İzmir'de Zemin İncelemesi: Konak'ta 40 Sondaj Tamamlandı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, depreme dirençli kent hedefiyle yürüttüğü mikrobölgeleme çalışmalarında Konak etabında 40 sondajı tamamladı.

Konak'ta Göztepe Stadı çevresinden başlayarak Konak İskelesi'ne kadar uzanan hatta yürütülen zemin incelemelerinde 40 sondaj noktası tamamlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kenti afetlere karşı dirençli hale getirmek için başlattığı mikrobölgeleme çalışmaları, Bornova ve Karşıyaka'nın ardından Konak ve Bayraklı ilçelerinde devam ediyor.
Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı ile Egeşehir uzmanlarının yürüttüğü saha operasyonlarında, yer altının jeolojik ve jeofizik özellikleri mercek altına alınıyor. Bornova’da 7 bin, Karşıyaka’da ise 2 bin hektarlık alanda çalışmalarını bitiren ekipler, Konak’taki sondajlardan alınan numuneleri ve jeofizik ölçümleri laboratuvar ortamında analiz ediyor.
Sondaj Derinliği 450 Metreye Kadar Çıkacak
Çalışmaların teknik detaylarını paylaşan jeoloji mühendisi Kıvanç Sözen, sondajların genellikle 20 ila 50 metre derinlikte yapıldığını ancak bazı noktalarda 450 metreye kadar inileceğini belirtti. Sözen, "Bu çalışmalarla özellikle derinlerdeki anakayayı belirlemeyi amaçlıyoruz. Deprem sırasında anakayadan yüzeye ulaşan sismik hareketlerin zemini nasıl etkilediğini önceden anlamak büyük önem taşıyor. Elde edilen veriler, mühendislik jeolojisi ve yerleşime uygunluk haritalarına temel oluşturacak" dedi.
Konak’ın Kadifekale bölgesinde devam eden incelemelerde ise yer altının fiziksel davranışları farklı bilimsel yöntemlerle ölçülüyor. Jeofizik mühendisi Cem Taşkıran, sismik ölçümlerde yer altına titreşimler göndererek tabakaların geçiş sürelerini hesapladıklarını ifade etti. Taşkıran, inceleme kapsamında kullanılan yöntemleri şöyle sıraladı:
- Mikrotremor ölçümleri
- Elektrik özdirenç (ERT) yöntemi
- Mikrogravite ölçümleri
- Sismik yansıma ve kırılma analizleri
Sıvılaşma ve Heyelan Riskleri Haritalanıyor
Yapılan ölçümler yalnızca sarsıntı etkisini değil, yerin fiziksel risklerini de kapsıyor. Ekipler; sıvılaşma, heyelan ve kaya düşmesi gibi tehlikeleri bilimsel verilerle raporluyor. Egeşehir Laboratuvar Müdürlüğü’nde görev yapan jeoloji mühendisi Kıvanç Maden, bu verilerin İzmir’in gelecekteki kent planlamasına doğrudan yön vereceğini vurguladı. Maden, çalışmaların temel hedefinin kent sakinlerinin can ve mal güvenliğini koruyacak güvenli yerleşim alanlarını belirlemek olduğunu kaydetti.
Saha çalışmalarından elde edilen tüm bulgular, jeolojik verilerle birleştirilerek afet risk haritalarına dönüştürülecek. Bu haritalar, İzmir’in imar planlarında ve yapılaşma kararlarında ana rehber olarak kullanılacak.
Etiketler






