İzmir Milli Kütüphane Nadir Eserleri AASSM’de Sergileniyor
İzmir Milli Kütüphane’nin 61 nadir eseri, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen özel bir sergiyle ilk kez İzmirlilerin ziyaretine açıldı.

Güzelyalı’daki Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) Giriş Galeri, yüzyılların tozunu raflardan indiren 61 nadir esere kapılarını açtı. İzmir’in yazılı ve kültürel belleğinin en önemli kalelerinden biri olan İzmir Milli Kütüphane’nin koleksiyonu, “Belgesel Mirasın İzinde: İzmir’in Nadir Eserleri” sergisiyle ilk kez bu kadar kapsamlı bir şekilde kamuoyuyla buluştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürlüğü (APİKAM) ile İzmir Milli Kütüphane iş birliğinde hazırlanan serginin açılışına İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı avukat Ulvi Puğ ve çok sayıda İzmirli sanatsever katıldı.
Yüzyıllık Yazmalar ve Müteferrika Baskıları İzmirlilerle Buluşuyor
Sergide yer alan 61 eser, kentin entelektüel birikimini ve dünya kültür tarihindeki yerini somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Seçkide 26 el yazması, 2 taş baskı ve 33 matbu kitap bulunuyor. Serginin en dikkat çekici parçalarından birini, Enverî’nin 1464-1465 yıllarında şiir formunda kaleme aldığı Düstûrnâme-i Enverî oluşturuyor. Türk kültürü ve Osmanlı tarihinin en eski kaynaklarından biri kabul edilen bu eserin bir başka el yazması nüshası Fransa Milli Kütüphanesi’nde korunuyor. İzmirliler, kentin bu eşsiz hazinesini 15 Kasım 2026 tarihine kadar yerinde inceleme fırsatı bulacak.
Kütüphane koleksiyonunun en değerli parçaları arasında gösterilen Kâtip Çelebi’nin ünlü eseri Cihannüma da galerideki yerini aldı. İbrahim Müteferrika Matbaası’nda 1732 yılında basılan bu nüsha, Türkçe coğrafya literatürünün dönüm noktalarından biri sayılıyor. Sergide ayrıca İzmir Milli Kütüphane envanterinde bulunan 17 İbrahim Müteferrika baskısı eserden seçilen 5 özel kitap daha yer alıyor. Gutenberg’in hareketli metal harflerle baskı tekniği kullanılarak 1531 yılında Latince basılan Aristoteles’in Toplu Eserleri ile Hasan Âşıkî’nin kaleminden çıkan nadide bir yazma Kur’an-ı Kerim nüshası, serginin çeşitliliğini artıran diğer önemli parçalar arasında bulunuyor.
İzmir’in Entelektüel Hafızası Depolardan Çıkıyor
Açılış töreninde konuşan Kent Arşivi ve Müzeler Şube Müdürü Dr. Serhan Kemal Saygı, İzmir Milli Kütüphane’nin yaklaşık iki milyon kitap, dört bine yakın süreli yayın ve 3 bin 500 cilde yaklaşan el yazmasıyla sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin en büyük kültür hazinelerinden biri olduğunu hatırlattı. Saygı, bir kütüphanenin gerçek gücünün sadece deposundaki sayısal veriyle ölçülemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Eserlerin toplumun zihniyle ve ruhuyla temas ettiği ölçüde değerli olduğuna inanıyoruz. Bu sergiyi kentimizin yüzyıllardır biriken entelektüel hafızasını genciyle yaşlısıyla tüm İzmirlilerin seyrine sunmak ve bu kıymetli mirası herkese ait bir değer kılmak amacıyla hayata geçirdik.”
Serginin genel koordinasyonunu üstlenen Dr. Serhan Kemal Saygı ve avukat Ulvi Puğ, hazırlık sürecinin titizlikle yürütüldüğünü vurguladı. Saygı, bu çapta bir serginin kentte ilk kez düzenlendiğine dikkat çekerek, sergilenen her eserin insanlığın öğrenme arzusunun ve zamana karşı direnişinin birer tanığı olduğunu söyledi. İzmir’in belgesel mirasını gün yüzüne çıkarmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu ifade eden Saygı, hafızanın paylaşıldıkça geleceğe yön vereceğini belirtti.
Beş Aylık Emeğin Ürünü: Kültür Tarihinde Özel Bir Gün
Serginin danışmanlığını yürüten İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Akkaya, İzmir Milli Kütüphane ve APİKAM’ın kentin kültür dünyasındaki kritik rolüne değindi. Akkaya, serginin yaklaşık beş aylık yoğun bir emeğin sonucu olduğunu ifade ederek, “İzmir’in kültür evreninin çok müstesna iki kurumunun ev sahipliğiyle gerçekleştirilmiş bu çapta ilk etkinlik olacak. İnanıyorum ki İzmir’in kültür tarihi açısından bugün ileride çok özel bir gün olarak anılacak” dedi. Akkaya, bu serginin İzmirlilerde kendi hafıza kurumlarına yönelik bir merak uyandırmasını hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
İzmir Milli Kütüphane Vakfı Başkanı avukat Ulvi Puğ ise koleksiyonun mülkiyetinin tüm topluma ait olduğunu hatırlattı. Puğ, “Bu kitaplar bizim değil, bütün İzmir’in, bütün Türkiye’nin kitaplarıdır” diyerek, serginin hazırlanmasında emeği geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a, Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay’a ve tüm APİKAM çalışanlarına teşekkürlerini sundu. İzmir’in merkezindeki bu tarihi hazine, kentin eğitimli nüfusu ve özellikle Alsancak-Konak aksındaki kültür rotasını takip edenler için yeni bir durak noktası haline geldi.
Sık Sorulan Sorular
İzmir’in Nadir Eserleri sergisi nerede ve hangi tarihe kadar açık kalacak?
Sergi, İzmir’in Konak ilçesinde bulunan Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) Giriş Galeri’de düzenleniyor. Ziyaretçiler, yüzyılların mirasını taşıyan bu özel koleksiyonu 15 Kasım 2026 tarihine kadar ücretsiz olarak görebilirler.
Sergide hangi türden tarihi eserler yer alıyor?
Sergi kapsamında İzmir Milli Kütüphane envanterinden seçilen toplam 61 eser yer alıyor. Bunların 26 tanesi el yazması, 2 tanesi taş baskı ve 33 tanesi ise matbu kitaptır. Özellikle 1464 tarihli Düstûrnâme-i Enverî ve 1732 baskısı Cihannüma serginin en önemli parçalarıdır.
Sergide İbrahim Müteferrika matbaasına ait eserler var mı?
Evet, sergide Osmanlı’nın ilk matbaacısı İbrahim Müteferrika tarafından basılan eserlere özel bir yer ayrılmıştır. İzmir Milli Kütüphane koleksiyonunda bulunan 17 Müteferrika baskısı eserden 5 tanesi bu sergi kapsamında ilk kez toplu halde İzmirlilere sunulmaktadır.
Etiketler


