İTB Başkanı Kestelli'den Korkutan Uyarı: Tarımda Tarihi Dip Seviye
İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli, tarım sektörünün 2025 yılında yüzde 8,8 küçüldüğünü ve milli gelirdeki payının yüzde 5,2 ile tarihi dibe vurduğunu açıkladı.

İzmir Ticaret Borsası (İTB) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Ömer Gökhan Tuncer idaresinde gerçekleştirilirken, toplantıya damga vuran konu tarım sektöründeki sert daralma ve küresel jeopolitik riskler oldu. İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Türkiye ekonomisinin 2025 yılı verilerini değerlendirirken, tarımın milli gelir içindeki payının "tarihi dip" seviyesine gerilediğini vurguladı. İzmirli üreticileri ve iş dünyasını yakından ilgilendiren bu tablo, gıda arz güvenliği konusundaki endişeleri bir kez daha zirveye taşıdı.
Ortadoğu'daki Gerilim ve Türkiye Ekonomisine Etkileri
Toplantının açılışında küresel gelişmelere değinen Başkan Işınsu Kestelli, Ortadoğu'da tırmanan gerilimin Türkiye ekonomisi üzerinde "Demokles’in kılıcı" gibi sallandığını ifade etti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hamleleriyle bölgenin bir ateş çemberine dönüştüğünü belirten Kestelli, bu durumun enerji fiyatlarında artış, tedarik zincirlerinde kırılma ve yatırımcı iştahında azalma olarak geri döneceğini söyledi. Kestelli, "Kısa sürede sona erse bile bölgedeki etkileri çok uzun sürecek bir büyük jeopolitik riskimiz daha oldu" diyerek, dezenflasyon sürecinin bu gelişmelerle yara aldığını vurguladı.
Kestelli, petrol fiyatlarındaki olası şokların cari açığı tetikleme riskine dikkat çekerek, Türkiye’ye dair büyüme tahminlerinin düşürülürken enflasyon beklentilerinin yükselmeye başladığını belirtti. Bu ekonomik iklimde dayanıklı bir düzen inşa etmenin şart olduğunu ifade eden Kestelli, özellikle hukuk, teknoloji ve insan kaynağı alanlarında güçlenilmesi gerektiğini savundu. İzmir ekonomisinin lokomotifi olan dış ticaretin, bu jeopolitik risklerden en çok etkilenecek alanlardan biri olduğu gerçeği, toplantının en kritik başlıklarından biri olarak kayda geçti.
Tarım Sektöründe Yüzde 8,8’lik Sert Düşüş ve Tarihi Dip
Haberin en çarpıcı kısmını ise TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı büyüme rakamları oluşturdu. Türkiye ekonomisinin genel olarak yüzde 3,6 oranında büyüdüğünü belirten Kestelli, buna karşın tarım sektörünün yüzde 8,8 oranında küçüldüğünü açıkladı. Bu zıt tablo, büyümenin üretim ve ihracat odaklı değil, iç tüketim ve inşaat sektörü kaynaklı olduğunu kanıtlar nitelikte. Tarımın gayri safi yurt içi hasıladan (GSYH) aldığı payın yüzde 5,2’ye gerilemesi, sektördeki yapısal krizin boyutlarını gözler önüne serdi.
Tarihsel verilerle kıyaslama yapan Kestelli, tarımın milli gelirden aldığı payın 1998 yılında yüzde 12,8 olduğunu hatırlattı. 2001 krizinde yüzde 8,8’e düşen bu oran, 2002’de yüzde 10,2’yi gördükten sonra kademeli bir düşüş trendine girmişti. Bugün gelinen yüzde 5,2’lik seviye, tarım sektörünün hem iklim krizi hem de artan girdi maliyetleri altında ezildiğini gösteriyor. Kestelli, "Tarım küçüldüğünde arz azalır, arz azaldığında fiyatlar yükselir" diyerek, İzmirli tüketicilerin pazar ve market raflarında karşılaştığı yüksek fiyatların temel sebebinin bu yapısal küçülme olduğunu belirtti.
