Gündem

İzmir Barajlarında 80 Yıllık Yağış Rekoru Kapıda

İzmir barajlarında doluluk oranları hızla artarken, uzmanlar 2026 yılı için son 80 yılın yağış rekoru uyarısında bulunarak su yönetiminin önemini vurguladı.

Elif Sönmez
8 görüntülenme
İzmir Barajlarında 80 Yıllık Yağış Rekoru Kapıda

Menderes ilçesindeki Tahtalı Barajı'nda 1 Ocak’tan bu yana her gün kesintisiz yükselen su seviyesi, İzmir’in su rezervlerinde son 30 yılın en sıra dışı tablosunu ortaya koyuyor. Kentin ana su kaynağı olan bu dev havzada yaşanan artış, sadece baraj gölünü doldurmakla kalmıyor; aynı zamanda kentin önümüzdeki iki yıllık su ihtiyacının güvence altına alındığı müjdesini veriyor. Toprağın suya doyduğu 26 Ocak tarihinden sonra ivme kazanan doluluk oranları, İzmirli vatandaşlar için kesintisiz su arzı anlamına geliyor.

İzmir Barajlarında Güncel Doluluk Oranları

İzmir genelinde etkili olan sağanak yağışlar, İZSU verilerine ve baraj ölçümlerine anında yansıdı. Kentin içme suyu ihtiyacının en büyük kısmını sırtlayan Tahtalı Barajı'nda aktif doluluk oranı yüzde 54,37 seviyesine ulaştı. Benzer bir yükseliş grafiği diğer barajlarda da gözlemleniyor. Balçova Barajı yüzde 97,6 dolulukla tam kapasiteye yaklaşırken, Ürkmez Barajı yüzde 97,96 ile taşma noktasına geldi. Yarımada bölgesinin su ihtiyacını karşılayan Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı'nda ise oran yüzde 78,48 olarak kayıtlara geçti.

Manisa sınırlarında bulunan ancak İzmir için hayati önem taşıyan Gördes Barajı’nda da uzun yıllar sonra yüzler gülüyor. Geçmişte teknik sorunlar ve tabanındaki kaçaklar nedeniyle su tutmakta zorlanan barajda, tamirat işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte büyük bir sıçrama yaşandı. Tahtalı Barajı’ndan hacim olarak yüzde 50 daha büyük olan Gördes Barajı'nda su seviyesi yüzde 41,56 düzeyine çıktı. Uzmanlar, Gördes ve Tahtalı barajlarında biriken toplam suyun, İzmir'in hiçbir yeni yağış almasa dahi 2 yıl boyunca su sıkıntısı yaşamayacağı bir rezerv oluşturduğunu belirtiyor.

Prof. Dr. Doğan Yaşar'dan 2026 ve Süper El Nino Uyarısı

TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir'in su geleceğine dair çarpıcı veriler paylaştı. İklim döngülerinin tesadüf olmadığını vurgulayan Yaşar, 2008 yılındaki büyük kuraklığın ardından 2009'da yaşanan rekor yağışları hatırlattı. 2025 yılı itibarıyla bol yağışlı bir döneme girildiğini ifade eden Yaşar, 2026 yılının son 80 yılın en yağışlı yılı olabileceğine dair ciddi öngörülerde bulundu. Bu tahminin arkasında ise Temmuz ayından sonra etkisini göstermesi beklenen "Süper El Nino" doğa olayı yatıyor.

Süper El Nino dönemlerinin hem aşırı sıcakları hem de beraberinde şiddetli yağışları getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Yaşar, sonbahar aylarında İzmir'i ciddi yağış dalgalarının beklediğini söyledi. Tahtalı Barajı'nın 1996 yılındaki kuruluşundan bu yana ilk kez 30 yıl boyunca görülmemiş bir istikrarla, her gün kesintisiz yükseldiğine dikkat çeken Yaşar, 26 Ocak'a kadar toprağın suyu emdiğini ancak doygunluk sonrası barajdaki günlük artışın yüzde 1 ile 4 arasına çıktığını belirtti. Bu durum, baraj tarihindeki en hızlı dolum süreçlerinden biri olarak tescillendi.

