Gülistan Doku Davasında Kritik Eşik: Eski Vali Tuncay Sonel Adliyeye...
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, delilleri karartma şüphesiyle adliyeye sevk edildi. Aralarında vali oğlunun da olduğu 11 kişi tutuklandı.

Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, polislerin kollarında ve yoğun güvenlik önlemleri altında Erzurum Adliyesi’ne getirildi. Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan ve o günden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun soruşturmasında, dosyanın seyri en üst düzeye ulaştı. Erzurum Şehir Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen Sonel, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamasıyla hakim karşısına çıkıyor.
Adliye girişinde basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan Sonel’in, iki polisin koluna girmesiyle hızla binaya sokulduğu görüldü. İçişleri Bakanlığı tarafından açığa alınan ve mülkiye müfettişlerince incelenen Sonel, 13 Haziran 2017 ile 9 Haziran 2020 tarihleri arasında Tunceli’de görev yapmıştı. 17 Nisan’da Elazığ’da gözaltına alınan eski valinin, soruşturmanın seyrini değiştirecek kritik bilgilere sahip olduğu iddia ediliyor.
Soruşturma Kapsamında 11 Kişi Tutuklandı
Gülistan Doku dosyasında son bir haftada yaşanan gelişmeler, yıllardır süren sessizliği bozdu. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen dosyada, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 11 isim tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanan isimler arasında en dikkat çekeni, eski Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel oldu. Soruşturma, olayın sadece bir kayıp vakası değil, organize bir gizleme çabası olduğu şüphesi üzerine derinleşti.
Tutuklanan diğer isimler ve suçlamalar ise oldukça ağır. Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski bir polis olan üvey babası Engin Yücer tutuklananlar listesinde yer alıyor. Dosyada ayrıca, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını imha ettiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir ve eski İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı da bulunuyor. Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven ve valinin koruma polisi Şükrü Eroğlu da demir parmaklıklar ardına gönderilen diğer isimler oldu.
Soruşturma kapsamında Uğurcan A., Munzur Üniversitesi güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı getirilerek adli kontrol kararı verildi. Savcılık; "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı girmek" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" gibi ağır suç başlıkları altında incelemelerini sürdürüyor.
Gülistan Doku Dosyasında Karanlık Noktalar Aydınlanıyor mu?
Munzur Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020 sabahından beri haber alınamıyor. Ailesinin 6 Ocak’ta yaptığı kayıp başvurusuyla başlayan süreç, yıllarca sonuçsuz kalmıştı. Ancak 2024 yılında dosyanın yeniden ele alınması, yeni tanık beyanları ve dijital materyallerin incelenmesiyle operasyonlar hız kazandı. 13 Nisan 2026 ve 17 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleşen son dalga operasyonlar, soruşturmanın boyutunu "suçluyu kayırma" ve "delil karartma" eksenine taşıdı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuncay Sonel hakkında "suç delillerini yok etme veya gizleme suçunu işlediğine dair yeterli şüphe" bulunduğunu resmen kayıtlara geçirdi. Özellikle Doku’nun kaybolduğu dönemdeki kamera kayıtlarının ve hastane verilerinin sistematik bir şekilde silindiği iddiaları, dönemin en üst mülki amiri olan Sonel’in üzerindeki baskıyı artırdı. 15 şüphelinin gözaltına alındığı bu son süreçte, devletin en kritik birimlerinde görev yapan isimlerin yargılanması kamuoyunda "adalet yerini buluyor" şeklinde yorumlanıyor.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Gülistan Doku davası, İzmir’deki hukuk çevreleri ve kadın hakları savunucuları tarafından ilk günden bu yana en yakından takip edilen dosyaların başında geliyor. İzmir Barosu başta olmak üzere kentteki birçok sivil toplum kuruluşu, Doku ailesine hukuki destek sağlamak adına çeşitli girişimlerde bulunmuştu. Bu davanın seyri, özellikle İzmir’deki üniversitelerde eğitim gören binlerce genç kadın için güvenlik ve adalet mekanizmalarının işleyişi açısından sembolik bir önem taşıyor.
Bornova ve Buca gibi öğrenci nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde, Gülistan Doku için düzenlenen dayanışma eylemleri hafızalardaki tazeliğini koruyor. Eski bir valinin "delil karartma" şüphesiyle adliyeye sevk edilmesi, İzmir’deki hukuk öğrencileri ve akademisyenler için de devlet memurlarının yargısal sorumluluğu konusunda emsal bir nitelik taşıyor. Bu davanın sonucu, Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi İzmir’de de adalete olan güvenin yeniden tesis edilmesi noktasında belirleyici olacak.
Bu gelişme, özellikle Bornova ve Buca'daki 500 binden fazla üniversite öğrencisini ve İzmir'deki hak savunucularını yakından ilgilendiriyor.
Sık Sorulan Sorular
Gülistan Doku soruşturmasında eski vali Tuncay Sonel neden adliyeye sevk edildi?
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Sonel’in bu suçu işlediğine dair yeterli şüphe bulunduğunu belirterek soruşturmayı derinleştirdi. Sonel'in görev yaptığı dönemdeki bazı kritik kayıtların silinmesi bu şüphenin temelini oluşturuyor.
Soruşturma kapsamında şu ana kadar toplam kaç kişi tutuklandı?
Gülistan Doku davasında son operasyonlarla birlikte toplamda 11 kişi tutuklandı. Bu isimler arasında eski vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve ailesi, eski polisler ve dönemin devlet hastanesi başhekimi bulunuyor. Tutuklamalar, delillerin karartılması ve suçlunun kayırılması iddiaları üzerine gerçekleştirildi.
Gülistan Doku davasında hangi suçlamalar yöneltiliyor?
Soruşturma dosyası oldukça geniş kapsamlı bir suç listesi içeriyor. Şüpheliler hakkında "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerini gizleme ve yok etme", "bilişim sistemine hukuka aykırı girmek suretiyle verileri bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve "suçu bildirmeme" gibi ağır suçlamalar yöneltiliyor. Soruşturma süreci bu başlıklar altında titizlikle devam ediyor.
Etiketler


