İzmir'de Kentsel Dönüşümde Emsal Artışı Uzatılsın
İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, İzmir'deki kentsel dönüşümde yüzde 20 emsal artışı ve Dünya Bankası kredisi fırsatının kaçırılmaması gerektiğini açıkladı.

30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen ve İzmir'i sarsan büyük depremin ardından kentsel dönüşüm bekleyen binlerce vatandaş için kritik bir eşiğe gelindi. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA) Başkanı Haydar Özkan, kentsel dönüşüm sürecinin önündeki en büyük iki engel olan yüksek maliyetler ve bürokratik süreler hakkında hayati bir uyarı yayınladı. Özellikle Bayraklı, Bornova ve Karşıyaka gibi depremden doğrudan etkilenen bölgelerde, orta ve az hasarlı binaların yenilenmesi süreci ekonomik darboğaz nedeniyle tıkanma noktasına ulaştı.
İzmirli depremzedelerin sesi olan İZDEDA, kentsel dönüşümün can damarı olarak görülen yüzde 20 emsal artışı uygulamasının süresinin dolmak üzere olduğunu hatırlatarak, bu sürenin mutlaka uzatılması gerektiğini savundu. Haydar Özkan, inşaat maliyetlerinin her geçen gün katlandığı bir ortamda, vatandaşların kendi imkanlarıyla binalarını yenilemesinin imkansız hale geldiğini vurguladı. Mevcut ekonomik şartlar altında İzmir halkının somut çözüm adımları beklediğini belirten Özkan, sürecin uzamasının mağduriyetleri artıracağı uyarısında bulundu.
Emsal Artışı ve Dünya Bankası Kredisi Synergy Oluşturacak
İzmir’deki dönüşüm sürecinde bugün itibarıyla tarihi bir fırsat penceresi açılmış durumda. İZDEDA Başkanı Haydar Özkan, ilk kez iki büyük avantajın aynı anda masada olduğunu belirtti: Yüzde 20 emsal artışı ve yüzde 0,69 faiz oranlı Dünya Bankası kredisi. Bu iki imkanın birleştirilmesinin, İzmir'in yapı stokunu güvenli hale getirmek için "tek şans" olabileceği ifade ediliyor. Özkan, "Bu iki önemli fırsat birlikte değerlendirilmezse, İzmir çok önemli bir dönüşüm avantajını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktır" diyerek yetkililere seslendi.
Sahadaki gerçeklerin kağıt üzerindeki planlardan farklı olduğunu dile getiren Özkan, birçok projenin henüz tamamlanamadığını ve vatandaşların ağır bir ekonomik yük altında ezildiğini söyledi. Dünya Bankası kredisi gibi düşük faizli finansman kaynaklarının, ancak inşaat alanını genişleten emsal artışıyla birleştiğinde vatandaşa nefes aldırabileceği belirtiliyor. 0,69 faiz oranı, piyasa koşullarının çok altında bir seçenek sunarken, emsal artışı sayesinde vatandaşın cebinden çıkacak olan ek ödeme miktarı minimize edilmiş oluyor.
Rezerv Alanlardaki Boş Konutlar İçin Geçici Barınma Önerisi
Kentsel dönüşümün sadece bina yıkıp yapmak olmadığını, aynı zamanda bir barınma krizi yönetimi olduğunu hatırlatan Özkan, İzmir'deki rezerv alanlar için de çarpıcı bir öneri sundu. Uzun süredir boş durumda bulunan rezerv alan konutlarının, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara geçici barınma amacıyla tahsis edilmesi gerektiğini ifade eden İZDEDA Başkanı, bu hamlenin üç yönlü fayda sağlayacağını savundu. Bu öneri hayata geçerse, vatandaşın üzerindeki fahiş kira yükü azalacak, devletin ödediği kira yardımı yükü hafifleyecek ve tahliye süreçleri hızlanacağı için dönüşüm süreci ivme kazanacak.
Özkan, İzmir'in artık yeni tartışmalara veya siyasi çekişmelere ayıracak vaktinin kalmadığını belirterek, mevcut imkanların rasyonel şekilde kullanılması gerektiğini söyledi. "İzmir artık geciken süreçler değil, somut çözüm adımları görmek istemektedir" diyen Özkan, kamuoyuna yaptığı çağrıda, rezerv alanlardaki konutların atıl durumda bekletilmesinin kamu zararı olduğunu ve bu konutların depremzedeler için hızlıca kullanıma açılması gerektiğini dile getirdi.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu gelişmeler, özellikle depremin merkez üssü sayılan Bayraklı'nın Adalet, Mansuroğlu ve Manavkuyu mahallelerindeki binlerce konut sahibini doğrudan ilgilendiriyor. İzmir'de kentsel dönüşümün hızı, sadece binaların güvenliği değil, aynı zamanda şehrin inşaat sektörü ve yerel ekonomisi için de belirleyici bir rol oynuyor. Emsal artışının uzatılmaması durumunda, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin üzerinde oluşacak sosyal baskının artması kaçınılmaz görünüyor.
İzmir'deki konut arzı sorunu ve yükselen kira fiyatları göz önüne alındığında, dönüşüm bekleyen orta ve az hasarlı yapıların bir an önce sisteme dahil edilmesi gerekiyor. İZDEDA'nın bu çağrısı, İzmir Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasındaki koordinasyonun önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Özellikle Bornova ve Karşıyaka hattındaki eski yapı stoğunun güvenli hale getirilmesi, olası bir yeni sarsıntıda can ve mal kaybının önlenmesi adına hayati önem taşıyor.
Sık Sorulan Sorular
İzmir'deki yüzde 20 emsal artışı neden bu kadar önemli?
Emsal artışı, bir binanın mevcut arsa üzerine daha fazla inşaat alanı yapabilmesine olanak tanır. İzmir'de maliyetlerin artmasıyla birlikte, vatandaşlar eski binalarını yenilerken müteahhitlere verecekleri payı bu artışla karşılayabilmektedir. Emsal artışı olmadığı takdirde, depremzedelerin inşaat maliyetlerini tamamen kendi cebinden karşılaması gerekmekte, bu da çoğu İzmirli için süreci imkansız hale getirmektedir.
Dünya Bankası kredisinden kimler yararlanabilir?
Dünya Bankası tarafından sağlanan yüzde 0,69 faiz oranlı kredi, özellikle kentsel dönüşüm kapsamında konutlarını yenilemek isteyen vatandaşlara yönelik bir finansman aracıdır. Bu kredi imkanı, ağır, orta veya az hasarlı olarak tescillenmiş binaların modern standartlara uygun şekilde yeniden inşa edilmesini desteklemektedir. Ancak bu kredinin etkin kullanımı, inşaat maliyetlerini dengeleyecek olan emsal artışı gibi yerel düzenlemelerle doğrudan ilişkilidir.
Rezerv alan konutları depremzedelere nasıl bir avantaj sağlar?
İZDEDA'nın önerisine göre, rezerv alanlarda boş duran konutlar kentsel dönüşüm süreci bitene kadar depremzedelere tahsis edilmelidir. Bu uygulama, İzmir'de tavan yapan kira fiyatları karşısında vatandaşın bütçesini korurken, binaların boşaltılma sürecini hızlandırarak inşaatların planlanan sürede bitmesini sağlar. Ayrıca devletin ödediği kira yardımlarının daha verimli kullanılmasına ve kamu kaynaklarının tasarruf edilmesine yardımcı olur.
Etiketler


