Mordoğan'da 1,9 Milyarlık Tatil Köyü İçin ÇED Süreci Başladı
Karaburun Mordoğan’da yapılması planlanan 240 odalı dev tatil köyü projesi için ÇED süreci başlarken meslek odaları imar planlarına karşı hukuk mücadelesini sürdürüyor.

İzmir’in Karaburun ilçesi Mordoğan Mahallesi’nde, 1 milyar 958 milyon 758 bin 559 TL yatırım bedeliyle hayata geçirilmesi planlanan 240 odalı tatil köyü projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci resmen başladı. Samsun merkezli Yeşilyurt Demir Çelik Endüstri ve Liman İşletmeleri A. Ş. Tarafından yürütülen proje, Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde yer alıyor.
Toplam 289 bin 797 metrekarelik alanı kapsayan projede, 146 bin 760 metrekarelik bölüm tatil köyü, 84 bin 666 metrekarelik bölüm otel ve 12 bin 925 metrekarelik bölüm ise günübirlik tesis alanı olarak ayrıldı. Proje sahası Mordoğan Mahallesi’ndeki 510 ada 32, 33, 35 ve 36 parseller ile 947 ada 1 ve 948 ada 1 parselleri kapsıyor. Planda turizm alanları için emsal 0,30, yapı yüksekliği ise en fazla iki kat olarak belirlendi.
TMMOB Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası İzmir Şubeleri, 22 Haziran 2026 tarihinde açtıkları imar planı iptal davasının sürdüğünü hatırlatarak sürece tepki gösterdi. Meslek odaları tarafından yapılan ortak açıklamada, bölgenin "Hassas B Zonu" statüsünün "Tampon Zon" olarak değiştirilerek yapılaşmaya açıldığı ve tarım alanlarının tapuda "arsa" niteliği kazandırılarak turizm kullanımına dönüştürüldüğü vurgulandı.
Karaburun'daki İmar Planı Değişikliğinin Detayları
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 23 Şubat 2026 tarihli onayıyla, mevcut planlarda "Tarım Alanı" olan bölge "Turizm Alanı" kullanımına çevrildi. Meslek odaları, dava süreci devam ederken 7 Temmuz 2026’da askıya çıkarılan parselasyon planının tapuya işlendiğine dikkat çekiyor. Yapılan düzenlemeyle, 948 ada 1 parselin 146 bin 760 metrekarelik yüzölçümü, tatil köyü alanı ile birebir örtüşecek şekilde oluşturuldu.
Projenin bölgedeki ekosistem üzerinde yaratacağı olası etkiler şu şekilde sıralanıyor:
- 240 odalı tesisin su ihtiyacının bölgedeki kuraklık baskısını artırması.
- Trafik yükünün yoğunlaşması ve atık sulardan kaynaklı koku sorunları.
- Tarım alanları ve zeytinliklerin kaybı.
- Kıyı ve dere ekosistemlerinde (Kılıç Deresi ve Kaplan Deresi çevresi) yaşanabilecek tahribat.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karaburun Belediyesi de daha önce planlara karşı görüş bildirmiş, alanın üst ölçekli planlarda "doğal karakteri korunacak alan" olarak tanımlandığını belirtmişti. Karaburun Sivil İnisiyatifi ve Karaburun Kent Konseyi’nin de müdahil olduğu yargı süreci devam ederken, meslek odaları ekolojik yıkım geri dönülemez boyuta ulaşmadan projenin durdurulması çağrısını yineledi.
Etiketler






