Ekrem İmamoğlu Hakkında Yeni Soruşturma: Mahkeme Savunması Yargıya Taşındı
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişi davasındaki savunması yeni bir soruşturmaya yol açtı. Bakırköy Başsavcılığı, hakaret ve tehdit suçlamasıyla resen harekete geçti.

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen bilirkişi davasında ifade veren İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkında, duruşmadaki sözleri nedeniyle yeni bir hukuki süreç başlatıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu’nun savunması sırasında yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği ifadeleri gerekçe göstererek "kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit" suçlarından resen soruşturma açılmasına karar verdi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan Resen Soruşturma Kararı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, soruşturmanın dayanağı olan detaylar kamuoyuyla paylaşıldı. Başsavcılık, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2025/125 esas sayılı dosyasının 30.03.2026 tarihli duruşmasında sanık sıfatıyla ifade veren Ekrem İmamoğlu'nun sözlerinin mercek altına alındığını belirtti. Açıklamada, İmamoğlu'nun İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" olarak adlandırılan soruşturmada görev alan yargı mensuplarını hedef aldığı öne sürüldü.
Başsavcılık yetkilileri, sosyal medya hesapları üzerinden de paylaşılan duyuruda şu ifadelere yer verdi: "İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ilgili duruşmasında ifade veren sanık Ekrem İmamoğlu hakkında, görevli yargı mensuplarına yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle, 'kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret ve tehdit' suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır." Bu gelişme, halihazırda devam eden hukuki süreçlere yeni bir halka eklerken, siyaset kulislerinde de geniş yankı buldu.
İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklu bulunan İmamoğlu’nun, bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam ediliyor. Bugünkü duruşmada yaşananlar, davanın seyrini değiştirebilecek yeni bir hukuki boyutu da beraberinde getirdi. Tüm özel isimlerin ve 30 Mart 2026 tarihli duruşma tutanaklarının korunduğu süreçte, yargı mensuplarına yönelik ifadelerin içeriği soruşturmanın ana odağını oluşturuyor.
İmamoğlu Davasının İzmir Siyasetine ve Yerel Yönetimlere Etkisi
İstanbul'da yaşanan bu hukuki hareketlilik, Türkiye'nin üçüncü büyük şehri İzmir'de de siyasetin rengini anında değiştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyeleriyle yakın koordinasyon içerisinde çalışan İBB yönetimine yönelik bu yeni soruşturma, İzmir'deki demokratik kitle örgütleri ve yerel yönetim temsilcileri tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle Konak Meydanı ve Cumhuriyet Meydanı gibi siyasi nabzın attığı noktalarda, bu kararın yerel seçimler ve genel siyasi atmosfer üzerindeki etkileri tartışılmaya başlandı.
İzmirli hukukçular ve siyaset bilimciler, bir belediye başkanının mahkeme salonundaki savunması nedeniyle yeni bir soruşturmayla karşı karşıya kalmasının, yerel yönetimlerin özerkliği ve ifade özgürlüğü bağlamında kritik bir örnek teşkil ettiğini savunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin stratejik ortaklıklar yürüttüğü İstanbul ayağındaki bu belirsizlik, Ege Bölgesi'ndeki yatırımcıları ve yerel projelerin geleceğini de dolaylı yoldan etkileme potansiyeline sahip. İzmir'deki ESHOT, İZSU ve İzmir Planlama Ajansı (İZPA) gibi kurumların İstanbul'daki muadilleriyle yürüttüğü teknik iş birliklerinin, bu tür hukuki süreçlerden nasıl etkileneceği merak konusu.
Bu gelişme, özellikle İzmir'in 30 ilçesindeki siyasi dengeleri ve 2026 yılına dair projeksiyonları yakından ilgilendirirken, Alsancak Kordon'dan Karşıyaka Çarşısı'na kadar şehrin her noktasında İzmirlilerin ana gündem maddesi haline gelmiş durumda. İzmirli seçmenler, İstanbul'daki bu davanın sonucunun Türkiye genelindeki demokratik standartlara yansımasını dikkatle izliyor.
Etiketler






