Gündem

Menemenli Genç Girişimci Kurumsal Kariyeri Bıraktı Ata Toprağına Döndü

İzmir Menemen'de kurumsal hayatı terk eden Bekir Halaç, babasıyla birlikte 30 dekarlık alanda yapay zeka destekli sertifikalı organik tarım yaparak 50 çeşit ürün yetiştiriyor.

Elif Sönmez
7 görüntülenme
Menemenli Genç Girişimci Kurumsal Kariyeri Bıraktı Ata Toprağına Döndü
Temsili görsel — yapay zeka ile oluşturulmuştur

İzmir'in Menemen ilçesindeki 30 dekarlık bereketli arazide, kimyasal ilaçların yerini ısırgan otu suları ve yapay zeka teknolojisi aldı. Kurumsal iş hayatının stresli ofis ortamını geride bırakan 32 yaşındaki Bekir Halaç, babası 63 yaşındaki Halil Halaç'ın çeyrek asır önce başlattığı organik tarım mücadelesine omuz vererek ata topraklarında yeni bir dönem başlattı. Karabük Üniversitesi İşletme Bölümü Aktüerya ve Risk Yönetimi mezunu olan genç girişimci, beyaz yakalı kariyerini sonlandırıp Menemen’in tek sertifikalı organik üreticisi olarak toprağa dönüş yaptı.

Menemen’deki 30 Dekarlık Arazide 50 Çeşit Organik Ürün

Menemen'de yaşayan Halaç ailesi, tam 25 yıldır gelecek nesillere temiz bir toprak bırakma hedefiyle üretim yapıyor. Baba Halil Halaç ve oğlu Bekir Halaç, 30 dekarlık tarlalarında hem insan sağlığını hem de ekosistemi koruyan bir model uyguluyor. Üretim yelpazesi oldukça geniş bir çeşitliliğe sahip. Mevsimsel döngüye göre tarlada yetişen ürünler şunlar:

  • Kış Dönemi: Lahana, pırasa, kereviz.
  • Bahar ve Yaz Dönemi: Çilek, kabak, salatalık, patlıcan, biber.
  • Meyve Çeşitleri: Kayısı, mandalina, portakal, nar, limon.

Toplamda 50’den fazla ürün çeşidiyle İzmir pazarlarına hitap eden aile, Menemen’in bu alandaki tek sertifikalı üreticisi olma unvanını gururla taşıyor. Tarlada hiçbir şekilde kimyasal ot ilacı kullanılmıyor. Bekir Halaç, ot ilacı kullanıldığında 10 yevmiye ile bitirilecek işin, organik yöntemler nedeniyle 300 yevmiyeye mal olduğunu ancak sağlıktan ödün vermediklerini belirtiyor. Bitkilerin beslenmesinde ise ısırgan otu suyu ve lahana suyu gibi tamamen doğal maddeler tercih ediliyor.

Kurumsal Hayattan Aktüerya Uzmanlığına Uzanan Yol

Bekir Halaç’ın hikayesi, modern çalışma hayatının kıskacından kaçıp doğaya sığınan binlerce gencin temsilcisi niteliğinde. Karabük Üniversitesi’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra bir yıl boyunca hastanelere laboratuvar malzemeleri satan bir firmada çalışan Halaç, askerlik görevinin ardından radikal bir karar aldı. Ofis ortamının kendisini sıktığını fark eden genç mezun, çocukluğundan beri aşina olduğu çiftçilik mesleğine geri döndü. Maddi zorluklara rağmen kendi işinin sahibi olmanın avantajını vurgulayan Halaç, "Tarımsal üretim meşakkatli ama gönlümüz ferah" diyerek bu dönüşün manevi tatminine dikkat çekiyor.

Genç girişimci, tarlaya döndükten sonra sadece geleneksel yöntemlerle yetinmedi. Araziyi büyüterek ürün çeşitliliğini artıran Halaç, tarımsal üretimde karşılaştığı teknik sorunları aşmak için yapay zekadan destek alıyor. Teknolojiyi toprağın verimiyle birleştiren bu yaklaşım, Menemen tarımına modern bir vizyon kazandırıyor. Yapay zeka, hastalık teşhisi ve verim analizi gibi konularda genç çiftçinin en büyük yardımcısı haline gelmiş durumda.

