Gündem

Dorukhan Büyükışık Dosyasında 26 Kişiye Gözaltı Kararı

İzmir Narlıdere'de 2018 yılında ölü bulunan Dorukhan Büyükışık soruşturmasında 9 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. 26 şüpheli için gözaltı kararı verildi.

Elif Sönmez
10 görüntülenme
Dorukhan Büyükışık Dosyasında 26 Kişiye Gözaltı Kararı

İzmir Narlıdere’deki bir inşaat şantiyesinde 2018 yılında cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık dosyasında, yıllar süren sessizlik sabahın ilk ışıklarıyla yerini dev bir operasyona bıraktı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen yeni deliller doğrultusunda 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini ve İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyonun düğmesine basıldığını duyurdu.

Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu olan Dorukhan Büyükışık'ın ölümü, kayıtlara ilk etapta "yüksekten düşme" olarak geçmişti. Ancak ailenin hukuk mücadelesi ve Adalet Bakanlığı bünyesinde yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin titiz çalışması, dosyayı bambaşka bir boyuta taşıdı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, bilirkişi raporları ve teknik incelemeler sonucunda delillerin karartıldığına dair somut bulgulara ulaşıldı.

İzmir Merkezli 9 İlde Eş Zamanlı Baskın

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın faili meçhul dosyaların aydınlatılması konusundaki kararlı duruşuna vurgu yaptı. Gürlek, "Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin koordinasyonunda; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada harekete geçilmiştir" ifadelerini kullandı. Operasyonun sadece İzmir ile sınırlı kalmadığı, toplam 9 şehri kapsadığı öğrenildi.

Dosyaya giren yeni deliller arasında en dikkat çekeni ise HTS kayıtları ve daraltılmış baz incelemeleri oldu. Bu teknik veriler, olay anında şantiyede bulunan kişilerin hareketlerini ve iletişim ağını deşifre etti. Bakan Gürlek, "Bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararları verilmiştir" diyerek sürecin teknik detaylarını paylaştı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, belirlenen adreslere sabahın erken saatlerinde girerek şüphelileri gözaltına almaya başladı.

Soruşturmanın bu aşamaya gelmesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sergilediği yüksek sorumluluk bilinci önemli bir rol oynadı. Bakan Gürlek, sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederken, "Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade etmeyeceğiz. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkânlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. Bu açıklama, İzmir’deki diğer şüpheli ölüm dosyaları için de bir emsal niteliği taşıyor.

Dosyanın Geçmişi: İhmaller ve Gizlenen Kameralar

Dorukhan Büyükışık’ın 2018 yılında Narlıdere'de bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmasının ardından başlayan süreç, baba Ethem Büyükışık'ın dedektif gibi iz sürmesiyle yeni bir hal almıştı. Olayın ardından görev yapan 8 polis memuru hakkında, savcının talimatına rağmen kamera görüntülerini sağlıklı incelemedikleri ve muhafaza altına almadıkları gerekçesiyle dava açılmıştı. Polislerin aktif kameraları tam olarak incelemedikleri ve delilleri toplamadıkları, müfettiş raporlarıyla da tescillenmişti.

Soruşturma derinleştikçe, olayın basit bir düşme olmadığına dair kanıtlar birikmeye başladı. Geçtiğimiz Şubat ayında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yerinde bulunan 4 şantiye bekçisi ile 1 inşaat işçisi hakkında "kasten öldürme" suçundan dava açmıştı. Bugün gerçekleştirilen 26 kişilik gözaltı dalgası, cinayetin sadece faillerini değil, yardım edenleri ve delil karartanları da kapsayan daha geniş bir organizasyonu işaret ediyor.

İzmir'deki bu gelişme, özellikle kamu görevlilerinin dahil olduğu iddia edilen delil karartma süreçlerine karşı yargının tavizsiz tutumunu gösteriyor. Narlıdere gibi kentin en prestijli bölgelerinden birinde gerçekleşen bu olayın 6 yıl sonra yeniden tüm detaylarıyla masaya yatırılması, İzmir kamuoyunda adalete olan güveni tazeleyen bir adım olarak değerlendiriliyor.

İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu operasyon, İzmir'in güvenlik ve yargı tarihindeki en kritik faili meçhul dosyalarından birinin çözülme aşamasına geldiğini gösteriyor. Narlıdere’deki şantiye alanında yaşanan bu trajik olayın aydınlatılması, şehirdeki inşaat güvenliği ve denetim mekanizmalarının yanı sıra, adli süreçlerdeki şeffaflık açısından da büyük önem taşıyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve İzmir İl Jandarma Komutanlığı'nın koordineli çalışması, yerel düzeyde suçla mücadelenin ne kadar kararlı yürütüldüğünün bir kanıtı olarak öne çıkıyor.

Özellikle İzmir’in yerel dinamikleri ve bürokrasisi içerisinde uzun süredir tartışılan "delillerin karartılması" iddialarının üzerine gidilmesi, şehirdeki hukuk çevrelerinde olumlu bir hava yarattı. Bu gelişme, özellikle Narlıdere ve çevre ilçelerdeki benzeri şüpheli vakaların aileleri için de yeni bir umut ışığı oldu. İzmir'deki kolluk kuvvetlerinin ve savcılığın bu titiz çalışması, kentin huzur ve güven ortamının korunmasına doğrudan katkı sağlıyor.

Sık Sorulan Sorular

Dorukhan Büyükışık soruşturmasında neden yeni gözaltılar yapıldı?

Soruşturma kapsamında elde edilen yeni bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS kayıtları ve daraltılmış baz verileri, olayın bir kaza olmadığını ve delillerin kasten karartıldığını ortaya koydu. Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi'nin koordinasyonuyla yapılan bu yeni teknik çalışmalar, 26 şüpheli hakkında somut bulgulara ulaşılmasını sağladı ve İzmir merkezli 9 ilde operasyon başlatıldı.

Dorukhan Büyükışık olayı ilk olarak nasıl kaydedilmişti?

2018 yılında İzmir Narlıdere'deki bir inşaat şantiyesinde cansız bedeni bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümü, o dönemdeki ilk incelemeler sonucunda kayıtlara "yüksekten düşme" olarak geçmişti. Ancak maktulün babası emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın çabalarıyla başlatılan hukuki süreç, kamera kayıtlarının incelenmediğini ve delillerin toplanmadığını ortaya çıkararak dosyanın "kasten öldürme" şüphesiyle yeniden açılmasını sağladı.

Soruşturma kapsamında daha önce kimlere dava açılmıştı?

Dosya kapsamında daha önce, savcılığın talimatlarını yerine getirmeyen ve kamera görüntülerini muhafaza altına almayan 8 polis memuru hakkında dava açılmıştı. Ayrıca, geçtiğimiz Şubat ayında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile olay yerinde bulunan 4 şantiye bekçisi ve 1 inşaat işçisi hakkında "kasten öldürme" suçlamasıyla yasal işlem başlatılmıştı. Son operasyonla birlikte şüpheli sayısı 26 kişi daha arttı.

Etiketler

#Izmir IzmirGundem DorukhanBuyukisik Narlidere Operasyon Adalet Gundem