İzmir Afetlere Karşı Tek Yürek: Büyükşehir ve...
İzmir Büyükşehir Belediyesi, olası afetlere karşı sivil toplum kuruluşlarıyla dev bir dayanışma ağı kuruyor. Kültürpark'taki kritik zirveden önemli kararlar çıktı.

Kültürpark Meclis Salonu’nda bir araya gelen İzmir’in sivil toplum temsilcileri ve belediye bürokratları, kenti afetlere karşı dirençli hale getirecek yeni yol haritasını masaya yatırdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen "STK Koordinasyon ve Afet Dayanışma Ağı Toplantısı", İzmir'in gelecekteki olası krizlere nasıl yanıt vereceğinin stratejik planını belirledi.
Toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ela Hızlı, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ve İtfaiye Dairesi Başkanlığı Arama Kurtarma Şube Müdürü Şenol Dereköy katıldı. Çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisinin de hazır bulunduğu oturumda, kurumlar arası iş birliğinin kağıt üzerinde kalmaması ve sahaya güçlü bir şekilde yansıması gerektiği vurgulandı.
İzmir'de Afet Yönetimi İçin Sürekli Güncel Planlama
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, afet anlarında yaşanan karmaşık süreçlerin ancak önceden hazırlanmış ve sürekli güncellenen yol haritalarıyla aşılabileceğini belirtti. Yıldır, belediye ile STK’ların imkanlarını birleştirmesinin hayati önem taşıdığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Bu tür durumlarda örgütlenme ve planlama süreçlerini sürekli güncellemeliyiz. Basit, ayrıntı gibi gördüğümüz birtakım konular afet anında devasa sorunlara dönüşebilir. Bazı STK’ların tek görevi sadece sağlıklı iletişimi sağlamak bile olsa, bu koordinasyonun başarısı için kritik bir halkadır."
Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar ise İzmir’i afetlere karşı dirençli bir kent haline getirmek için gece gündüz çalıştıklarını ifade etti. Ayatar, afet anında örgütlü yapıların kurumlara verdiği desteğin paha biçilemez olduğunu hatırlatarak, mevcut iş birliklerinin yeni protokollerle daha da resmileşeceğini ve güçleneceğini müjdeledi. Toplantıda, sivil toplumun dinamizmi ile kamunun gücünün nasıl entegre edileceği üzerine teknik detaylar paylaşıldı.
Deprem Master Planı ve Orman Yangınlarına Karşı Tanker Önlemi
Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) Şube Müdürü Ferdi Gölcük, toplantıda yaptığı kapsamlı sunumda İzmir’in risk haritasını ve yürütülen teknik çalışmaları detaylandırdı. Bütünleşik afet yönetimi vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Gölcük, İzmir için hayati öneme sahip şu çalışmaları aktardı:
- Deprem Master Planı: İzmir'in yapı stokunu ve zemin yapısını analiz eden planlama süreci tüm hızıyla sürüyor.
- Mikrobölgeleme ve Yapı Envanteri: Kentin hangi bölgesinde, hangi binanın ne kadar risk taşıdığına dair veri seti oluşturuluyor.
- Tsunami Analizleri: Kıyı bölgeleri için olası deniz yükselmeleri ve tsunami riskleri bilimsel verilerle takip ediliyor.
- Orman Yangınları ile Mücadele: İzmir'de orman yangını riskinin diğer illere göre yüksek olması nedeniyle köylere su tankerleri dağıtıldı. Bu tankerler sayesinde itfaiye gelene kadar yerel halkın yangına anında müdahale etmesi sağlandı.
Gölcük, özellikle köylere yapılan tanker dağıtımının yangınların büyümeden kontrol altına alınmasında büyük rol oynadığını vurgulayarak, "Sizin varlığınız ve yerel desteğiniz bize her zaman güç veriyor" dedi.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu koordinasyon toplantısı, İzmir gibi hem deprem kuşağında yer alan hem de iklim krizi nedeniyle orman yangını ve sel riskiyle karşı karşıya olan bir metropol için hayati bir dönüm noktasıdır. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Eşrefpaşa Hastanesi ve İtfaiye Dairesi gibi kritik birimlerini STK'larla aynı masaya oturtması, olası bir afet anında müdahale süresini kısaltmayı hedefliyor. Özellikle 30 Ekim İzmir Depremi'nde edinilen tecrübeler, bu tür bir dayanışma ağının sadece bir tercih değil, İzmir halkı için bir zorunluluk olduğunu gösteriyor.
Toplantının son bölümünde sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin görüş ve önerileri tek tek not alındı. Katılımcılar, afetlere hazırlık sürecinde ortak çalışma kültürünün geliştirilmesinin İzmir'in dirençliliğini artıracağı konusunda hemfikir oldu. Bu gelişme, özellikle Bayraklı, Karşıyaka ve Konak gibi yoğun yapılaşmanın olduğu ilçelerde yaşayan milyonlarca İzmirlinin can ve mal güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor.
Sık Sorulan Sorular
İzmir Deprem Master Planı neleri kapsıyor?
İzmir Deprem Master Planı, kentin zemin yapısını inceleyen mikrobölgeleme çalışmalarını, mevcut yapı envanterinin çıkarılmasını ve olası bir deprem senaryosunda tahliye yollarının belirlenmesini kapsıyor. Bu plan sayesinde İzmir'in hangi mahallelerinin öncelikli risk taşıdığı tespit edilerek kentsel dönüşüm ve güçlendirme çalışmaları bu verilere göre yönlendiriliyor.
Köylere dağıtılan tankerler yangınla mücadelede nasıl bir rol oynuyor?
İzmir'de orman köylerine dağıtılan su tankerleri, itfaiye ekipleri olay yerine ulaşana kadar geçen kritik sürede yerel halkın yangına ilk müdahaleyi yapmasını sağlıyor. Bu yöntemle, özellikle ulaşımı zor olan dağlık bölgelerde başlayan küçük çaplı yangınların büyümeden söndürülmesi ve orman varlığının korunması amaçlanıyor.
STK'lar afet yönetim sürecine nasıl dahil edilecek?
Sivil toplum kuruluşları, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile imzalanacak özel protokoller çerçevesinde afet öncesi eğitim, afet anı koordinasyonu ve afet sonrası sosyal yardım süreçlerine dahil edilecek. Özellikle iletişim, arama kurtarma desteği ve lojistik gibi alanlarda STK'ların uzmanlıklarından faydalanılarak belediye ekiplerinin yükü hafifletilecek ve daha geniş bir alana hizmet götürülecek.
Etiketler


