İnciraltı Planlarına Danıştay Engeli: Yürütme Durduruldu
Danıştay 6. Dairesi, Balçova İnciraltı bölgesindeki 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği için hukuka aykırı bularak yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Danıştay 6. Dairesi, İzmir’in Balçova ilçesinde yer alan ve yaklaşık 40 yıldır imar tartışmalarının odağında bulunan İnciraltı bölgesi için hazırlanan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu tarafından açılan davada mahkeme, planın dayanağı olan "Turizm Merkezi" statüsünün daha önce iptal edilmiş olması nedeniyle mevcut plan değişikliğinin hukuki zemini kalmadığına hükmetti. 02.06.2026 tarihli bu karar, bölgedeki mutlak tarım arazileri ve doğal sit alanları üzerindeki yapılaşma baskısını hukuki olarak durdurmuş oldu.
Danıştay 6. Dairesi İnciraltı Planlarını Neden Durdurdu?
Mahkeme süreci, 30.01.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3456 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İnciraltı Termal Turizm Merkezi sınırlarının yeniden belirlenmesine karşı açılan davalarla başladı. Danıştay 4. Dairesi, 23.12.2025 tarihinde bu sınır belirleme işlemini iptal etmiş, söz konusu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 01.04.2026 tarihinde kesin olarak onanmıştı. Danıştay 6. Dairesi, son kararında bu iptal kararlarına atıfta bulunarak, dayanağı ortadan kalkan bir çevre düzeni planı değişikliğinin hukuken geçerli olamayacağını belirtti.
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 29.04.2025 tarihli onay işlemiyle hayata geçirilmek istenen plan değişikliğine karşı sert bir hukuk mücadelesi yürüttü. Kurul, planın bölgedeki ekolojik dengeyi bozacağını, bilimsel ve teknik esaslara dayanmadığını savundu. Mahkeme, dava gerekçelerini inceleyerek İnciraltı Turizm Merkezi sınırlarına ilişkin kısmın iptal edilmesinin, alt ölçekli planları ve düzenlemeleri de hukuka aykırı hale getirdiğine vurgu yaptı.
İzmir-Manisa Planlama Bölgesi sınırları içerisinde kalan İnciraltı mevkii, Balçova sınırları içerisinde şehrin en kritik yeşil alanlarından biri olarak kabul ediliyor. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı, bölgedeki mülkiyet sahiplerini ve İzmir kamuoyunu yakından ilgilendirirken, planlama sürecinin yeniden en başa dönmesi ihtimalini güçlendirdi. TMMOB yetkilileri, yargı kararının İnciraltı'nı rant odaklı projelerden korumak adına hayati bir eşik olduğunu ifade ediyor.
Çakalburnu Lagünü ve 47 Hektarlık Sit Alanı Tehlikede mi?
Dava dilekçesinde yer alan en somut verilerden biri, bölgenin ekolojik bütünlüğüne yönelik tehditler oldu. Plan değişikliği ile II. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde kalan yaklaşık 47 hektarlık alan, "Tercihli Kullanım Alanı" statüsünden çıkarılarak "Turizm Tesis Alanı" kullanımına dönüştürülmüştü. Bu durumun, Çakalburnu Lagünü ve çevresindeki ekosistemi geri dönülemez şekilde tahrip edeceği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırı olduğu yargıya taşınan temel unsurlar arasında yer aldı.
İnciraltı’nın mutlak tarım arazisi niteliği, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında koruma altında bulunuyor. TMMOB, hazırlanan planların bu kanunu ihlal ettiğini ve tarım arazilerinin yapılaşmaya açılmasının İzmir’in gıda güvenliği ve mikrokliması üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını belirtti. Ayrıca, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne göre zorunlu olan kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporunun hazırlanmamış olması da mahkemeye sunulan teknik eksiklikler arasında dikkat çekti.
Bölgedeki planlama sürecinde Millî Savunma Bakanlığı’nın itirazı üzerine plana işlenen "Mânia Sınırı" (Havacılık engel sınırları) da tartışmaların bir parçası oldu. Bakanlığın 08.04.2026 tarihli onayıyla askıya çıkan planda bu sınırın işlenmesi, bölgedeki yapılaşma yüksekliğini sınırlayan bir unsur olarak öne çıkmıştı. Ancak mahkeme, bu teknik detaylardan bağımsız olarak, planın ana dayanağının (Turizm Merkezi statüsü) iptal edilmiş olmasını temel bozma gerekçesi saydı.
İnciraltı İmar Sürecinde 40 Yıllık Takvim ve Son Gelişmeler
İnciraltı bölgesinin planlama geçmişi, İzmir yerel siyasetinin ve kentleşme tarihinin en uzun soluklu meselelerinden biri. 11.05.2026 ile 09.06.2026 tarihleri arasında askıda kalan son plan değişikliği, bölgedeki belirsizliği gidermeyi hedeflerken Danıştay'ın "dur" kararıyla yeni bir hukuki çıkmaza girdi. İzmirliler için İnciraltı, sadece bir imar alanı değil, aynı zamanda kentin nefes aldığı nadir kıyı şeritlerinden biri olma özelliğini taşıyor.
Sürecin kronolojik özeti ve kritik veriler şöyledir:
- 29 Ocak 2021: Cumhurbaşkanı Kararı ile İnciraltı Termal Turizm Merkezi sınırları yeniden belirlendi.
- 29 Nisan 2025: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 1/100.000 ölçekli plan değişikliğini onayladı.
- 25 Kasım 2025: Danıştay 4. Dairesi, Turizm Merkezi sınırlarına ilişkin idari işlemi iptal etti.
- 1 Nisan 2026: İdari Dava Daireleri Kurulu iptal kararını kesin olarak onadı.
- 2 Haziran 2026: Danıştay 6. Dairesi, mevcut çevre düzeni planı değişikliğinin yürütmesini durdurdu.
Bu karar, Balçova ve Narlıdere hattındaki trafik yoğunluğundan, bölgedeki gayrimenkul değerlerine kadar geniş bir yelpazeyi etkiliyor. Özellikle İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Balçova Belediyesi'nin bölgeye dair gelecek projeksiyonları, bu yargı kararıyla birlikte yeniden şekillenmek zorunda kalacak. İnciraltı'ndaki bu gelişme, İzmir'in son büyük yeşil alanlarından birinin korunması noktasında kent belleği için kritik bir dönüm noktası teşkil ediyor.
Sık Sorulan Sorular
Danıştay'ın İnciraltı kararı ne anlama geliyor?
Danıştay 6. Dairesi, İnciraltı için hazırlanan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği'nin yürütmesini durdurmuştur. Bu karar, bölgedeki planlama sürecinin hukuki dayanağının kalmadığını tescil ederken, mevcut planlara göre yapılacak her türlü yapılaşma ve idari işlemin yargı süreci tamamlanana kadar durdurulması anlamına gelmektedir.
İnciraltı'ndaki 47 hektarlık alan neden tartışma konusu oldu?
Bakanlık tarafından hazırlanan planda, II. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde kalan 47 hektarlık bölge "Turizm Tesis Alanı" olarak tanımlanmıştı. TMMOB ve çevreci kuruluşlar, bu değişikliğin Çakalburnu Lagünü'nü ve bölgenin ekolojik bütünlüğünü bozacağını, mutlak tarım arazilerinin betonlaşmasına yol açacağını savunarak yargıya başvurmuştu.
Etiketler


