Narin Güran Davasında Nevzat Bahtiyar’a 17 Yıl Hapis Cezası Verildi
Narin Güran cinayetinde Yargıtay'ın bozma kararı sonrası Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapse mahkum edildi. Mahkeme, suçun niteliğini değiştirerek cezayı artırdı.

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin koridorlarında bugün adalet için kritik bir adım atıldı. Türkiye’nin kalbini sızlatan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetinde, cansız bedeni dere yatağına taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden hakim karşısına çıktı. Yoğun güvenlik önlemleri altında görülen duruşmada mahkeme heyeti, Bahtiyar’ın daha önce aldığı 4 yıl 6 aylık cezayı iptal ederek, suçun niteliğini "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" olarak belirledi ve cezayı 17 yıl hapis cezasına yükseltti.
Mahkemede Reddi Hakim Talebi ve Gergin Dakikalar
Duruşma salonunda Narin’in babası Arif Güran, aile yakınları ve çok sayıda çevik kuvvet ekibi hazır bulundu. Duruşmanın başında Arif Güran’ın avukatları Berat Kocakaya ve Ezgi İpek, mahkeme heyeti hakkında "reddi hakim" talebinde bulundu. Avukatlar, yargılama sürecindeki tarafsızlığın zedelendiğini iddia etse de mahkeme heyeti bu talebi "yargılamayı uzatmaya yönelik" olduğu gerekçesiyle reddetti. Bu karar üzerine aile avukatları, karara itiraz edeceklerini beyan ederek duruşmanın seyrini takip etti. 9. Ağır Ceza Mahkemesi de yapılan itirazı yerinde bulmayarak yargılamanın devamına hükmetti.
Nevzat Bahtiyar’ın avukatları ve tanıkların da katıldığı duruşmada, sanığın savunması dikkatle dinlendi. Bahtiyar, daha önceki ifadelerinde olduğu gibi Narin’i kendisinin öldürmediğini, sadece cansız bedeni taşıdığını savundu. Ancak mahkeme heyeti, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin bozma ilamı doğrultusunda, eylemin sadece delil gizlemek değil, cinayete doğrudan yardım etmek olduğuna karar verdi. Savcılık mütalaasında sanık için ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edilmiş olsa da, mahkeme suçun "yardım" aşamasında kaldığına kanaat getirerek cezayı 17 yıl olarak takdir etti.
Dosyanın Geçmişi: 4,5 Yıldan 17 Yıla Uzanan Süreç
Narin Güran davasında hukuki süreç oldukça karmaşık bir yol izledi. 28 Aralık 2024 tarihinde görülen ilk yargılamada Nevzat Bahtiyar’a "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan sadece 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Bu karar kamuoyunda büyük tepki çekmiş ve dosya istinafa taşınmıştı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 26 Mayıs 2025’te bu cezayı onamış olsa da, mahkeme başkanının muhalefet şerhi davanın seyrini değiştirecek ilk sinyali vermişti. Mahkeme başkanı; kamera kayıtları, baz raporları, DNA bulguları, PSA ve kıl örneklerinin eksik incelendiğini vurgulayarak karara itiraz etmişti.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025 tarihinde dosyayı inceleyerek tarihi bir karara imza attı. Yüksek mahkeme, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onarken, Nevzat Bahtiyar’ın cezasını bozdu. Yargıtay, Bahtiyar’ın eyleminin basit bir delil gizleme değil, "nitelikli kasten öldürmeye yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu bozma kararı, bugünkü 17 yıllık hapis cezasının yolunu açtı.
Narin Güran Cinayetinin Kan Donduran Detayları
Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan Narin’in cansız bedeni, tam 19 gün süren aramaların ardından 8 Eylül'de dere yatağında bulunmuştu. Küçük kızın cesedi bir çuvalın içinde; üzerine 30, 25 ve 20 kilo ağırlığında üç büyük taş konularak ve çalılıklarla gizlenerek saklanmıştı. Güvenlik kamerası görüntüleri, Nevzat Bahtiyar’ın kırmızı bir araçla dere bölgesine gittiğini kanıtlamıştı. Ayrıca amca Salim Güran’ın aracında Narin’e ait DNA ve kıl örneklerine rastlanması, cinayetin iştirak halinde işlendiği iddiasını güçlendirmişti.
Dava dosyasındaki bilgilere göre, Nevzat Bahtiyar ilk gözaltına alındığında suçunu itiraf etmiş ancak öldürme eylemini üstlenmemişti. Bahtiyar, Narin’in cansız bedenini kendisine amca Salim Güran’ın teslim ettiğini iddia etmişti. Mahkeme sürecinde ortaya çıkan deliller, aile üyeleri ile Bahtiyar arasındaki iş birliğini net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran’ın cinayet anında olay yerinde olduklarına dair baz istasyonu verileri, davanın en kritik delilleri arasında yer aldı.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Diyarbakır'da görülen bu dava, İzmir’deki hukuk çevreleri ve çocuk hakları savunucuları tarafından da anbean takip ediliyor. İzmir Barosu ve kentteki sivil toplum kuruluşları, çocuk cinayetlerine karşı emsal niteliğindeki bu kararın önemini vurguluyor. Özellikle Konak ve Karşıyaka gibi kalabalık ilçelerde yaşayan aileler için bu davanın sonuçlanması, adalete olan güveni tazelerken, çocuk koruma sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Bu karar, İzmir’deki çocuk hakları davalarında da referans olarak gösterilebilecek bir hukuki nitelik taşıyor. Nevzat Bahtiyar’ın cezasının artırılması, suç ortaklığı ve yardım fiillerinin cezasız kalmayacağını göstermesi açısından büyük önem taşıyor. Bu gelişme, özellikle Bornova ve Buca'daki üniversite çevrelerinde ve hukuk fakültelerinde ders niteliğinde bir emsal karar olarak değerlendiriliyor.
Sık Sorulan Sorular
Nevzat Bahtiyar neden daha önce az ceza almıştı?
Nevzat Bahtiyar, davanın ilk aşamasında sadece "suç delillerini yok etme ve gizleme" suçundan yargılanmıştı. Mahkeme o dönemde eylemini cinayete yardım olarak değil, cesedi saklamak olarak nitelendirdiği için 4 yıl 6 ay hapis cezası vermişti. Ancak Yargıtay bu nitelemenin hatalı olduğunu belirterek kararı bozdu.
Narin Güran davasında diğer sanıkların cezası ne oldu?
Davanın diğer ana sanıkları olan anne Yüksel Güran, amca Salim Güran ve ağabey Enes Güran, "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu cezalar Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onanarak kesinleşti.
Nevzat Bahtiyar’ın cezası neden ağırlaştırılmış müebbet olmadı?
Savcılık makamı Nevzat Bahtiyar için de ağırlaştırılmış müebbet talep etmişti. Ancak mahkeme heyeti, toplanan deliller ve sanığın eylemlerini değerlendirerek, suçun "fail" düzeyinde değil "yardım eden" düzeyinde kaldığına hükmetti. Bu nedenle Türk Ceza Kanunu'ndaki yardım maddesi uygulanarak ceza 17 yıla indirildi.
Etiketler