İzmir Bostanlı Pazarı’ndan Sertifikalı Üretime

Baba Halil Halaç’ın organik tarım serüveni, aslında bir müşteri talebiyle kurumsallaşmış. 1980’li yıllarda dede mesleği olan ilaçlı tarımı sürdüren Halil Halaç, 25 yıl önce kimyasalları tamamen hayatından çıkardı. İzmir’de henüz organik pazarlar kurulmadan önce Karşıyaka Bostanlı Pazarı’nda tezgah açan Halaç, o günleri şu sözlerle anlatıyor: "200 müşteri beni bekliyordu. Müşterilerden biri 'bunun belgesini al da organik diye sat' dedi. Hemen müracaat ettim ve bir yıllık geçiş sürecinin ardından sertifikalı üretime başladım."

Bugün gelinen noktada 18 yıldır sertifikalı üretim yapan Halil Halaç, oğlunun üniversite sonrası tarlaya dönmesinden büyük memnuniyet duyuyor. Eskiden ilaç kullanarak yaptıkları hataları geride bıraktıklarını belirten baba Halaç, organik tarımdan artık geri dönmeyeceklerini, çünkü insan sağlığına zarar vermenin telafisi olmadığını vurguluyor. İzmir’in yerel ekonomisi için kritik öneme sahip olan bu aile işletmesi, sağlıklı gıdaya ulaşmak isteyen İzmirliler için güvenilir bir liman olmaya devam ediyor.

İzmir Tarımı İçin Organik Dönüşümün Önemi

Menemen ovası, İzmir’in gıda ambarı olarak bilinir. Halaç ailesinin sürdürdüğü bu mücadele, sadece bir aile işletmesinin başarısı değil, aynı zamanda Gediz Havzası’nın korunması anlamına geliyor. Kimyasal ilaçların toprağı ve yer altı sularını kirlettiği bir dönemde, Menemen’de tek bir ailenin bile bu direnci göstermesi, bölgedeki diğer üreticiler için örnek teşkil ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve yerel yönetimlerin yerli üreticiyi destekleme politikalarıyla uyumlu olan bu girişim, kentteki organik pazar kültürünün de canlı kalmasını sağlıyor.

Bu gelişme, özellikle sağlıklı beslenme bilincinin arttığı İzmir’de, Menemen ve çevresindeki binlerce dekar arazinin geleceği için umut verici bir tablo çiziyor. Gençlerin teknolojiyle toprağı buluşturması, İzmir tarımının dijitalleşirken doğallığını korumasına yardımcı oluyor.

Sık Sorulan Sorular

Menemen'de üretilen organik ürünlere İzmir'de nereden ulaşılabilir?

Halaç ailesinin Menemen'deki 30 dekarlık arazisinde yetiştirdiği 50'den fazla çeşit organik sertifikalı ürün, İzmir'in çeşitli noktalarında kurulan organik pazarlarda satışa sunulmaktadır. Özellikle Karşıyaka Bostanlı ve diğer ilçelerdeki sertifikalı organik pazarlarda bu ürünleri bulmak mümkündür.

Organik tarımda yapay zeka nasıl kullanılıyor?

Genç girişimci Bekir Halaç, tarımsal üretim sürecinde karşılaştığı hastalıklar, zararlılar veya verim düşüklüğü gibi sorunlarda yapay zeka algoritmalarından destek almaktadır. Bu teknoloji, kimyasal kullanmadan doğal çözümler üretilmesine ve arazinin verimliliğinin dijital verilerle takip edilmesine olanak sağlamaktadır.

Sertifikalı organik tarım ile geleneksel tarım arasındaki maliyet farkı nedir?

Organik tarımda kimyasal ot ilaçları kullanılmadığı için işçilik maliyetleri oldukça yüksektir. Bekir Halaç'ın verdiği bilgilere göre, ilaç kullanan bir üreticinin 10 yevmiye ile bitirdiği ot temizleme işi, organik tarımda elle yapıldığı için 300 yevmiye gibi çok daha yüksek bir maliyete ulaşmaktadır.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#Menemen#OrganikTarim#Ekonomi#TarimTeknolojileri