Hizbullah Liderleri Terör Listesinden Çıkarıldı
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Hizbullah liderlerinin sessiz sedasız terör listesinden çıkarılmasını Meclis gündemine taşıyarak sert sorular sordu.

CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, terör örgütü Hizbullah’ın üst düzey yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar’ın İçişleri Bakanlığı’nın “Terörden Arananlar” listesinden sessiz sedasız çıkarıldığını ifşa ederek Ankara’da siyasetin fitilini ateşledi. Haklarında kesinleşmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları bulunan bu iki ismin, 20 milyon liralık kırmızı ve 8 milyon liralık turuncu kategoriden silinmesi, yargıdaki "özel süreç" iddialarını beraberinde getirdi.
183 Cinayetin Failleri Hakkında Skandal Karar
İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın açıklamalarına göre, Hizbullah’ın bugünkü lideri olarak bilinen Edip Gümüş ve askeri kanat sorumlusu Cemal Tutar için sadece liste değişikliği yapılmadı; aynı zamanda firari olmalarına rağmen yakalama kararları da kaldırıldı. 2000 yılında İstanbul Beykoz’daki hücre evi baskınında sağ yakalanan ancak daha sonra serbest kalan bu isimlerin, 183 cinayetin işlendiği Hizbullah ana davasında Yargıtay tarafından onanmış cezaları bulunuyor. Bakan, "Abdullah Öcalan PKK için neyse, Edip Gümüş de Hizbullah için odur" diyerek durumun vahametini vurguladı.
Sürecin hukuk dışı ilerlediğini savunan Murat Bakan, yargıdaki çarpıcı değişime dikkat çekti. İddiaya göre, dosyaya bakan Cumhuriyet savcısı ilk mütalaasında "yasal şartlar oluşmadı, talep reddedilsin" derken, kısa süre sonra görüş değiştirerek "takdir mahkemenizindir" ifadesini kullandı. Bu değişikliğin ardından mahkeme heyeti; yeniden yargılama, infazın durdurulması ve yakalama kararının kaldırılması yönünde hüküm kurdu. Bakan, İçişleri Bakanlığı’nın 20 milyon lira ödül koyduğu bu isimlerin kayıtlarını neden sildiğinin açıklanmasını bekliyor.
Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı'na Sert Sorular
Murat Bakan, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bakan, önergesinde şu soruların yanıtını istedi: "Haklarında kesinleşmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bulunan firariler için infazın durdurulması kararının hukuki dayanağı nedir? Firari hükümlüler hakkında sadece 'yurtdışına çıkış yasağı' uygulanması yargı pratiğinde bir istisna mıdır? Bu isimlerin listeden çıkarılması talimatı hangi merciler tarafından verilmiştir?"
Açıklamasında adalet sistemindeki çifte standarda da değinen İzmir Milletvekili, Ekrem İmamoğlu, gazeteciler İsmail Arı ve Alican Uludağ gibi isimlerin yargılandığı süreçlerle Hizbullah liderlerine sağlanan kolaylıkları kıyasladı. Bakan, "Ekrem İmamoğlu’na verilmeyen adli kontrol, gidip Hizbullah lideri Edip Gümüş’e veriliyor. Bu nasıl bir adalet anlayışıdır?" diyerek tepkisini dile getirdi. Ayrıca Hizbullah’ın silah bırakmadığını ve hala aktif bir tehdit olduğunu belirterek, kamuoyundan gizlenen yeni bir çözüm süreci olup olmadığını sorguladı.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu gelişme, İzmir siyasetinde ve halk nezdinde derin bir yankı uyandırıyor. İzmir Milletvekili Murat Bakan’ın bu konuyu en üst perdeden dile getirmesi, kentin demokratik hassasiyetlerini ve güvenlik kaygılarını Ankara’ya taşıması bakımından büyük önem taşıyor. Özellikle 90’lı yılların karanlık cinayetleri ve "domuz bağı" vahşetini hatırlayan İzmirliler için bu tür yargı kararları, toplumsal adalet duygusunu zedeliyor. İzmir’deki barolar, sivil toplum kuruluşları ve şehit yakınları, Gaffar Okkan gibi sembol isimlerin katillerinin aklanması girişimine karşı Murat Bakan’ın başlattığı bu hukuki mücadelenin sonuçlarını yakından takip ediyor.
Etiketler