İzmir İçin Çözüm: Dijital Tarım ve Verimlilik
Tarım sektöründeki bu karanlık tabloyu tersine çevirmek için İTB Başkanı'ndan net bir yol haritası geldi. Kestelli, önümüzdeki dönemin en kritik konusunun tarımda verimlilik artışı olacağını söyledi. Özellikle Ege Bölgesi ve İzmir özelinde su kaynaklarının kısıtlılığına dikkat çekerek; daha az suyla üretim, teknoloji kullanımı ve dijital tarım uygulamalarının kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu ifade etti. Kestelli’ye göre tarım, sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik meselesi olarak ele alınmalı.
İzmir'in verimli topraklarına sahip olan Menderes, Torbalı ve Tire gibi ilçelerdeki üreticilerin bu maliyet kıskacından kurtulması için yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin desteklerinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. Kestelli, tarım sektörünün ülke ekonomisi büyürken hak ettiği payı alamamasının, kırsal gelirleri ve dolayısıyla kent yaşamını da olumsuz etkilediğini sözlerine ekledi.
İTB'den Buca'ya 135. Yıl Hatıra Ormanı
Toplantının son bölümünde ise İzmir'i sevindirecek yeşil bir haber paylaşıldı. Geçen yaz İzmir genelinde yaşanan ve 10 bin hektardan fazla alanın zarar gördüğü orman yangınlarına atıfta bulunan Kestelli, İzmir Ticaret Borsası’nın 135. Kuruluş yılı anısına bir hatıra ormanı kuracaklarını açıkladı. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ile imzalanan protokol kapsamında, Buca'da 2,5 hektarlık bir alana 2000 fidan dikilecek.
Kestelli, bu perşembe günü gerçekleştirilecek dikim töreniyle ilgili olarak, "Dikeceğimiz her fidan, sadece toprağa değil, geleceğe dikilmiş bir umut olsun" dedi. Çevre bilincinin yerleşmesi gerektiğini vurgulayan Kestelli, özellikle sıcakların yaklaştığı bu günlerde orman yangınlarına karşı tüm vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı. Bu girişim, İzmir'in akciğerlerine küçük ama anlamlı bir nefes olmayı hedefliyor.
Bu gelişmeler, özellikle İzmir'in tarım havzalarında üretim yapan binlerce çiftçiyi ve mutfak masrafları her geçen gün artan 4,5 milyon İzmirliyi doğrudan ilgilendiriyor.
Sık Sorulan Sorular
Tarım sektöründeki yüzde 8,8'lik küçülme İzmirli tüketiciyi nasıl etkiler?
Tarım sektöründeki daralma, arzın azalması anlamına gelmektedir. Üretim düştüğünde ve maliyetler arttığında, bu durum market ve pazar raflarına doğrudan zam olarak yansır. İzmir gibi tarım potansiyeli yüksek bir kentte bile bu denli büyük bir küçülme, gıda enflasyonunun önümüzdeki dönemde de yüksek seyretmesine ve temel gıda maddelerine erişimin zorlaşmasına neden olabilir.
İTB 135. Yıl Hatıra Ormanı nerede ve ne zaman kurulacak?
İzmir Ticaret Borsası’nın 135. Kuruluş yılı onuruna hayata geçirilecek olan hatıra ormanı, İzmir'in Buca ilçesinde oluşturulacak. Toplam 2,5 hektarlık bir alanda 2000 adet fidanın toprakla buluşacağı dikim töreni, bu hafta perşembe günü gerçekleştirilecek. Proje, İzmir Orman Bölge Müdürlüğü ile yapılan resmi iş birliği çerçevesinde yürütülüyor.
Tarımın milli gelirdeki payı neden tarihi dip seviyesine geriledi?
İTB Başkanı Işınsu Kestelli'ye göre bu düşüşün temel nedenleri arasında iklim krizi, artan girdi maliyetleri (gübre, mazot, ilaç vb.) ve tarım sektörünün genel ekonomik büyümeden yeterli payı alamaması yer alıyor. 1998'de %12,8 olan payın %5,2'ye gerilemesi, ekonominin daha çok iç tüketim ve inşaat odaklı büyümesinden kaynaklanan yapısal bir soruna işaret ediyor.
Etiketler