Su Yönetimi: Çiğli Arıtma ve Tarımsal Sulama Hamlesi

Yağışların bolluğuna rağmen asıl meselenin suyun doğru yönetilmesi olduğunu ifade eden uzmanlar, İzmir için stratejik bir plan öneriyor. Türkiye'de bir su sorunu değil, su yönetimi sorunu olduğunu savunan Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU'nun Çiğli Arıtma Tesisi'nden çıkan suyu tarıma kazandırması gerektiğini vurguladı. DSİ ile koordineli şekilde yürütülecek bu projeyle, arıtılmış suyun tarımsal sulamada kullanılması, yeraltı su kaynaklarının birer stratejik rezerv olarak korunmasını sağlayacak.

İzmir'de suyun verimli kullanımı için sadece baraj doluluklarına güvenilmemesi gerektiği belirtiliyor. Gördes Barajı'ndaki deliklerin onarılmasıyla elde edilen yüzde 40'lık doluluk başarısının, benzer altyapı yatırımlarıyla desteklenmesi şart. Özellikle tarımda yeraltı suyundan çekilen miktarın azaltılması, kentin gelecekteki olası kuraklık dönemlerine karşı en büyük kalkanı olacak. İzmir'in su politikası, yalnızca yağmuru beklemek üzerine değil, mevcut her damlayı yeniden sisteme dahil etmek üzerine kurulmalı.

Bu devasa su birikimi ve beklenen rekor yağışlar, özellikle tarım havzalarının yoğun olduğu Torbalı, Menderes ve Seferihisar gibi ilçelerdeki üreticiler ile Konak ve Karşıyaka gibi yoğun nüfuslu merkez ilçelerde yaşayan milyonlarca İzmirliyi doğrudan ilgilendiriyor.

Sık Sorulan Sorular

İzmir'in en büyük barajı Tahtalı'da son durum nedir?

Kentin su ihtiyacının yaklaşık yarısını karşılayan Tahtalı Barajı'nda aktif doluluk oranı yüzde 54,37 seviyesine yükseldi. 1996 yılında kurulan barajda, 30 yıllık tarihinde ilk kez 1 Ocak'tan bu yana her gün kesintisiz bir su seviyesi artışı yaşandığı kaydedildi. Bu artış, kentin su güvenliği açısından tarihi bir rekor olarak nitelendiriliyor.

2026 yılı için beklenen 80 yıllık yağış rekoru ne anlama geliyor?

TÜBA Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar'a göre, Temmuz ayından sonra etkili olması beklenen "Süper El Nino" etkisiyle Türkiye ve İzmir çok yağışlı bir döneme girecek. Döngüsel iklim hareketleri incelendiğinde, 2026 yılının son 80 yılın en yüksek yağış miktarına ulaşması bekleniyor. Bu durum barajların tam kapasiteye ulaşmasını sağlarken, aynı zamanda sel riskine karşı hazırlıklı olunmasını gerektiriyor.

İzmir'in su sorunu yaşamaması için hangi önlemler alınmalı?

Uzmanlar, sadece yağışlara güvenilmemesi gerektiğini, asıl çözümün su yönetiminde olduğunu belirtiyor. Özellikle Çiğli Arıtma Tesisi'nden çıkan suyun tarımsal sulamaya yönlendirilmesi ve Gördes Barajı gibi stratejik noktaların altyapı eksiklerinin giderilmesi kritik önem taşıyor. Bu adımlar atıldığında, yeraltı suları korunarak İzmir'in uzun vadeli su ihtiyacı garanti altına alınmış olacak.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#TahtaliBaraji#SuDurumu#GordesBaraji#IzmirHaberleri#Cevre#Ekonomi