İzmir Büyükşehir'de TİS Krizi: 130 Bin TL'ye Ret
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasındaki TİS görüşmeleri tıkandı; 4 bin işçiyi ilgilendiren rakamlar ve prim krizi derinleşti.

Belediye-İş Sendikası binası önünde toplanan yüzlerce işçinin sloganlar eşliğinde Kültürpark'taki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı binasına yürümesiyle, şehirdeki toplu iş sözleşmesi (TİS) krizi sokaklara taştı. Mart ayından bu yana Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası (SODEMSEN) ile Belediye-İş Sendikası İzmir 1 ve 2 No’lu Şubeleri arasında yürütülen müzakereler, tarafların masadan uzlaşma çıkmadan kalkmasıyla sonuçlandı. Yaklaşık 4 bin çalışanı doğrudan ilgilendiren bu tıkanıklık, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu 130 bin TL’ye varan maaş teklifinin sendika tarafından reddedilmesiyle yeni bir boyuta ulaştı.
Prim ve Mesai Ücretlerinde Uzlaşı Sağlanamadı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZULAŞ ve İZDOĞA bünyesinde görev yapan işçileri kapsayan 2026-2028 dönemi sözleşme taslağında yer alan bazı maddeler, belediye yönetimi tarafından "sürdürülemez" olarak nitelendirildi. Özellikle sendikanın talep ettiği "İşe Devam Primi" ve "Sağlık Raporu Almama Primi" görüşmelerin en sert tartışma konularından biri oldu. Sendika, bir yıllık süre zarfında hastalık istirahat raporu almayan işçiler için yıllık 14 yevmiye tutarında bir teşvik primi ve ayda 20 gün ve üzeri fiilen çalışanlara yüzde 10 ile yüzde 13 arasında değişen oranlarda "işe devam teşvik primi" talep etti. Belediye yönetimi ise çalışanların hasta olduklarında rapor almamaya teşvik edilmesinin hem işçi haklarına hem de halk sağlığına aykırı olduğunu savunarak bu talebi kesin bir dille reddetti.
Hafta tatili ve pazar mesaisi konusundaki maliyetler de masadaki bir diğer büyük engel olarak öne çıktı. Belediye iştiraklerinin haftanın 7 günü, 24 saat esasına göre hizmet verdiğini hatırlatan yönetim, pazar gününün "hafta tatili" olarak kabul edilmesi durumunda ortaya çıkacak ek maliyeti paylaştı. Yapılan hesaplamalara göre, pazar günü çalışması için talep edilen ilave iki veya üç yevmiyelik ödemenin 2025 yılındaki toplam maliyeti 850 milyon lirayı buluyor. Belediye yetkilileri, toplu taşıma ve su hizmetleri gibi kesintisiz sürmesi gereken işletmelerde bu mali yükün belediye bütçesi için taşınamaz bir seviyede olduğunu vurguladı.
Milyarlarca Liralık Fazla Mesai ve Yeni Maaş Teklifleri
Belediye iştiraklerinin mali tablolarına yansıyan fazla mesai ücretleri, yönetimin vardiya sistemine geçiş konusundaki ısrarını artırdı. 2025 yılı için öngörülen fazla mesai maliyeti 3,9 milyar lira olarak açıklanırken, 2026 yılının sadece ilk 5 ayı için bu rakamın 2,2 milyar liraya ulaşacağı tahakkuk ettirildi. Sendikanın bu noktada vardiyalı çalışma sistemine geçiş için talep ettiği yüzde 25'lik vardiya zammı da belediye tarafından kabul görmedi. Belediye yönetimi, 24 saat hizmet veren birimlerde vardiya usulünün bir zorunluluk olduğunu ve bu geçiş için ekstra yüzde 25 zam talebinin yanlış bir uygulama olduğunu savunuyor.
