İzmir'in Kahraman Anneleri Alevlerle Savaşıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinde görevli kadınlar, Anneler Günü'nde hem alevlerle mücadele ediyor hem de çocuklarına duydukları özlemle başa çıkıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın koridorlarında yankılanan telsiz sesleri, Elif ve Damla için sadece bir görev emri değil, evlatlarından ayrı geçecek zorlu saatlerin de başlangıcı anlamına geliyor. Şehrin güvenliğini sağlamak adına 24 saat esasıyla görev yapan bu kadınlar, bir yandan İzmir'in dört bir yanındaki yangınlara müdahale ederken annelik şefkatiyle çocuklarını büyütüyor. Alevlerin arasına korkusuzca dalan "ateş savaşçısı" anneler, disiplin ve dayanıklılık gerektiren mesleklerini büyük bir özveriyle sürdürüyor.
Elif Kamile Şahbudak: "Çocuğum Uyurken Bile Özlüyorum"
İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 6 yıldır itfaiye memuru olarak görev yapan Elif Kamile Şahbudak, sahada gösterdiği profesyonelliği evde 2 yaşındaki oğlu Görkem'e karşı duyduğu derin özlemle harmanlıyor. Görevi gereği uzun saatler boyunca evinden ve çocuğundan uzak kalan Şahbudak, mesleğinin en zor yanının fiziksel yorgunluk değil, evladından ayrı kalmak olduğunu vurguluyor. 24 saatlik vardiya sisteminin getirdiği boşluk hissini "İnsan çocuğuyla uyumayı seviyor, o anı yaşayamayınca bir boşluk hissediyorsunuz" sözleriyle anlatan Şahbudak, her şeye rağmen sevdiği işi yapmanın verdiği mutlulukla yorgunluğunu unuttuğunu belirtiyor.
Anne olduktan sonra mesleki bakış açısının tamamen değiştiğini ifade eden Elif Kamile Şahbudak, özellikle çocukların dahil olduğu vakalarda empati duygusunun çok daha ağır bastığını söylüyor. Sahada profesyonel kalmak zorunda olsalar da duygusal olarak etkilendikleri anları gizleyemeyen Şahbudak, doğum sonrası işe dönüş sürecinde yaşadığı zorlukları şu sözlerle aktarıyor: "İlk günlerim ağlayarak geçti ancak bu mesleğin gerekliliği bu; devam etmek zorundaydım. Eğer o gün 'yapamayacağım' deseydim, muhtemelen bugün burada olamazdım."
16 Yıllık Tecrübe ve İtfaiyeci Bir Aile: Damla Ertuğrul
İzmir İtfaiyesi'nde 16 yılı geride bırakan Damla Ertuğrul, sadece bir anne değil, aynı zamanda eşi İlker Ertuğrul ile birlikte alevlere karşı omuz omuza mücadele eden bir profesyonel. Hayallerinde itfaiyeci olmak yokken mesleğe adım attığı ilk günden itibaren kendisini buraya ait hissettiğini söyleyen Ertuğrul, "İyi ki itfaiyeciyim" diyerek mesleğine olan tutkusunu dile getiriyor. 10 yaşındaki Ender ve 6 yaşındaki Eren isminde iki oğlu olan başarılı itfaiyeci, çocuklarının gözünde bir "süper kahraman" olarak görülmenin gururunu yaşıyor.
Damla Ertuğrul, kendi çocuğunu evde bırakıp başka çocukların hayatını kurtarmaya gitmenin tarif edilemez bir duygu olduğunu belirtiyor. Oğlu Eren’in arkadaşlarına "Annem itfaiyeci, o bir süper kahraman gibi" demesi, Ertuğrul için mesleğinin en büyük ödülü niteliğinde. Hamilelik dönemini bile itfaiye çatısı altında geçiren ve burayı "evim" olarak tanımlayan Ertuğrul, vardiyalı sistemin çocuklarını daha güçlü ve bilinçli bireyler haline getirdiğine inanıyor. Çocuklarına bırakacağı en büyük mirasın, güçlü bir kadın ve başarılı bir itfaiyeci duruşu olduğunu ifade ediyor.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'ndaki bu güçlü kadın figürleri, kentin afet yönetimi ve güvenlik stratejilerinde kadın emeğinin ne kadar kritik bir rol oynadığını kanıtlıyor. İzmir gibi dinamik bir metropolde, her gün onlarca farklı olaya müdahale eden ekiplerin içinde anne hassasiyetiyle görev yapan personelin bulunması, özellikle sosyal yardım ve kurtarma operasyonlarında insani dokunuşu güçlendiriyor. Bu durum, İzmir'in modern ve toplumsal cinsiyet eşitliğine önem veren yapısını da destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
İtfaiyeci annelerin çocukları olan Ender ve Eren'in sözleri ise bu mücadelenin gelecek nesillerdeki karşılığını özetliyor. 10 yaşındaki Ender, "Annem yangınlarda insanları kurtarıyor, o yüzden benim kahramanım" derken, 6 yaşındaki Eren annesiyle duyduğu gururu her fırsatta dile getiriyor. İzmir'in sokaklarında siren sesleri duyulduğunda, o aracın içinde evladının kokusunu özleyen ama bir başkasının canını kurtarmak için canını dişine takan bir annenin olduğunu bilmek, tüm şehre güven veriyor. Bu özverili çalışma disiplini, özellikle Buca, Bornova ve Konak gibi nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu ilçelerde, acil durumlara müdahale kapasitesini ve toplumsal dayanıklılığı artırıyor.
Sık Sorulan Sorular
İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinde çalışma saatleri nasıldır?
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan personel, genellikle 24 saat görev ve 48 saat istirahat şeklinde düzenlenen vardiyalı bir sistemle çalışmaktadır. Bu sistem, personelin acil durumlara her an müdahale edebilmesini sağlarken, aile yaşamlarında özellikle çocuklu anneler için uzun süreli ayrılıklar ve ciddi bir planlama gerektirmektedir.
Kadın itfaiye personeli sahada hangi görevleri üstlenmektedir?
Kadın itfaiye memurları, erkek meslektaşlarıyla tamamen aynı sorumluluklara sahiptir. İzmir'deki kadın itfaiyeciler; yangına müdahale, trafik kazalarında kurtarma operasyonları, sel ve su baskınları gibi doğal afetler ile her türlü arama kurtarma faaliyetinde aktif olarak en ön safta görev almaktadır. Fiziksel dayanıklılık ve teknik bilgi gerektiren tüm süreçlerde profesyonel eğitimlerini uygulamaktadırlar.
İtfaiyeci olmak isteyen kadınlar için başvuru şartları nelerdir?
İzmir'de itfaiye eri olabilmek için genellikle Belediye bünyesinde açılan KPSS tabanlı atamalar takip edilmelidir. Adayların belirli bir boy ve kilo şartını taşımaları, itfaiyecilik meslek yüksekokulu veya sivil savunma gibi ilgili bölümlerden mezun olmaları ve fiziksel yeterlilik parkurlarını başarıyla tamamlamaları gerekmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi, liyakat esaslı alımlarla kadın istihdamını bu alanda teşvik etmektedir.
Etiketler


