İzmir'de 23 Yılda 114 Bin Hektar Alan Ağaçlandırıldı
Bilal Saygılı, İzmir'de yanan 36 bin hektar alana karşılık 114 bin hektarın ağaçlandırıldığını ve 206 milyon fidanın dikildiğini açıkladı.

Bornova Çiçekliköy'de 2009 yılında meydana gelen ve 175 hektarlık devasa bir alanı küle çeviren yangının izleri, bugün yerini uçsuz bucaksız bir yeşilliğe bıraktı. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, bir zamanlar dumanların yükseldiği bu noktada yaptığı açıklamada, İzmir genelinde yürütülen ağaçlandırma seferberliğinin çarpıcı rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Çiçekliköy'deki dönüşüm, İzmir'in "Yeşil Vatan" mücadelesinin en somut örneği olarak kayıtlara geçti.
İzmir'in Orman Bilançosu: Rakamlarla Yeşil Seferberlik
İzmir'de 2003 ile 2025 yılları arasındaki süreci kapsayan orman raporu, şehrin doğasını korumak adına verilen mücadelenin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Bu dönemde kent genelinde toplam 3 bin 291 orman yangını meydana geldi. Bu yangınlarda 36 bin 604 hektarlık alan doğrudan etkilendi. Ancak devletin yürüttüğü çalışmalar, kaybedilen alanın çok daha ötesine geçti. Son 23 yılda İzmir'de tam 114 bin hektarlık alanda ağaçlandırma çalışması gerçekleştirildi.
Ağaçlandırma faaliyetlerinin detaylarına bakıldığında, İzmir toprağına adeta can suyu verildiği görülüyor. Yürütülen projeler kapsamında şu veriler paylaşıldı:
- 76 milyon 299 bin adet fidan dikimi yapıldı.
- 130 milyon 327 bin adet tohum toprakla buluşturuldu.
- Toplamda 206 milyon 626 bin fidan ve tohum İzmir'in geleceği için ekildi.
- İzmir'deki fidanlıklarda 2003-2025 yılları arasında 212 milyon adet fidan üretilerek Türkiye genelindeki projelere destek sağlandı.
Başkan Saygılı, Bornova Çiçekliköy özelinde yapılan çalışmalara da değinerek, 25 Temmuz 2009'daki yangının hemen ardından bölgeye 100 bin adet kızılçam, servi, akasya, fıstık çamı, defne ve iğde fidanı dikildiğini belirtti. Ayrıca bölgeye 300 kilogram farklı türde tohum ekilerek alanın tamamen koruma altına alındığı ve herhangi bir işgale asla izin verilmediği vurgulandı.
Yanan Alanlar Başka Amaçla Kullanılabilir mi?
Kamuoyunda sıkça tartışılan "yanan yerlere otel yapılacak" iddialarına anayasal bir perspektifle yanıt veren Bilal Saygılı, Anayasa'nın 169. Maddesini hatırlattı. Bu maddeye göre, yanan orman alanlarının başka bir amaçla kullanılması kesinlikle yasak. İzmir'de zarar gören her karış toprağın vakit kaybedilmeden yeniden ağaçlandırıldığını ifade eden Saygılı, bu uygulamanın istisnasız her ilçede geçerli olduğunu söyledi.
İzmir'in farklı noktalarında yürütülen benzer çalışmaların listesi ise oldukça kabarık. Özellikle son dönemde büyük yangınların yaşandığı şu bölgelerde ağaçlandırma süreci hızla tamamlandı veya devam ediyor:
- Karşıyaka Yamanlar bölgesindeki rehabilitasyon çalışmaları,
- Urla ve Selçuk hattındaki yeni ormanlaştırma projeleri,
- Foça ve çevresinde yangından etkilenen arazilerin yeşillendirilmesi.
Bu çalışmaların sadece ağaç dikmekle sınırlı kalmadığı; rehabilitasyon, erozyon kontrolü ve toprak muhafaza gibi teknik süreçlerin de İzmir Orman Bölge Müdürlüğü koordinesinde titizlikle yürütüldüğü kaydedildi. Türkiye'nin, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) raporlarına göre orman varlığını artıran ülkeler sıralamasında dünyada 4'üncü sıraya, Avrupa'da ise ağaçlandırmada 1'inci sıraya yükseldiği bilgisi paylaşıldı.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
İzmir gibi Akdeniz iklim kuşağında yer alan ve her yaz yangın riskiyle burun buruna gelen bir metropol için bu veriler hayati önem taşıyor. Orman varlığının artması, sadece görsel bir güzellik değil, aynı zamanda şehrin hava kalitesinin korunması ve yer altı su kaynaklarının beslenmesi anlamına geliyor. Özellikle Bornova ve Karşıyaka gibi yerleşimin yoğun olduğu ilçelerin hemen yanı başındaki ormanlık alanların korunması, şehirdeki "ısı adası" etkisini azaltan en önemli faktör.
2019 yılında ilan edilen Milli Ağaçlandırma Günü ile ivme kazanan bu süreç, İzmir'in sanayi bölgeleri ve yoğun trafiği arasında bir nefes koridoru oluşturuyor. Çiçekliköy örneğinde olduğu gibi, bir zamanlar küle dönen alanların bugün piknikçilerin ve doğaseverlerin uğrak noktası haline gelmesi, yerel ekonomiye ve sosyal yaşama da doğrudan katkı sağlıyor. Bu gelişme, özellikle orman köylüsünün desteklenmesi ve İzmir'in ekoturizm potansiyelinin artırılması noktasında kritik bir rol oynuyor.
Etiketler






