Gündem

İZSU Çalışanı Sabri Kılınç'ın Ölümünde İhmal İddiaları: 12 Saat Çukurda...

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nde çukura düşen kamyonda hayatını kaybeden Sabri Kılınç'ın ailesi, 12 saatlik ihmal ve vinç faturası iddialarıyla İZSU'ya tepki gösterdi.

Emre Aktaş
8 görüntülenme
İZSU Çalışanı Sabri Kılınç'ın Ölümünde İhmal İddiaları: 12 Saat Çukurda...

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nin derinliklerindeki balçık dolu çukur, 38 yaşındaki İZSU çalışanı Sabri Kılınç’a mezar oldu. 1 Nisan günü meydana gelen ve İzmir kamuoyunda büyük üzüntü yaratan olayın ardından, Kılınç ailesi sessizliğini bozarak çarpıcı ihmal iddialarını gündeme taşıdı. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma devam ederken, acılı aile Çiğli'deki evlerinde taziyeleri kabul ediyor ve adaletin yerini bulmasını bekliyor.

Olay günü yaşanan süreci anlatan eş Ulkiye Kılınç, Sabri Kılınç ile en son saat 14.00 sıralarında telefonla görüştüğünü belirtti. Eşinin görev gereği kullandığı kamyonla Kemalpaşa ilçesi Ulucak İstiklal Mahallesi'ne gittiğini ifade eden Kılınç, o son görüşmede eşinin "Arabam çok yüklü, trafik var" dediğini aktardı. Her gün saat 17.15’te evde olan eşine ulaşamayınca paniğe kapılan aile, İZSU yetkilileriyle iletişime geçtiğinde "araç Kemalpaşa’da sinyal veriyor" yanıtını aldı. Ancak gerçek saatler sonra Çiğli'deki tesisin içerisinde ortaya çıktı.

"12 Saat Boyunca Neden Takip Etmediniz?"

Sabri Kılınç’ın cansız bedenine ve kullandığı kamyona, ancak ailesinin ısrarlı takibi sonucu ulaşılabildi. Ulkiye Kılınç, eşinin ölümünde zincirleme ihmaller bulunduğunu savunarak yetkililere sert sorular yöneltti. Kılınç, "Kocam 12 saat çamurun içinde kalmış. Sinyal oradaydı da neden birinizden biri bakmadı? İşçini oraya yönlendiriyorsan takip etmek zorundasın. Yağmurlu günde döküm yapılmaması gereken yasak bir bölgeye eşimi kim, neden gönderdi?" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Eşinin yanında normalde bir yardımcı eleman bulunduğunu ancak o gün elemanın izne çıkarıldığını belirten Ulkiye Kılınç, bölgedeki güvenlik eksikliklerine de dikkat çekti. Tesis içerisinde hiçbir ışıklandırma ve koruma önlemi olmadığını vurgulayan acılı eş, "Kocamı aramaya çıkmasaydım 24 saat sonra bile ona ulaşamayacaktım. Kimyasal maddeler cesedini eritecekti. Bir can bu kadar ucuz olmamalı. Suçlu olan her kimse cezasını çeksin" diyerek hukuk mücadelesini sürdüreceğini ifade etti.

40 Bin Liralık Vinç ve Fatura Krizi

Olayın en dikkat çekici iddialarından biri de arama ve kurtarma çalışmaları sırasında yaşandı. Sabri Kılınç’ın babası Bekir Kılınç, oğlunun içinde bulunduğu kamyonun 2 Nisan gecesi saat 02.00-03.00 sularında çıkarıldığını söyledi. Kamyonu çıkarmak için İZSU ekiplerinin yardımcı olmadığını iddia eden baba Kılınç, kendi imkanlarıyla 40 bin TL ödeyerek iki adet vinç kiraladıklarını açıkladı. Bekir Kılınç, İZSU yetkililerinin daha sonra bu vincin faturasını kurum adına kestirmek istediklerini ileri sürdü.

Baba Bekir Kılınç, tesisten sorumlu müdür ve başşoför ile yaptığı görüşmeyi şu sözlerle aktardı: "Başşoföre 'Nereye gönderdin?' diye sordular, '8 nolu bölgeye gönderdim' dedi. Müdür direkt oraya gitti. Çukurun içinde kamyonun ışığını görünce 'Yaktınız beni' dedim. Şimdi gelmişler 'Faturayı bizim adımıza kes' diyorlar. Arkadaşımız Numan hepsini oradan kovdu. Param yoksa evimi satacağım ama bu işin peşini bırakmayacağım."

İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu trajik olay, İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İZSU Genel Müdürlüğü'nün iş güvenliği protokollerini ve tesis içi denetim mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı. Özellikle Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi gibi tehlikeli atıkların ve derin balçık havuzlarının bulunduğu alanlarda, personelin tek başına çalıştırılması ve GPS takip sistemindeki aksaklıklar ciddi bir güvenlik açığı olarak değerlendiriliyor. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmanın neticesi, İzmir'deki binlerce belediye çalışanının çalışma koşullarını doğrudan etkileyecek emsal bir karar olabilir.

Yaşanan bu gelişme, özellikle Çiğli ve Karşıyaka bölgesinde yaşayan binlerce İzmirliyi ve belediye personelini iş sağlığı ve güvenliği standartları konusunda derin bir endişeye sevk etmiş durumda.

Sık Sorulan Sorular

Sabri Kılınç olayıyla ilgili hukuki süreçte son durum nedir?

Olayın ardından Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından geniş kapsamlı bir adli soruşturma başlatılmıştır. Savcılık, tesis içindeki güvenlik kameralarını, GPS kayıtlarını ve personelin görevlendirme listelerini inceleme altına almıştır. Ailenin ihmal iddiaları ve "yasak bölgeye gönderilme" beyanları soruşturmanın ana odağını oluşturmaktadır.

Ailenin İZSU yönetimine yönelik temel suçlamaları nelerdir?

Aile, Sabri Kılınç'ın yağmurlu havada döküm yapılmaması gereken riskli bir bölgeye tek başına gönderilmesini, GPS sinyaline rağmen 12 saat boyunca müdahale edilmemesini ve arama çalışmaları sırasında kurumsal destek verilmemesini temel ihmaller olarak sıralamaktadır. Ayrıca, özel imkanlarla tutulan vincin faturasının kurum adına düzenlenmek istenmesi de ailenin tepki gösterdiği konular arasındadır.

Olayın gerçekleştiği Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nde güvenlik önlemleri yeterli mi?

Kılınç ailesinin ifadelerine göre, olay yerinde yeterli ışıklandırma, uyarı levhası veya koruma bariyeri bulunmamaktadır. Özellikle "8 nolu bölge" olarak adlandırılan döküm sahasında iş güvenliği standartlarının ihlal edildiği iddia edilmektedir. Bu durum, tesisteki genel güvenlik protokollerinin yetersiz olduğu yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#IZSU#Cigli#Ihmal#Gundem#Belediye