan çiftçiler, dağıtılan tuzakların hayati bir boşluğu doldurduğunu ifade ediyor. 25 ton incir üretimi gerçekleştiren ve 1977 yılından bu yana TARİŞ ortağı olan Özcan Akkuyu, son yıllarda hastalıklar nedeniyle verimin düştüğüne dikkat çekti. Akkuyu, "Çok güzel ürünlerimiz vardı ancak sinekler ağacın başına gelip hastalık yapıyor. 1977'den beri TARİŞ'e ürün veririm, hiç şikayet gelmezdi ancak bu hastalıklar verimi düşürdü. Şimdi bu tuzaklarla önlemimizi alacağız" diyerek mücadelenin önemini vurguladı.
Bahçesindeki zararın nedenini ilk kez öğrenen üretici Seher Taş Anlı ise yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: "Kendi incir bahçelerimiz var ve her yıl ciddi zarar görüyoruz. Böcekleri görüyorduk ama Akdeniz böceği sanıyorduk. Ekşilik böceğini ilk kez burada duydum ve mühendislerden bilgi aldım. Meyvelerimiz telef oluyordu. Kimyasal ilaçla bir şekilde üretmeye çalışıyoruz ama yeterli gelmiyor. Bu tür basit ve doğal düzeneklerin desteklenmesi üretici için harika bir gelişme."
Üreticilerden Bekir Gedikoğlu da kimyasal yöntemlerden sonuç alamadığını belirterek, "Daha önce ilaç kullandım ama başarılı olamadım. İncirde kararma oluyor, ekşi bir tat kalıyor ve ürün resmen hurdaya çıkıyor. Kimyasal kullanmaktansa doğal yöntemleri tercih etmek hem bizim hem de tüketicinin sağlığı için çok daha iyi. Bu sayede daha kaliteli incir yiyebileceğiz" dedi. Bir diğer üretici Hasan Hüseyin Akçay ise bölge incirinin kalitesine vurgu yaparak, belediyenin sağladığı her desteğin çiftçi için can suyu olduğunu ifade etti.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu hamle, İzmir ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan tarımsal ihracat için büyük bir stratejik öneme sahip. İzmir'in Tire ilçesi, kentin incir üretim merkezi konumunda bulunuyor. Üretimin yarısından fazlasının yapıldığı bu bölgede yaşanacak bir kalite kaybı, doğrudan Ege İhracatçı Birlikleri verilerine ve dolayısıyla kentin döviz girdisine olumsuz yansıyor. Aflatoksinli ürünlerin Avrupa pazarından geri dönme riski, bu tür biyoteknik mücadele yöntemleriyle minimize ediliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bu desteği, sadece bir böcek tuzağı dağıtımı değil, aynı zamanda Küçük Menderes Havzası'ndaki ekosistemin korunması anlamına geliyor. Kimyasal kullanımının azalması, bölgedeki yeraltı sularının temiz kalmasını ve toprağın verimliliğinin korunmasını sağlıyor. Bu çalışma, özellikle Tire ve çevresindeki köylerde geçimini incirden sağlayan binlerce ailenin ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan güvence altına alıyor.
Sık Sorulan Sorular
Ekşilik böceği incire nasıl zarar veriyor?
Ekşilik böceği, incir meyvesinin olgunlaşma aşamasında içine girerek meyvenin ekşimesine, kararmasına ve çürümesine neden olur. En büyük risk ise bu böceğin taşıdığı mikroorganizmaların meyvede aflatoksin oluşumuna yol açmasıdır. Aflatoksinli ürünler hem sağlık açısından risklidir hem de ihracat standartlarına uymadığı için ticari değerini tamamen kaybederek "hurda" statüsüne düşer.
Büyükşehir'in dağıttığı yem tuzakları nasıl çalışıyor?
Dağıtılan tuzaklar, 1,5-2 litrelik plastik kaplar içerisine konulan özel bir karışımdan oluşur. Bu karışımın içinde su, maya ve bir miktar incir bulunur. Karışımın yaydığı koku, ekşilik böceklerini cezbederek kabın içine girmelerini sağlar. Kimyasal içermeyen bu biyoteknik yöntem sayesinde zararlılar meyvelerden uzaklaştırılarak kaplarda toplanır ve popülasyonları kontrol altına alınır.
Neden kimyasal ilaç yerine biyoteknik yöntemler tercih ediliyor?
Kimyasal ilaçlar incirde kalıntı bırakma riski taşır ve bu durum özellikle ihracata gönderilen ürünlerin gümrükten geri dönmesine yol açar. Ayrıca kimyasal mücadele, ekşilik böceğine karşı her zaman tam başarı sağlamaz ve faydalı böceklerin de ölümüne neden olur. Biyoteknik yöntemler ise çevre dostudur, düşük maliyetlidir ve ürünün doğal yapısını bozmadan uzun süreli koruma sağlar.
Etiketler


