Gündem

Çeşme Çakabey'de 200 Milyon Dolarlık Araziye GES Kararı: ÇEŞÇEP

Çeşme'nin merkezinde 60 dönümlük kamu arazisine kurulacak GES projesi için verilen ÇED Olumlu kararı, 200 milyon dolarlık rant iddiasıyla 13 Eylül'e kadar mahkemeye taşınıyor.

Elif Sönmez
10 görüntülenme
Çeşme Çakabey'de 200 Milyon Dolarlık Araziye GES Kararı: ÇEŞÇEP
Temsili görsel — yapay zeka ile oluşturulmuştur

Çeşme Çakabey Mahallesi'nde denize sıfır konumdaki 5,81 hektarlık kamu arazisine 18 bin 163 güneş panelinin kurulmasını öngören projeye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından "ÇED Olumlu" kararı verildi. Çeşme Yarımada Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), 29 Temmuz 2026 tarihinde imzalanan ve 13 Ağustos’ta duyurulan bu kararın, bölge halkının örgütlü itirazına rağmen alındığını belirterek süreci yargıya taşıyacağını duyurdu.

Çeşme Çakabey’de 200 Milyon Dolarlık Araziye 2 Milyon Dolarlık Yatırım

Projenin merkezinde yer alan Enerjisa Enerji Üretim A. Ş.’nin yüzde 40 hissesi Sabancı Holding’e, diğer yüzde 40 hissesi ise Almanya merkezli E. ON şirketine ait. ÇEŞÇEP tarafından yapılan teknik incelemelere göre, Çeşme’nin en değerli bölgelerinden biri olan yaklaşık 60 dönümlük (600 bin metrekare) kamu arazisi, proje kapsamında 49 yıllığına bu ortaklığa tahsis edildi. Dernek, söz konusu arazinin güncel rayiç değerinin yaklaşık 200 milyon dolar olduğunu, buna karşın resmi belgelerde yer alan toplam yatırım bedelinin sadece 89 milyon 907 bin TL (yaklaşık 2 milyon dolar) olduğunu vurguladı.

Bu ekonomik tabloyu "arazi ele geçirme operasyonu" olarak nitelendiren çevreciler, devletin öz malı olan toprakların gerçek değerinin yüzde birine bile ulaşmayan bir bedelle yarım yüzyıllığına devredilmesine tepki gösteriyor. Proje kapsamında kurulacak olan güneş enerjisi santralinin (GES) 9,9897 MWm/MWe kurulu güce sahip olması planlanıyor. Ancak dernek yetkilileri, asıl amacın enerji üretimi değil, Çeşme'nin merkezindeki yüksek rantlı toprağın kontrolünü ele geçirmek olduğunu savunuyor.

Halkın Katılımı Toplantıları Neden Yapılamadı?

Proje sürecinde yasal bir zorunluluk olan halkın katılımı toplantıları, bölge halkının yoğun protestoları nedeniyle üç kez üst üste gerçekleştirilemedi. Bakanlık yetkililerinin sahada "halk dinlenmek istemiyor" diyerek toplantıları iptal ettiğini belirten ÇEŞÇEP, bu durumun halkın sesinin duyulmadığı değil, bilerek yok sayıldığı bir süreç olduğunu ifade etti. Dernek, Çeşme halkının kitlesel tepkisine rağmen ÇED sürecinin tamamlanmasını hukuk devleti ilkesine aykırı buluyor.

Şirketin bölgedeki siciline de dikkat çeken çevreciler, aynı sahada daha önce faaliyet gösteren ve sonradan Sabancı/Enerjisa bünyesine geçen rüzgar enerji santraline (RES) ilişkin imar planlarının Danıştay 6. Dairesi tarafından bozulduğunu hatırlattı. Danıştay'ın o dönem verdiği kararda, sit alanının bütünlüğünün göz ardı edildiği ve kamu yararına aykırılık bulunduğu tespiti yer almıştı. Ayrıca, aynı ortaklığın geçmişte EPDK'dan 49 yıllığına aldığı sahanın önemli bir bölümünün bugün hala atıl durumda olduğu iddia ediliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Olumsuz Görüşü ve Hukuki Süreç

Söz konusu proje alanı, 3. Derece doğal sit alanı ve tarım arazisi statüsünde bulunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin projeye yönelik olumsuz görüş bildirmesine rağmen Bakanlığın onay vermesi, yerel yönetim ve merkezi hükümet arasındaki görüş ayrılığını da ortaya koydu. ÇEŞÇEP, bu kararın Anayasa’nın çevreyi korumayı esas alan 56. Maddesi ve tarih, kültür, tabiat varlıklarını korumayı amaçlayan 63. Maddesine açıkça aykırı olduğunu savunuyor.

Dava açma süresinin son günü olan 13 Eylül 2026 tarihine kadar İdare Mahkemesi'ne başvuracaklarını açıklayan dernek, hem yürütmenin durdurulmasını hem de kararın iptalini talep edecek. Bilirkişi incelemesi, keşif ve yargılama giderleri için Çeşme halkına ve doğaseverlere maddi destek çağrısında bulunan ÇEŞÇEP, sürecin şeffaf bir şekilde yürütüleceğini ve tüm harcama dökümlerinin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

Bu gelişme, özellikle İzmir'in en önemli turizm destinasyonu olan Çeşme'de, doğal sit alanlarının korunması ve kamu arazilerinin kullanım biçimi açısından kritik bir emsal teşkil ediyor. Çakabey Mahallesi'ndeki bu tartışmalı proje, ilçenin hem turizm potansiyelini hem de kalan sınırlı tarım alanlarını doğrudan etkileme riski taşıyor.

Sık Sorulan Sorular

Çeşme Çakabey GES projesine neden itiraz ediliyor?

İtirazların temelinde projenin 200 milyon dolar değerindeki deniz manzaralı kamu arazisine, sadece 2 milyon dolarlık bir yatırım karşılığında 49 yıllığına el koyması yatıyor. Ayrıca proje alanının 3. Derece doğal sit alanı ve tarım arazisi olması, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin olumsuz görüşüne rağmen onaylanması çevrecilerin ve bölge halkının tepkisini çekiyor.

Hukuki süreçte son durum nedir ve dava ne zaman açılacak?

Çeşme Yarımada Çevre Derneği (ÇEŞÇEP), ÇED Olumlu kararının iptali için dava dosyasını hazırladı. Yasal olarak dava açma süresinin son günü 13 Eylül 2026 olarak belirlendi. Dernek, bu tarihe kadar İdare Mahkemesi'ne başvurarak yürütmenin durdurulmasını ve projenin tamamen iptal edilmesini talep edecek.

Projenin teknik detayları ve şirketin ortaklık yapısı nedir?

Proje, Enerjisa Enerji Üretim A. Ş. Tarafından yürütülüyor ve şirketin yüzde 40'ı Sabancı Holding'e, yüzde 40'ı Alman E. ON firmasına ait. Yaklaşık 60 dönümlük alanda 18 bin 163 güneş paneli kurulması ve 9,9897 MWm/MWe güç üretilmesi planlanıyor. Yatırımın toplam bedeli ise resmi kayıtlarda 89 milyon 907 bin TL olarak geçiyor.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#Cesme#Cakabey#Enerjisa#Sabanci#Cevre#Ekonomi#Gundem