CHP'de Kurultay Sesleri: 72 İl Başkanı Tarih Verdi
CHP'li 72 il başkanı TBMM'de ortak açıklama yaparak 2026 öncesi erken kurultay çağrısında bulundu; Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'na destek verdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) koridorları bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) geleceğini şekillendirecek tarihi bir zirveye ve deklarasyona sahne oldu. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin eşliğinde meclis çatısı altında toplanan 72 il başkanı, partinin iktidar yol haritasını belirleyen ortak bir açıklama imzaladı. Meclis grubunu onurlandıran il başkanları, örgütün gücünü ve değişim iradesini doğrudan milli iradenin kalbinden tüm Türkiye’ye ilan etti.
Toplantının açılışında konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, demokrasinin ve sandığın korunması gereken kritik bir süreçten geçildiğini vurguladı. Emir, "Bugün demokrasimize ve sandığımıza sahip çıktığımız kritik günde; grup genel kurul toplantımızı onurlandıran, 2 milyon üyemiz ve örgütlerimiz adına 72 il başkanımıza teşekkürlerimi sunuyorum" diyerek partinin taban gücüne atıfta bulundu. Bu açıklama, aynı zamanda parti içindeki birlik ve beraberlik mesajının en üst perdeden verilmesi olarak yorumlandı.
CHP İl Başkanlarından 'Önce Kurultay Sonra İktidar' Mesajı
72 il başkanı adına hazırlanan ortak metni CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu okudu. Bildirinin ana eksenini "Türkiye'nin kaybedecek vakti yok, önce kurultay, sonra iktidar" sloganı oluşturdu. Tanburoğlu, Cumhuriyetin kurucusu olan CHP'nin, AK Parti iktidarının siyasi çıkarları doğrultusunda felç edilmeye çalışıldığını savundu. Bu tür badirelerin partinin kurumsal hafızasında yeri olduğunu belirten Tanburoğlu, meşru rekabet alanının sokaklar veya mahkeme salonları değil, kurultay meydanı olduğunu hatırlattı.
Açıklamada, iktidar tarafından kurgulandığı iddia edilen gerilimlerin ancak delegelerin iradesiyle çözülebileceği ifade edildi. Tanburoğlu, "Tarihimiz boyunca olduğu gibi tüm oyunları bozmak için kendi öz gücümüze, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesine dönmek zorundayız" diyerek, meselenin sadece bir iç mesele olmadığını, doğrudan memleket meselesi ve millet iradesi olduğunu dile getirdi. İl başkanları, 81 ildeki örgütlerin hem kurultaya hem de olası bir iktidar değişikliğine tam kadro hazır olduğunu belirtti.
Kurultay İçin 25 Temmuz 2026 Öncesi İşaret Edildi
Deklarasyonun en dikkat çekici noktalarından biri, kurultay için verilen net tarih önerisi oldu. İl başkanları, CHP’nin büyük kurultayının yapılacağı tarihin 25 Temmuz 2026'dan önce olması gerektiğini ve bu tarihin bir an önce ilan edilmesini talep etti. "Egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür" şiarıyla hareket ettiklerini belirten başkanlar, partinin bu cendereden ancak 2 milyon üyenin iradesiyle çıkabileceğini savundu. Bu talep, parti yönetiminin önümüzdeki dönem takvimini belirlemesi açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.
Bildiride ayrıca partinin liderlik yapısına dair de net mesajlar yer aldı. Seçilmiş Genel Başkan olarak Özgür Özel'e olan güven tazelenirken, Cumhurbaşkanı adayı noktasında ise milletin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu ismi telaffuz edildi. Bu net tavır, son dönemde kamuoyunda tartışılan adaylık senaryolarına örgüt bazında verilen en somut yanıt oldu. CHP Genel Merkezi önünde atılan "Hain Özgür" sloganları ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Kirli olanları kapının önüne koyacağım" şeklindeki sert çıkışları, il başkanlarının bu birleştirici açıklamasının arka planındaki gerilimi de gözler önüne serdi.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
CHP’nin kalesi olarak nitelendirilen İzmir, genel merkezdeki ve örgüt yapısındaki bu tür değişim rüzgarlarından en doğrudan etkilenen şehir konumunda. 72 il başkanının attığı bu imza, İzmir’deki yerel yönetimlerin Ankara ile olan koordinasyonunu ve 2028 genel seçimlerine giden yoldaki stratejik planlamayı derinden etkiliyor. İzmir’deki 30 ilçe belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet üretme süreçlerinde, genel merkezdeki siyasi istikrarın sağlanması hayati önem taşıyor.
Özellikle Ekrem İmamoğlu isminin Cumhurbaşkanı adayı olarak bu deklarasyonda yer alması, İzmirli seçmenin ve yerel örgütlerin beklentileriyle örtüşen bir tablo çiziyor. İzmir siyasetinde her zaman karşılık bulan "önce kurultay" talebi, kentteki delege yapısının ve yerel siyasetçilerin de önümüzdeki iki yıl boyunca odaklanacağı ana gündem maddesi olacak. Bu gelişme, özellikle Konak, Karşıyaka ve Çankaya gibi siyasetin nabzının attığı merkezlerdeki parti içi dengeleri yeniden şekillendirebilir.
Sık Sorulan Sorular
CHP il başkanları neden 25 Temmuz 2026 öncesini işaret etti?
İl başkanları, mevcut siyasi konjonktürde Türkiye'nin kaybedecek vakti olmadığını ve AK Parti iktidarının partiyi felç etme girişimlerine karşı en güçlü yanıtın kurultay olduğunu düşünüyor. 25 Temmuz 2026 tarihi, partinin yasal takvimi ve olası erken seçim senaryoları göz önüne alındığında, örgütün iradesini tazeleyip iktidar yürüyüşüne daha güçlü başlaması için belirlenmiş stratejik bir sınır olarak görülüyor.
Açıklamada Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu hakkında ne denildi?
72 il başkanı tarafından okunan ortak bildiride, partinin seçilmiş genel başkanının Özgür Özel olduğu net bir şekilde vurgulanarak liderlik tartışmalarına nokta konulmak istendi. Aynı zamanda, halkın beklentileri doğrultusunda Cumhurbaşkanı adayının Ekrem İmamoğlu olduğu ifade edilerek, partinin önümüzdeki seçimlerdeki vitrini ve stratejisi hakkında örgütsel bir mutabakat sağlandığı kamuoyuna ilan edildi.
Bu açıklamanın parti içindeki gerilimle bir ilgisi var mı?
Evet, açıklama özellikle son günlerde CHP Genel Merkezi önünde yaşanan protestolar ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun sert eleştirilerinin ardından geldi. İl başkanları, meşru rekabet alanının sokaklar değil kurultay olduğunu belirterek, parti içindeki ikilik ve kavga iddialarını reddetti. Bu hamle, dağınık görüntüyü toparlamak ve 2 milyon üyenin iradesini tek bir potada eritmek amacıyla yapıldı.
Etiketler


