Efes'te Arkeolojik Yıkım İddiası: Karşılama Merkezi İçin Suç Duyurusu
Efes Antik Kenti Karşılama Merkezi inşaatında Roma dönemi duvarlarının iş makineleriyle tahrip edildiği iddiasıyla EGEÇEP sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’nin birinci derece arkeolojik sit alanında yükselen Karşılama Merkezi inşaatına giren kepçe ve dozerler, binlerce yıllık Roma dönemi duvarlarını yerle bir etti. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Selçuk Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, inşaat alanındaki arkeolojik kalıntıların iş makineleriyle "tıraşlandığını" ve geri dönülemez bir yıkıma yol açıldığını belirterek suç duyurusunda bulundu.
Efes Karşılama Merkezi İnşaatında Sorumlular Yargıya Taşındı
EGEÇEP tarafından yapılan suç duyurusu, projenin hem uygulayıcılarını hem de denetimcilerini hedef alıyor. Suç duyurusu dilekçesinde, inşaatı yürüten Ak Ece Restorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yöneticileri ve görevlileri hakkında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 65. Maddesi uyarınca işlem yapılması talep edildi. Ayrıca, inşaatı yerinde denetlemekle yükümlü olan Selçuk Müze Müdürlüğü görevlileri ile İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu uzmanları hakkında ise Türk Ceza Kanunu’nun 257. Maddesi kapsamında “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla kamu davası açılması istendi.
Platform, 2025 yılının Nisan ayında başlayan inşaat çalışmaları sırasında alana çok sayıda kepçe, dozer ve silindirin girdiğini vurguladı. O güne kadar maki, çalı ve incir ağaçlarıyla kaplı olan doğal örtünün altındaki taş yığınlarının ve tarihi duvarların bu makinelerle hızla ortadan kaldırıldığı iddia ediliyor. İnşaat sahasından elde edilen fotoğraflar, Roma dönemi duvar işçiliğine uygun, yer yer sıvalı yapıların ağır iş makineleriyle tahrip edildiğini somut bir şekilde ortaya koyuyor.
Musa’lar Lahdi’nin Mezar Odası mı Tahrip Edildi?
EGEÇEP’in iddiaları arasında en dikkat çekici olanı, tahrip edilen alanın 1978 yılında bulunan ünlü Musa’lar Lahdi ile olan bağlantısı. 1978 yılında arkeolog Suzan Bayhan tarafından yürütülen kazılarda, Vedius Gimnazyumu’nun kuzeyinde, Koressos Limanı bölgesinde fresklerle süslü bir oda mezar içerisinde mermer bir lahit bulunmuştu. Bugün Efes Müzesi avlusunda 1.36.78 envanter numarasıyla sergilenen bu eserin buluntu yerini gösteren plan ve haritalara ulaşılamaması, mevcut inşaatın bu mezar odasının üzerinde yapıldığı kuşkusunu artırıyor.
Dernek yetkilileri, inşaat alanında tahrip edilen sıvalı yapının, Musa’lar Lahdi’nin çıkarıldığı o tarihi mezar odası olup olmadığının bilimsel olarak açıklanmasını bekliyor. 1922-1929 yılları arasında Avusturya Arkeoloji Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalarda nekropol (antik mezarlık) olarak tanımlanan bu bölgenin, inşaat dolgusuyla kapatılmadan önce arkeolojik açıdan tamamen incelenip incelenmediği sorusu Selçuk gündeminin merkezine yerleşti.
İzmir 1 Numaralı Koruma Kurulu Kararları Yargıda
Sürecin hukuksal arka planı, 19 Aralık 2025 tarihinde EGEÇEP Hukuk Kurulu Üyesi Av. Arif Ali Cangı tarafından yapılan bilgi edinme başvurusuyla başladı. Kuruldan gelen 26 Aralık 2025 tarihli yanıtta, alanın 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planları dahilinde olduğu ve projelerin Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü ile kazı başkanlıklarının denetiminde yürütüldüğü belirtilmişti. EGEÇEP, bu yanıtın ardından İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun onay kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali için idare mahkemesinde dava açtı.
İnşaat sahasında yapılan dolgu çalışmalarının, alt tabakadaki arkeolojik izleri tamamen yok ettiğini savunan çevreciler, "Birinci derece arkeolojik sit alanındaki bir yapı hangi yasaya dayanılarak, hangi kurul izniyle ortadan kaldırılmıştır?" sorusunu yöneltiyor. Roma dönemi duvar işçiliği taşıyan yapıların iş makineleriyle "tıraşlanması", 2863 sayılı yasanın açık bir ihlali olarak nitelendiriliyor.
Efes'teki Yıkım İzmirliler İçin Ne Anlama Geliyor?
İzmir'in dünya çapındaki en önemli turizm ve kültür markası olan Efes Antik Kenti'nde yaşanan bu gelişmeler, sadece arkeoloji dünyasını değil, Selçuk halkını ve İzmir ekonomisini de doğrudan etkiliyor. UNESCO mirası üzerindeki her türlü şaibe, bölgenin uluslararası prestijine zarar verme potansiyeli taşıyor. Karşılama Merkezi projesi, turist konforunu artırmayı hedeflerken, antik kentin binlerce yıllık dokusuna zarar verdiği iddialarıyla İzmirli tarih severlerin ve çevre aktivistlerinin tepkisini çekmeye devam ediyor.
Bu gelişme, özellikle Selçuk'taki yerel turizm işletmecilerini ve her yıl milyonlarca turisti ağırlayan Efes'in korunması konusunda hassasiyet gösteren tüm İzmir kamuoyunu yakından ilgilendiriyor.
Sık Sorulan Sorular
Efes Karşılama Merkezi inşaatında hangi tarihi yapılar zarar gördü?
EGEÇEP'in iddiasına ve inşaat sahasından gelen fotoğraflara göre, Roma dönemi duvar işçiliği özelliklerini taşıyan, yer yer sıvalı antik yapılar iş makineleriyle tahrip edildi. Ayrıca bu alanın, 1978 yılında çıkarılan Musa’lar Lahdi’nin orijinal mezar odası olabileceği üzerinde duruluyor.
Suç duyurusunda kimler şüpheli olarak yer alıyor?
Suç duyurusu, inşaatı yürüten Ak Ece Restorasyon şirketi yetkililerinin yanı sıra, denetim görevini ihmal ettiği öne sürülen Selçuk Müze Müdürlüğü görevlileri ve İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu uzmanlarını kapsıyor.
Musa’lar Lahdi nedir ve neden bu olayla ilişkilendiriliyor?
Musa’lar Lahdi, 1978 yılında arkeolog Suzan Bayhan tarafından Efes'te bulunan ve şu an müzede sergilenen önemli bir mermer eserdir. İnşaatın yapıldığı alanın bu lahdin çıkarıldığı nekropol bölgesinde olması, tarihi mezar odasının inşaat sırasında yıkılmış olma ihtimalini doğuruyor.
Etiketler


