Naci Görür'den İzmir ve Marmara İçin Korkutan Uyarı
Çanakkale Ayvacık'ta meydana gelen 3.9'luk deprem sonrası Naci Görür'den kritik açıklama geldi: "Marmara geriliyor, büyük depremi bekliyoruz."

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde gece saatlerinde meydana gelen 3.9 büyüklüğündeki sarsıntı, sismik hareketliliğin rotasını yeniden Marmara ve Ege hattına çevirdi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre, dün saat 22.15'te kaydedilen deprem, yerin 13.03 kilometre derinliğinde gerçekleşti. Sarsıntı Ayvacık'ın yanı sıra çevre ilçelerde de hissedilirken, yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür'den bölgedeki gerilime dair hayati uyarılar geldi.
Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı değerlendirmede, bu sarsıntının basit bir doğa olayı olmadığını, aksine daha büyük bir sismik hazırlığın işareti olabileceğini vurguladı. Depremin Küçükkuyu Fayı üzerinde meydana geldiğini belirten Görür, sığ derinlikteki bu hareketliliğin Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) güney koluyla olan ilişkisine dikkat çekti. Görür, Marmara Bölgesi'nin sismik bir gerilim altında olduğunu ifade ederek, sarsıntının bu gerilimin somut bir göstergesi olduğunu belirtti.
Küçükkuyu Fayı ve Marmara'daki Büyük Risk
Ayvacık'ta yaşanan 3.9 büyüklüğündeki depremi analiz eden Prof. Dr. Naci Görür, sarsıntının yaklaşık 12 saat sonrasında yaptığı açıklamada, "Küçükkuyu Fayı üzerinde sığ ve küçük bir deprem oldu. KAF'ın güney kolu olarak kabul edilen bu zon gösteriyor ki Marmara Bölgesi geriliyor" ifadelerini kullandı. Bu değerlendirme, bölgedeki fay hatlarının birbirini tetikleme potansiyelini bir kez daha gündeme taşıdı. Görür, özellikle Marmara'nın kuzey hattına dair beklentisini "Biz büyük depremi tez zamanda kuzey kolda bekliyoruz" sözleriyle dile getirerek tehlikenin boyutuna işaret etti.
AFAD ve ilgili birimlerin paylaştığı verilere göre, bölgedeki hareketlilik sadece Çanakkale ile sınırlı kalmadı. Bugün sabah saatlerinde Tekirdağ açıklarında meydana gelen 1.2 büyüklüğündeki mikro deprem de bölgedeki sismik tablonun bir parçası olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, bu küçük ölçekli sarsıntıların bölgedeki fayların aktifliğini koruduğunun kanıtı olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Görür'ün "tez vakitte" vurgusu, yerel yönetimlerin ve vatandaşların deprem hazırlıkları konusundaki hassasiyetini artırması gerektiğini gösteriyor.
İzmir Depremi Hatırlatması ve Ege Denizi Bağlantısı
Naci Görür'ün uyarıları sadece Marmara ile sınırlı değil; ünlü yer bilimci geçtiğimiz ay Ege Denizi'nde, Midilli açıklarında meydana gelen 4.3 büyüklüğündeki depremi de bu süreçle ilişkilendirdi. Görür, Midilli'deki o sarsıntı için "İzmir depremini hatırlatıyor" değerlendirmesinde bulunmuştu. Küçükkuyu Fayı'na yakın bir noktada gerçekleşen o deprem ile dünkü Ayvacık sarsıntısı arasındaki mekansal yakınlık, Ege ve Marmara arasındaki sismik transferin ciddiyetini ortaya koyuyor.
Ege Denizi'ndeki bu hareketliliğin İzmir üzerindeki yansımaları, kentin kuzey ilçelerinde daha yakından hissediliyor. Özellikle Dikili, Bergama ve Aliağa gibi Çanakkale'ye komşu olan bölgelerde, bu tür sarsıntılar yakından takip ediliyor. Görür'ün İzmir depremine yaptığı atıf, sismik hatların birbirini tetikleme mekanizmasının ne kadar karmaşık ve riskli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. İzmir'in kıyı şeridindeki fay hatlarının, Ege Denizi'ndeki ana sismik merkezlerle olan bağlantısı, uzmanların "tetikte olunmalı" çağrısını güçlendiriyor.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Çanakkale ve Marmara hattındaki her sarsıntı, İzmir'in kuzey aksını ve şehir merkezindeki yapı stokunun güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve AFAD İzmir İl Müdürlüğü'nün yürüttüğü dirençli şehir çalışmaları kapsamında, bu tür bölgesel uyarılar kritik önem taşıyor. Özellikle Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka gibi alüvyon zemin üzerine kurulu ilçelerde yaşayan vatandaşlar için Prof. Dr. Naci Görür'ün "gerilme" uyarısı, yapı denetimi ve deprem hazırlıklarının ertelenemez olduğunu gösteriyor.
İzmir'in kuzeyindeki fay hatları ile Marmara'nın güney kolları arasındaki sismik ilişki, kentin afet yönetim planlarında öncelikli bir yere sahip. Ayvacık merkezli bu sarsıntı, İzmir'in sadece kendi içindeki faylarla değil, çevre illerdeki ve denizdeki büyük sistemlerle de bir bütün olduğunu kanıtlıyor. Bu gelişme, özellikle İzmir'in kuzey giriş kapısı sayılan ve yoğun sanayi tesislerine ev sahipliği yapan Aliağa bölgesindeki tesislerin deprem güvenliği protokollerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Etiketler






