Buca’da Cumhuriyet Paneli: Milli Egemenlik ve Kuruluş Ruhu
Buca Belediyesi, Cumhuriyet’in 103. Yılı kutlamaları kapsamında düzenlenen panelde Milli Mücadele’den günümüze Cumhuriyet kazanımlarını ele aldı.

Buca Belediyesi Meclis Salonu'nda düzenlenen “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” panelinde, Cumhuriyet’in kuruluş felsefesi ve toplumsal yaşama kazandırdığı değerler akademisyenler tarafından masaya yatırıldı. Buca Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 103. Yılı kutlamaları kapsamında gerçekleştirdiği etkinliğe Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü öğretim üyeleri Prof. Dr. Fevzi Çakmak ile Prof. Dr. Alev Gözcü konuşmacı olarak katıldı.
Panele Buca Belediye Başkan Vekili Hüseyin Benzer, belediye meclis üyeleri, gaziler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Açılış konuşmasını yapan Hüseyin Benzer, Cumhuriyet’in temelinde milli egemenlik, özgürlük ve eşit yurttaşlık anlayışının bulunduğunu belirtti. Benzer, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün yalnızca siyasal bir tercih değil, toplumun kendi geleceğini belirleme iradesine dayanan tarihsel bir dönüşüm olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet İlanının Siyasi ve Hukuki Süreci
Prof. Dr. Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal Paşa'nın 1919 yılının karanlık şartlarında dahi zaferin kazanılacağına ve sonrasında hükümet şeklinin cumhuriyet olacağına dair inancını hatırlattı. Rejim değişikliğinin bir halk ayaklanmasıyla değil, büyük bir siyasi irade ve Meclis kararıyla hayata geçirildiğini ifade eden Çakmak, 27 Ekim 1923’te yaşanan hükümet bunalımının süreci hızlandırdığını dile getirdi. Çakmak, Atatürk ve İsmet İnönü’nün öncülüğünde Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda yapılan değişikliklerle 29 Ekim’de Cumhuriyet’in ilan edildiği süreci detaylarıyla aktardı.
Eğitim ve Sağlıkta Fırsat Eşitliği Vurgusu
Prof. Dr. Alev Gözcü, Cumhuriyet’in toplumsal ve insani boyutlarına odaklanarak eğitim, sağlık ve kadın hakları alanındaki devrimlerin önemine değindi. Cumhuriyet’i “kimsesizlerin kimsesi” ve bir “özgüven meselesi” olarak tanımlayan Gözcü, 1920 yılında kurulan ilk Sağlık Bakanlığı’ndan Millet Mektepleri’ne kadar atılan her adımın bir aydınlanma devrimi olduğunu söyledi. Kendi yaşamından örnekler veren Gözcü, mütevazı bir aileden gelmesine rağmen Cumhuriyet’in sunduğu eğitim olanakları ve devlet bursları sayesinde profesörlük unvanına ulaştığını belirterek, bu imkânları sağlayan kurucu kadroları minnetle andı.
Etiketler






