Ceyda Yüksel Davasında AYM Kararı: İndirim Onandı
İzmir'de cinsel ilişki teklifini reddettiği için öldürülen Ceyda Yüksel davasında AYM "haksız tahrik" indirimini hukuka uygun bularak cezayı onadı.

İzmir'in Barbaros Mahallesi 5218'inci Sokak'ta 20 Ağustos 2020 gecesi saat 01.00 sularında yükselen cam kırılma sesleri, 21 yaşındaki Ceyda Yüksel'in hayatının son anlarına tanıklık etti. Zemin kattaki daireden gelen tartışma sesleri üzerine bölgeye ulaşan polis ekipleri, içeri girdiklerinde korkunç bir manzarayla karşılaştı. Genç kadının sağ kolunun kopma derecesine gelecek kadar derin kesildiği ve vücudunun pek çok noktasında cam kesikleri olduğu saptandı. Olay yerinde hayatını kaybeden Ceyda Yüksel'in cansız bedeni otopsi işlemlerinin ardından toprağa verilmek üzere İstanbul'a gönderilirken, İzmir emniyeti katil zanlısı Serkan Dindar'ı gözaltına aldı.
Barbaros Mahallesi'ndeki Cinayetin Kan Donduran Detayları
Olay gecesi aşırı derecede alkollü olduğu belirlenen kaynak ustası Serkan Dindar, emniyetteki ilk ifadesinde yaşananları hatırlamadığını iddia etti. Yapılan incelemeler sonucunda Dindar'ın daha önce 'yaralama' ve 'trafiği tehlikeye sokma' suçlarından sabıkalı olduğu ortaya çıktı. Ceyda Yüksel ile Serkan Dindar arasındaki bağın ise sosyal medyadaki gezi ve kamp sayfaları üzerinden kurulduğu belirlendi. İkilinin ortak ilgi alanları olan köpekler üzerine sık sık sohbet ettikleri ve bu vesileyle bir araya geldikleri bilgisi dava dosyasına girdi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, toplanan deliller ışığında sanık hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı.
İzmir 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, olayın oluş şekline dair çarpıcı tespitler yapıldı. Gerekçeli karara göre; Ceyda Yüksel'in sanığın cinsel ilişki teklifini reddetmesi üzerine sokakta başlayan tartışma evin içinde şiddetlenerek devam etti. Sanık Dindar'ın, kapıldığı öfkenin etkisiyle Yüksel'i salon kapısının camını kıracak şekilde kapıya vurduğu, ardından genç kadının baş ve göğüs bölgesini cam kırıklarının bulunduğu boşluğa itip geri çektiği saptandı. Mahkeme heyeti önce müebbet hapis cezası verse de, cinsel ilişki teklifinin reddedilmesini 'haksız tahrik' sayarak cezayı 18 yıl hapse indirdi. Sanığa ayrıca 'uyuşturucu madde ticareti yapmak' suçundan ceza verilmedi.
Bakanlığın İtirazı ve Hukuki Süreç
Yerel mahkemenin haksız tahrik indirimi kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1'inci Ceza Dairesi tarafından oy birliğiyle onandı. Dosya Yargıtay'a taşındığında 1'inci Ceza Dairesi de indirim kararında bir isabetsizlik görmedi. Bu noktada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın talimatıyla bakanlık avukatları devreye girdi. Bakanlık, cinsel ilişki teklifini reddetmenin bir cinayet davasında indirim sebebi sayılamayacağını vurgulayarak karara temyiz aşamasında itiraz etti. CMK'nın 308'inci maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz yetkisini kullanması ve dosyanın Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesi talep edildi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yeniden incelemede, sanığın eylemini "kapıldığı öfke ve hiddetten kaynaklı tahrikin etkisiyle" gerçekleştirdiği savunuldu. Kararda, mahkemenin takdir yetkisini yasal ve yerinde kullandığı belirtilerek bakanlığın itirazı reddedildi. Hukuki yolların tükenmesi üzerine dosya en üst merci olan Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşındı. Ancak AYM İkinci Bölüm Birinci Komisyonu, başvuruyu adil yargılanma hakkı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesi kapsamında görmeyerek onama kararı verdi. Böylece 18 yıllık hapis cezası kesinleşmiş oldu.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu karar, İzmir'de son yıllarda artan kadın cinayetleri davaları için kritik bir emsal niteliği taşıyor. Özellikle Barbaros Mahallesi gibi yerleşim yerlerinde yaşanan bu tür olaylar, şehirdeki güvenlik algısını ve kadın hakları mücadelesini doğrudan etkiliyor. İzmirli hukukçular ve kadın hakları savunucuları, "cinsel ilişkiyi reddetmenin haksız tahrik sayılmasının" gelecekteki davalarda tehlikeli bir yol açabileceği konusunda hemfikir. Ceyda Yüksel'in öldürülmesi, İzmir'in sosyal dokusunda derin bir yara açarken, yargının verdiği bu karar kentteki sivil toplum kuruluşları tarafından yakından takip ediliyor.
Ceyda Yüksel'in annesi Filiz Demiral, 6 yıldır sürdürdüğü adalet mücadelesinde AYM'den gelen haberle yıkıldığını ifade etti. Demiral, "Kızımın cinsel yakınlaşmayı reddettiği için öldürülmesi bu kararla meşrulaştı. Bu karar sadece benim kızım için değil, tüm kadınlar adına verildi. Çok canım yanıyor ama vazgeçmeyeceğim" diyerek dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıyacağını duyurdu. Bu gelişme, özellikle İzmir'deki kadın dernekleri ve üniversite öğrencileri arasında adalete olan güven tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Sık Sorulan Sorular
Ceyda Yüksel davasında neden ceza indirimi uygulandı?
İzmir 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Serkan Dindar'ın Ceyda Yüksel'e yönelik cinsel ilişki teklifinin reddedilmesini "haksız tahrik" olarak değerlendirdi. Mahkeme, sanığın bu reddedilme sonrası kapıldığı öfke ve hiddetin suçun işlenişinde etkili olduğuna hükmederek, müebbet hapis cezasını 18 yıl hapis cezasına düşürdü.
Anayasa Mahkemesi'nin onama kararı ne anlama geliyor?
Anayasa Mahkemesi, dosya üzerindeki incelemesini tamamlayarak yerel mahkeme ve Yargıtay tarafından verilen kararları hukuka uygun buldu. Bu onama kararı ile birlikte Türkiye'deki iç hukuk yolları büyük oranda tükenmiş oldu ve sanık hakkında verilen 18 yıllık hapis cezası kesinlik kazandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın davadaki rolü nedir?
Bakanlık, davanın başından itibaren müdahil olarak haksız tahrik indirimine karşı çıktı. Yargıtay'ın onama kararı sonrası Bakan Mahinur Özdemir Göktaş'ın talimatıyla CMK 308 kapsamında itiraz yetkisinin kullanılması istendi ancak bu talep Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından reddedildi.
Etiketler