Tüm bu tartışmaların gölgesinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanlara sunduğu güncel maaş tekliflerini de kamuoyuyla paylaştı. 1 Mart 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak ve enflasyon oranında artış içeren giydirilmiş aylık ücret teklifleri şu şekilde sıralandı:
- İZDOĞA: En düşük 98.500,00 TL, en yüksek 112.500,00 TL
- İZULAŞ: En düşük 95.700,00 TL, en yüksek 113.500,00 TL
- İZSU: En düşük 119.500,00 TL, en yüksek 130.850,00 TL
Belediye yönetimi, bu rakamların mevcut ekonomik koşullar altında işçilerin refahını korumaya yönelik ciddi bir adım olduğunu belirtirken, sendika temsilcileri Kültürpark önünde yaptıkları açıklamada taleplerinin karşılanmadığını ifade ederek Belediye Başkanı Cemil Tugay’a "Kenti kilitlemeyin, işçinin ekmeğine dokunmayın" çağrısında bulundu.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu kriz, İzmir’in can damarı olan üç büyük kurumu doğrudan etkiliyor. İZULAŞ bünyesindeki otobüs şoförlerinin ve teknik personelin eylem kararı alması, sabah ve akşam saatlerinde İzmir trafiğinin kilitlenmesi ve toplu ulaşımın aksaması riskini taşıyor. İZSU çalışanlarının sürece dahil olması ise şehrin su ve kanalizasyon altyapısındaki olası arızalara müdahale hızını etkileyebilir. Özellikle Konak, Karşıyaka ve Bornova gibi nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu ilçelerde, belediye hizmetlerinin yavaşlaması günlük yaşamı zorlaştıracaktır.
Toplu iş sözleşmesi sürecinin Yüksek Hakem Kurulu'na taşınması ve sendikanın eylem dozunu artırma mesajı vermesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 ve 2026 bütçelerini de baskı altına alıyor. Fazla mesai maliyetlerinin milyarlarca liraya ulaşması, belediyenin yeni yatırımlar yerine personel giderlerine daha fazla kaynak ayırması anlamına gelecek. Bu durum, İzmirli vergi mükelleflerinin hizmet alma kalitesini ve hızını doğrudan etkileyecek bir ekonomik denge sorununa işaret ediyor.
Sık Sorulan Sorular
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin en düşük ve en yüksek maaş teklifi ne kadar?
Belediye tarafından sunulan teklife göre, 1 Mart 2026 itibarıyla giydirilmiş ücretler iştiraklere göre farklılık göstermektedir. İZULAŞ'ta en düşük maaş 95.700 TL olarak belirlenirken, İZSU bünyesinde çalışan teknik ve idari personelin giydirilmiş en yüksek maaşının 130.850 TL'ye ulaşması öngörülmektedir. Bu rakamlar belediyenin son teklifi olup sendika tarafından henüz kabul edilmemiştir.
"Sağlık Raporu Almama Primi" tartışması nedir ve neden reddedildi?
Belediye-İş Sendikası, bir yıl boyunca hiç hastalık raporu almayan işçilere 14 yevmiye tutarında ek ödeme yapılmasını talep etmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi ise bu talebi, hasta olan işçinin dinlenmek yerine çalışmaya teşvik edilmesinin işçi sağlığına ve hasta haklarına aykırı olduğunu savunarak reddetmiştir. Belediye bu uygulamanın geçmişte yapılmış olmasının bugün için bir hak doğurmayacağını belirtmektedir.
TİS görüşmelerinin tıkanması İzmir'deki günlük hayatı nasıl etkiler?
Görüşmelerin tıkanması ve sendikanın eylem kararı alması, özellikle İZULAŞ üzerinden toplu ulaşım hizmetlerini ve İZSU üzerinden su/altyapı hizmetlerini riske atmaktadır. İşçilerin belediye önündeki protestoları ve olası iş bırakma eylemleri, İzmir genelinde ulaşım aksamalarına ve belediye hizmetlerinin yavaşlamasına neden olabilir. Süreç şu an için Yüksek Hakem Kurulu ve taraflar arasındaki karşılıklı açıklamalarla devam etmektedir.
Etiketler


