İzmir'de binaların yüzde 50'si riskli: Prof. Dr. Gökhan Kılıç'tan
Prof. Dr. Gökhan Kılıç, İzmir'deki binaların yarısının 1999 öncesine ait olduğunu belirterek kentsel dönüşüm ve zemin-yapı uyumu konusunda kritik uyarılarda bulundu.

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Afet Yönetimi ve Risk Azaltma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Gökhan Kılıç, Balçova fayının bulunduğu bölgede yaptığı açıklamada kentin yapı stokuna dair verileri paylaştı. İzmir'deki aktif faylara ve zemin özelliklerine dikkat çeken Prof. Dr. Kılıç, kentin acilen kentsel dönüşüme girmesi gerektiğini vurguladı.
30 Ekim 2020'de yaşanan ve kamuoyunda "İzmir depremi" olarak bilinen sarsıntının aslında Samos Adası açıklarında meydana geldiğini hatırlatan Kılıç, merkez üssü ile yıkım arasındaki ilişkiyi şu rakamlarla açıkladı: "Deprem 77 kilometre ileride, Bayraklı'da 9 binayı yıktı ve 117 vatandaşımız vefat etti. Samos Adası'nda ise sadece 2 vatandaş hayatını kaybetti. Burada en dikkat etmemiz gereken şey zemin yapı etkileşimidir. Bilim henüz depremin ne zaman ve nerede olacağını tam olarak bilemiyor, bu yüzden zemine uygun yapılar inşa etmeliyiz."
İzmir'deki Binaların Yarısı 1999 Öncesine Ait
İzmir ile İstanbul'u kıyaslayan Prof. Dr. Kılıç, İstanbul'da 1999 depreminden bu yana çeyrek asırdır bir sürecin işlediğini ancak İzmir'in henüz büyük bir deprem yaşamadığını belirtti. Kentteki yapı stoğunun güncel durumuna dair şu bilgileri verdi:
- İzmir'deki binaların yaklaşık yüzde 50'si 1999 yılı ve öncesinde inşa edildi.
- Kent genelinde çok sayıda kaçak yapı bulunuyor.
- Binaların acilen kentsel dönüşüme girmesi veya güçlendirme projeleriyle sağlamlaştırılması gerekiyor.
- Yapıların zemine uygunluğu kontrol edilerek tedbir alınmalı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde 300 kilometre uzaklıktaki Diyarbakır'da bile yıkımlar yaşandığını hatırlatan Kılıç, yapıların da insanlar gibi bir ömrü olduğunu ve İzmir çevresindeki bir fay hareketliliğinde uygun olmayan zemindeki yapıların yıkılacağını ifade etti.
Müteahhit Sayısı Avrupa Birliği'nin Toplamından Fazla
Türkiye'deki müteahhit istatistiklerini paylaşan Prof. Dr. Kılıç, sektördeki etik sorunlara değindi. Türkiye'de 300 bini aktif olmak üzere toplam 453 bin müteahhit bulunduğunu belirten Kılıç, bu sayıyı Avrupa ülkeleriyle kıyasladı: "Almanya'da 8 bin, Fransa'da 7 bin müteahhit var. Tüm Avrupa Birliği'nde toplam sayı 25 bin. Rant olunca pastayı paylaşmak isteyenlerin sayısı artıyor, bu da ahlaksızlık ve etik eksikliğini beraberinde getiriyor. Daha çok para kazanma hırsıyla beton mikserine su katılıyor, demirden çalınıyor. 1999'dan bu yana yönetmeliklerimiz 5 kez değişti; bu kurallara uyulsa depremleri hasarsız atlatabiliriz."
Balçova'daki Binalar İçin 'Dijital İkiz' Projesi
Japonya ve Şili örneklerini vererek sağlam yapı inşasının zorunluluk olduğunu belirten Kılıç, üniversite bünyesinde yürüttükleri "Dijital İkiz" projesinin detaylarını anlattı. Proje kapsamında binaların dijital modellerinin oluşturulduğunu söyleyen Kılıç, süreci şöyle di: "Balçova'daki binaların dijital ikizi üzerinde çalışmaya başladık. Kazısız teknolojiler, karot numuneleri ve mevcut proje bilgilerini bilgisayara aktarıyoruz. Bu modeller sayesinde herhangi bir deprem anında hangi binanın nasıl bir davranış göstereceğini ve nerede, nasıl bir aksiyon almamız gerektiğini önceden inceliyoruz."
Etiketler






