İzmir'de Yer Altı Suyu Alarmı

Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, İzmir'deki kayıtlı ve kayıtsız çok sayıda su kuyusuna dikkat çekerek, yer altı su kaynaklarının gelecekte İzmir için yeterli olmayabileceği uyarısında bulundu. Eskiden 50 metrede ulaşılan suya, günümüzde 400-450 metrede ulaşılabildiğini belirtti. Yağış rejimindeki düzensizlik ve betonlaşmanın, yer altı sularının beslenmesini engellediğini ifade etti. Kentin %70'inin betonla kaplı olması nedeniyle yağmur sularının büyük kısmı yüzey akışına geçiyor ve yer altı kaynaklarına ulaşamıyor.
Gediz ve Küçük Menderes nehirlerindeki kirliliğin de yer altı sularını olumsuz etkilediğini belirten Kayıkçıoğlu, Gediz Nehri'nin kuzeydeki, Küçük Menderes Nehri'nin ise güneydeki yer altı sularını kirlettiğini söyledi. Kıyı bölgelerinde deniz suyunun yer altı sularına karışması ise toprakların tuzlanmasına ve tarımsal üretimin azalmasına neden oluyor.
Vatandaşların su tasarrufuna önem vermesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, sanayi ve tarımda da dönüşüm çağrısı yaptı. Sanayide kullanılan suların arıtılarak doğaya verilmesi, tarımda vahşi sulamadan basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi, iklime uygun üretim desenlerinin benimsenmesi ve toprağın çıplak bırakılmaması gerektiğini belirtti. Yağmur suyu hasadının artık bir zorunluluk olduğunu ifade eden Kayıkçıoğlu, çatı ve tarımsal alanlarda yağmur suyu hasadıyla hem sulamada hem de yer altı sularının beslenmesinde temiz su kullanılabileceğini söyledi.
Deniz suyu arıtma projelerinin maliyetli ve yetersiz olduğunu belirten Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, yer altı sularının bu şekilde kullanılmaya devam etmesi halinde başka bir alternatifin olmadığını ve suyun doğru yönetilememesi durumunda kullanılabilecek suyun kalmayacağını sözlerine ekledi.
[🤖 Bu haber için resimler Yapay Zeka yardımı ile oluşturulmuştur.]