Foça Tarım Sempozyumu: Gediz Kirliliği ve Toprak Bölünmesi Alarm Veriyor
Foça'da düzenlenen tarım sempozyumunda Gediz Nehri'ndeki kirlilik ve arazilerin parçalanması masaya yatırıldı. Belediye Başkanı Fıçı, üretim için acil önlem istedi.

Foça Reha Midilli Kültür Merkezi'nde iki gün boyunca süren yoğun mesai, İzmir’in kuzey aksındaki tarımsal geleceğin ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu gözler önüne serdi. Foça Belediyesi ve TEZ-KOOP-İŞ Sendikası iş birliğiyle 18-19 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen "Gelenekten Geleceğe Foça Tarımı Sempozyumu", bölgedeki üreticileri, akademisyenleri ve sendika temsilcilerini tek bir ortak kaygıda buluşturdu: Gediz Nehri'ndeki kirlilik ve verimli toprakların plansızca bölünmesi.
Gediz Nehri Kirliliği Tarımsal Üretimi Nasıl Etkiliyor?
Sempozyumun açılışında konuşan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, bölgenin can damarı olan Gediz Nehri için kritik bir uyarıda bulundu. Bir dönem bölgenin en önemli su kaynağı olan Gediz'in, bugün ağır bir kirlilik baskısı altında olduğunu belirten Fıçı, bu durumun sadece çevresel bir felaket değil, aynı zamanda doğrudan İzmir’in gıda güvenliğini hedef alan bir risk olduğunu vurguladı. Su kaynaklarının korunması için acil adım atılması gerektiğini ifade eden Başkan Fıçı, kirliliğin tarımsal verimliliği geri dönülemez şekilde düşürdüğüne dikkat çekti.
Etkinliğe katılan ICA Proje Koordinatörü Şükrü Durmuş ve TEZ-KOOP-İŞ Sendikası Genel Başkanı Haydar Özdemiroğlu da suyun ve toprağın korunmasının hayati önemine değindi. Özdemiroğlu, tarımın sadece bir üretim faaliyeti olmadığını, aynı zamanda bir emek ve toplumsal adalet meselesi olduğunu hatırlatarak; işçi ile köylünün el ele vermesi gerektiğini söyledi. Üreticinin mazot, gübre ve sulama maliyetleri altında ezilmemesi için devlet desteklerinin bütüncül bir yaklaşımla planlanması gerektiği sempozyumun en çok vurgulanan maddeleri arasında yer aldı.
Tarım Arazilerinin Bölünmesi ve Gıda Güvenliği Riski
Başkan Saniye Bora Fıçı’nın üzerinde durduğu bir diğer can yakıcı konu ise tarım arazilerinin plansız bir şekilde parçalanması oldu. Toprakların bölünmesinin üretim gücünü zayıflattığını ve verimliliği öldürdüğünü belirten Fıçı, bu gidişatın hem Foçalı çiftçiyi hem de Türkiye'nin gıda arzını tehlikeye attığını söyledi. Üretimin planlı hale getirilmesi için yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin koordineli çalışması gerektiği, sempozyumun sonuç bildirgesine girmesi beklenen en önemli başlıklar arasında yer aldı.
Sempozyumun akademik ayağında ise Prof. Dr. Ali Demirsoy, küresel ısınmanın tarım üzerindeki yıkıcı etkilerini anlattı. Değişen iklim koşullarının su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Demirsoy, gelecekte gıdaya ulaşmanın bugünden çok daha zor olacağını ifade etti. Prof. Dr. Nejla Kurul moderatörlüğünde yapılan oturumlarda ise tarımda istihdam sorunları, işsizlik ve kentlerde gıda güvenliği gibi stratejik konular derinlemesine tartışıldı. Uzmanlar, yerel üretici desteklenmeden sürdürülebilir bir kalkınmanın mümkün olmayacağı görüşünde birleşti.
Kooperatifleşme ve Foça’nın İyi Uygulama Örnekleri
Sempozyumda sadece sorunlar değil, çözüm yolları da konuşuldu. "Foça’dan İyi Uygulama Örnekleri" başlıklı oturumda, bölgedeki başarılı kooperatifleşme modelleri katılımcılara ilham verdi. Aşağıdaki kurumlar deneyimlerini paylaşarak yerel üretimin nasıl güçlendirilebileceğini gösterdi:
- Taze Süt
- Fokoop
- Foça Yoğurt
- Pema Mantar
- Foça Süt Ürünleri Kooperatifi
Bu kooperatiflerin sunduğu modeller, üreticinin ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturabildiği ve katma değer yarattığı bir yapının Foça'da mümkün olduğunu kanıtladı. Ayrıca sempozyum süresince kurulan Foça Tarım Pazarı, yerel üreticilerin taze ürünlerini vatandaşlarla doğrudan buluşturarak teorik tartışmaların sahada nasıl karşılık bulduğunu somut bir şekilde gösterdi.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Foça’daki bu sempozyum, sadece bir ilçenin değil, tüm İzmir’in mutfağını ve ekonomisini ilgilendiriyor. Gediz Nehri'ndeki kirlilik, Menemen Ovası'ndan Foça'ya kadar uzanan geniş bir havzada yetişen ürünlerin kalitesini ve miktarını doğrudan etkiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve çevre belediyelerin su yönetimi politikaları ile GDZ Elektrik gibi kurumların tarımsal sulamadaki enerji maliyetleri, İzmirli tüketicinin pazardaki etiket fiyatlarına yansıyor.
Bu gelişme, özellikle İzmir'in kuzey aksında yaşayan ve geçimini tarım ile hayvancılıktan sağlayan on binlerce aileyi yakından ilgilendiriyor. Sempozyumdan çıkacak sonuç bildirgesi, Foça’nın önümüzdeki 5 yıllık tarım stratejisini belirlerken, İzmir'in gıda egemenliği mücadelesinde de önemli bir yol haritası sunacak.
Sık Sorulan Sorular
Gediz Nehri'ndeki kirlilik Foça tarımını nasıl etkiliyor?
Gediz Nehri, bölgedeki tarım arazilerinin en büyük su kaynağıdır. Ancak nehirdeki kirlilik oranının kritik seviyelere ulaşması, sulama suyunun kalitesini bozarak toprakta tuzlanmaya ve ürün veriminde ciddi düşüşlere neden olmaktadır. Başkan Saniye Bora Fıçı, bu durumun hem çevre hem de üretim için büyük bir risk oluşturduğunu belirterek acil önlem alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
Tarım arazilerinin parçalanması neden bir risk olarak görülüyor?
Tarım arazilerinin miras yoluyla veya plansız imar hareketleriyle küçük parçalara bölünmesi, modern tarım tekniklerinin uygulanmasını zorlaştırmaktadır. Küçük parsellerde üretim maliyetleri artarken verimlilik düşmektedir. Bu durum çiftçinin toprağını terk etmesine ve İzmir'in yerel gıda üretim kapasitesinin azalmasına yol açarak gıda güvenliğini tehdit etmektedir.
Foça Tarım Sempozyumu'nun sonuçları ne zaman açıklanacak?
Sempozyumun ikinci gününde gerçekleştirilen atölye çalışmaları, kooperatif ziyaretleri ve kadın istihdamı odaklı saha incelemelerinin ardından bir "Tartışma ve Sonuç Bildirgesi" oturumu düzenlenmiştir. Bu bildirgenin yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılarak Foça Belediyesi'nin ve ilgili paydaşların tarım politikalarına yön vermesi beklenmektedir.
Etiketler


