Cemil Tugay'dan Meslek Fabrikası Çıkışı: İzmir'in Hakkını Yedirmeyiz
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikası nöbetinin 5. Gününde sert konuştu: "Kursiyerlerin malzemelerini rehin aldılar, bu bir utanç vakasıdır."

Halkapınar'daki tarihi Meslek Fabrikası binası önünde yükselen polis barikatları ve beş gündür devam eden kararlı bekleyiş, İzmir'in yerel siyasetinde tansiyonu zirveye taşıdı. Sabaha karşı saat 05.00'te gerçekleştirilen tahliye operasyonunun ardından başlayan nöbet eylemi, bugün Eskişehir’den gelen destek ziyaretiyle daha da güçlendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, beraberinde Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile birlikte barikatların önünde İzmirlilere seslenerek, binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesine karşı hukuki ve demokratik mücadelenin süreceğini ilan etti.
Başkan Cemil Tugay'ın açıklamalarındaki en çarpıcı detay, binanın sadece fiziksel olarak değil, içindeki kursiyerlere ait kişisel eşyaların da "rehin" tutulması oldu. Buca Şirinyer'de vatandaşlarla buluştuğu sırada bir kursiyerin yolunu kestiğini anlatan Tugay, "Bir vatandaşımız, 'Bizim orada malzemelerimiz vardı, kursa devam ediyorduk, onları da alamadık, rehin aldılar' dedi. İçimiz sızladı. Bir devlet kurumunun başka bir devlet kurumuna yapması asla reva görülmeyecek, Türkiye tarihinde ilk defa gerçekleşmiş inanılmaz yanlış bir hareketle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı. Tugay, polisle el koyma işleminin ardından belediyeye ait restorasyon malzemelerinin ve çalışanların özel eşyalarının da içeride kaldığını vurguladı.
"DGM Karanlığından Meslek Fabrikası Aydınlığına"
Tarihi binanın geçmişine dair önemli bir parantez açan Başkan Tugay, yapının Vakıflar ile bir ilgisi olmadığını, tamamen belediye imkanlarıyla ayağa kaldırıldığını hatırlattı. Binanın 12 Eylül askeri darbesi döneminde geçici olarak DGM (Devlet Güvenlik Mahkemesi) olarak kullanılmasına atıfta bulunan Tugay, "Buranın DGM olması bir utançtır. Askeri cunta yönetiminin eseridir. DGM çıktıktan sonra burayı harap halde bıraktılar; belediye büyük paralar harcayarak restore etti ve 2017'den beri Meslek Fabrikası olarak on binlerce İzmirliye hizmet verdi. Biz burada para kazanmıyorduk, kamusal hizmet veriyorduk" dedi.
Mahkeme heyetiyle birlikte dün binada tespit yaptıklarını belirten Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin (İzBB) restorasyon amaçlı yatırımlarının kayıt altına alındığını söyledi. Binadaki yatırımlara zarar verilmesinden endişe ettiklerini dile getiren Başkan, mülkiyetin haksız gerekçelerle el değiştirilmeye çalışıldığını savundu. İstanbul'daki Yerebatan Sarnıcı örneğini veren Tugay, benzer bir "çökme" operasyonunun İzmir'de de sergilendiğini iddia etti. Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün elindeki 3 bin 500 gayrimenkulü hatırlatarak, "Önce o boş binalarda hizmet üretsinler, kiraya verip parayı alamadıkları yerlerden kira almayı başarsınlar, sonra belediye mülklerine çökmeye çalışsınlar" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Eskişehir ve Buca'dan Tam Destek: "Mesele Atatürk Mirası"
İzmir'deki direnişe destek vermek için kente gelen Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, İzmir ile Eskişehir'in "ikiz kardeş" olduğunu vurguladı. Ataç, bu müdahalenin arkasında ideolojik bir ajanda olduğunu iddia ederek, "Bu hükümetin tek derdi Atatürk'le. Türkiye'deki statlardan Atatürk ismini silmek için milyonlarca lira harcadılar. Burası 9 Eylül'de iki askerimizin şehit olduğu, tarihi değeri ve Atatürk mirası olan bir nokta. Cemil Başkan'ın ve İzmir halkının sonuna kadar yanındayız" dedi. Ataç'ın bu sözleri, alandaki kalabalık tarafından alkışlarla karşılandı.
Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ise Meslek Fabrikası'nın sosyal belediyecilikteki kritik rolüne dikkat çekti. Buca'daki üretici pazarlarında satış yapan birçok kadının bu fabrikada eğitim aldığını belirten Duman, "Burada yüz binlerce vatandaşımız meslek sahibi oldu, geleceğini şekillendirdi. Böylesine kıymetli bir okulun bir anda Vakıflar'a devredilmesi kabul edilemez. Umarız bu yanlış karardan dönülür ve bina asli sahibi olan İzmir halkına geri verilir" açıklamasında bulundu. Duman, Buca'daki yerel üreticilerin bu durumdan doğrudan etkilendiğini de sözlerine ekledi.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Halkapınar'daki bu kriz, sadece bir bina mülkiyeti tartışması değil, İzmir'in istihdam modeline vurulmuş bir darbe olarak nitelendiriliyor. 2017'den bu yana binlerce gencin ve kadının iş gücüne katılımını sağlayan Meslek Fabrikası, özellikle ekonomik krizin derinleştiği bu dönemde İzmir ekonomisi için hayati bir damar görevi görüyordu. Binanın kapatılması, halihazırda eğitim gören kursiyerlerin sertifika süreçlerinin aksaması ve belediyenin sosyal projelerinin sekteye uğraması anlamına geliyor.
Bu gelişme, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile merkezi hükümet arasındaki yetki ve mülkiyet savaşlarının yeni bir cephesi olarak görülüyor. Özellikle Bornova, Konak ve Buca gibi çevre ilçelerden gelen binlerce kursiyerin eğitim hakkının engellenmesi, kentin sosyo-ekonomik dokusuna doğrudan etki ediyor. İzmir halkı için bu bina, sadece bir taş yapı değil; işsizlikle mücadelede yerel bir kale niteliği taşıyor.
Sık Sorulan Sorular
Meslek Fabrikası binası neden boşaltıldı?
Binanın mülkiyeti, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava ve idari kararlar neticesinde belediyeden alınarak Vakıflar'a devredildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu karara itiraz ederek hukuki süreç başlattı ancak bina 5 gün önce polis eşliğinde kullanıma kapatıldı.
İçeride kalan kursiyer malzemeleri ne olacak?
Başkan Cemil Tugay'ın açıklamasına göre, binanın mühürlenmesi ve polis barikatı kurulması nedeniyle kursiyerlerin eğitim materyalleri ve personelin özel eşyaları içeride rehin kalmış durumda. Belediye, bu malzemelerin iadesi ve binadaki yatırımların korunması için mahkeme tespiti yaptırarak hukuki girişimlerini sürdürüyor.
Meslek Fabrikası eğitimleri devam edecek mi?
Başkan Tugay, belediye hizmetlerinde bir aksama olmayacağını ve İzmir'in hakkını savunmaya devam edeceklerini belirtti. Ancak Halkapınar'daki ana binanın kapalı olması nedeniyle mevcut kursların geçici olarak diğer merkezlere kaydırılması veya mahkeme sonucunun beklenmesi öngörülüyor.
Etiketler


