Gündem

Ege Üniversitesi Yolsuzluk Dosyasında Dev El Koyma...

İzmir’deki Ege Üniversitesi yolsuzluk soruşturmasında 150 araç ve 49 taşınmaza el konuldu. 3,1 milyar liralık kamu zararı iddiası derinleşiyor.

Zeynep Karaoğlu
9 görüntülenme
Ege Üniversitesi Yolsuzluk Dosyasında Dev El Koyma...

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen Ege Üniversitesi yolsuzluk soruşturmasında, suçtan elde edildiği değerlendirilen 150 araç ve 49 taşınmaza mahkeme kararıyla el konuldu. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin derinleştirdiği incelemeler, üniversite bütçesinden şirketlere aktarılan devasa kaynağın izini sürerken, operasyonun mali boyutu İzmir tarihindeki en büyük kamu zararı iddialarından birini ortaya koydu.

3,1 Milyar Liralık Kamu Zararı ve El Koyma Kararı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerine yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir safhaya geçildi. Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçuna yönelik yapılan incelemelerde; 26 şüpheli şahıs ile 16 şirkete ait olduğu belirlenen toplam 150 taşıt ve 49 taşınmaza mahkeme kararı doğrultusunda el konuldu. Bu karar, soruşturmanın sadece gözaltı süreciyle sınırlı kalmadığını, mali suçların izinin profesyonelce sürüldüğünü gösteriyor.

Soruşturma dosyasının temelini oluşturan Sayıştay raporları, üniversitedeki alım işlemlerinde korkunç bir tabloyu gözler önüne seriyor. Rapordaki tespitlere göre, gerçekleştirilen usulsüz ihale ve doğrudan temin süreçleri sonucunda yaklaşık 3 milyar 100 milyon liralık bir kamu zararı oluştuğu iddia ediliyor. Savcılık, bu devasa tutarın belirli firmalara haksız menfaat sağlamak amacıyla kullanıldığını ve piyasa araştırması yapılmadan, gerçekçi olmayan maliyetlerle alımların gerçekleştirildiğini değerlendiriyor.

İncelemeler, üniversiteyle iş yapan bazı şirket temsilcilerinin kurum yönetiminde doğrudan etkili olduğunu ortaya çıkardı. Özellikle 2019 yılından sonra kurum içerisinde organize bir yapı oluşturulduğu, kritik görevlere yöneticilerin talimatlarını sorgulamadan uygulayacak personelin getirildiği iddialar arasında yer alıyor. Kurum yöneticilerinin verdiği hukuka aykırı talimatları yerine getirmeyen kamu görevlilerinin ise görev yaptıkları birimlerden uzaklaştırılarak baskı altına alındığı soruşturma dosyasında açıkça belirtiliyor.

Operasyonun Perde Arkası ve Tutuklanan İsimler

İzmir merkezli 6 ilde 9 Haziran’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda toplam 47 şüpheli gözaltına alınmıştı. Operasyon kapsamında yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyalin yanı sıra 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 27'si, 12 Haziran tarihinde çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheliler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Tutuklanan isimler arasında üniversite yönetiminin en üst kademelerinde görev yapmış isimlerin bulunması dikkat çekiyor. Eski Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Hastane Başhekimi Devrim Bozkurt, eski EÜ Hastanesi Genel Sekreteri Muhterem Adak ve eski EÜ Hastanesi Başmüdürü Ömer Özcoşar tutuklanan isimler arasında yer alıyor. Ayrıca soruşturma dosyasında "örgüt elebaşı" olduğu öne sürülen Ş. Ç.'nin durumu ise dosyanın en sıra dışı detaylarından birini oluşturuyor.

Şüpheli Ş. Ç.’nin üniversitede herhangi bir resmi görevi ya da kadrosu bulunmamasına rağmen, kurum içerisinde fiili olarak bir yönetici gibi hareket ettiği belirlendi. İddialara göre Ş. Ç.’ye üniversite binası içerisinde özel bir makam odası tahsis edildi ve bu kişi alım süreçlerinde doğrudan talimatlar vererek süreci yönetti. Resmi bir sıfatı olmayan bir ismin, Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından birinde nasıl bu kadar etkili olabildiği sorusu, davanın seyrini belirleyecek en kritik noktalardan biri olarak görülüyor.

İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?

Ege Üniversitesi, sadece Bornova'nın değil, tüm İzmir ve Ege Bölgesi'nin en önemli sağlık ve eğitim merkezidir. Her gün on binlerce İzmirlinin şifa aradığı bir kurumda, 3,1 milyar lira gibi devasa bir rakamın usulsüz işlemlerle buharlaştırılması, şehrin sağlık altyapısına vurulmuş büyük bir darbe niteliği taşıyor. Bu miktar, İzmir'de onlarca yeni hastane binası yapılabilecek veya modern tıbbi cihazlarla binlerce hastaya hizmet verilebilecek bir kaynağa tekabül ediyor.

Soruşturmanın ulaştığı boyut, İzmir'deki kamu kurumlarının ihale süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Özellikle GDZ Elektrik veya İZSU gibi büyük bütçeli yerel kurumların ardından, bir eğitim kurumundaki bu denli büyük bir mali operasyon, şehrin ekonomi dünyasında da geniş yankı buldu. Mahkemenin el koyduğu 150 araç ve 49 taşınmazın akıbeti, yargılama süreci sonunda netleşecek olsa da, bu gelişme kamu kaynaklarının korunması adına İzmirli vatandaşlar için büyük bir önem taşıyor.

Bu gelişme, özellikle Bornova ve çevre ilçelerde yaşayan, Ege Üniversitesi Hastanesi'nden hizmet alan milyonlarca vatandaşın yanı sıra, kurumda eğitim gören binlerce öğrenciyi ve dürüstçe görev yapan akademik personeli doğrudan ilgilendiriyor.

Sık Sorulan Sorular

Ege Üniversitesi soruşturmasında hangi mal varlıklarına el konuldu?

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 26 şüpheli ve 16 şirkete ait olduğu tespit edilen toplam 150 araç ve 49 taşınmaza mahkeme kararıyla el konulmuştur. Bu araç ve mülklerin, üniversitedeki yolsuzluk ve usulsüz ihale süreçlerinden elde edilen haksız kazançlarla edinildiği değerlendirilmektedir.

Yolsuzluk soruşturmasında adı geçen üst düzey isimler kimlerdir?

Soruşturma kapsamında aralarında eski Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Başhekimi Devrim Bozkurt, eski Hastane Genel Sekreteri Muhterem Adak ve eski Hastane Başmüdürü Ömer Özcoşar'ın da bulunduğu 27 kişi tutuklanmıştır. Ayrıca üniversitede resmi görevi olmamasına rağmen yönetici gibi hareket eden Ş. Ç.'nin de örgüt lideri olduğu iddia edilmektedir.

Toplam kamu zararı ne kadar ve usulsüzlük nasıl yapıldı?

Sayıştay raporlarına dayanan iddialara göre, Ege Üniversitesi'nde gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin işlemlerinde 3 milyar 100 milyon liralık kamu zararı oluşmuştur. Usulsüzlüklerin; piyasa araştırması yapılmadan alım yapılması, belirli firmalara haksız menfaat sağlanması ve yaklaşık maliyetlerin bilinçli olarak yanlış hesaplanması yoluyla gerçekleştirildiği öne sürülmektedir.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#EgeUniversitesi#Yolsuzluk#Bornova#Ekonomi#Gundem