Bilal Saygılı'dan Çağatay Güç'e Sert Tepki: İzmir'e Dürüst Siyasetle Dön
AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, CHP'li Çağatay Güç'ün Ankara'dan verdiği iktidar mesajına, İzmir'deki kooperatif skandalı ve altyapı sorunlarıyla yanıt verdi.

AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün Ankara temasları sırasında sosyal medya üzerinden paylaştığı "halkın iktidarını kuracağız" mesajına İzmir yerelindeki krizleri hatırlatarak çok sert bir karşılık verdi. Saygılı, mevkidaşının İzmir'in sorunlarından uzaklaştığını savunarak, başkentin siyasi koridorlarından ziyade İzmir’in sokaklarındaki gerçek gündeme odaklanması gerektiğini vurguladı.
Ankara'dan Gelen Mesaja İzmir'den Yerel Yönetim Eleştirisi
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Ankara’da gerçekleştirdiği ziyaretler sırasında halkın iktidarını kurana dek geri adım atmayacaklarını ve bu hedef doğrultusunda çalışacaklarını ifade eden bir gönderi paylaştı. Bu paylaşım, İzmir siyasetinde fitili ateşleyen hamle oldu. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, bu söylemin İzmir'deki mevcut yerel yönetim pratiğiyle çeliştiğini belirterek Güç'e "turist milletvekilleri" benzetmesi üzerinden yüklendi.
Saygılı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çağatay Güç’e İzmir’in CHP’li "turist" milletvekillerine özenmemesi tavsiyesinde bulundu. Siyasetin merkezinin İzmir olması gerektiğini hatırlatan Saygılı, Güç’ün bir an önce kente dönerek dürüst ve şeffaf siyaset yapmaya başlaması gerektiğini dile getirdi. İktidar söylemlerinin altının boş olduğunu savunan Saygılı, halkın iktidarını kurma iddiasının önce İzmir yerelindeki aksaklıkları gidermekten geçtiğini savundu.
İzmir'deki belediye kadrolarına yönelik "bankamatik memuru" eleştirisini de gündeme getiren Bilal Saygılı, CHP'li belediyelerdeki bu yapıyla mücadele edilmeden halkın iktidarından söz edilemeyeceğini belirtti. Saygılı'ya göre, İzmir’in kaynaklarının verimli kullanılmaması ve liyakatsiz atamalar, kentin gelişiminin önündeki en büyük engellerden birini oluşturuyor.
İzmir'in Kronik Sorunları: Sel, Kooperatif ve İş Kazaları
Bilal Saygılı'nın eleştirileri sadece siyasi söylemlerle sınırlı kalmadı; İzmir'in son dönemde en çok tartışılan somut olaylarını tek tek sıraladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin (İzBB) ve siyasi elitlerinin toplu konut vaadiyle başlattığı projelerde yaşanan "kooperatif skandalı" Saygılı'nın hedefindeydi. Binlerce İzmirliyi mağdur eden bu sürecin hesabının verilmesi gerektiğini savunan Saygılı, iktidar hedefi koyanların önce bu mağduriyetleri gidermesi gerektiğini söyledi.
Kentin altyapı yetersizliğine de değinen Saygılı, her yağmurda İzmir sokaklarını esir alan sel görüntülerine dikkat çekti. İzmirlilerin feryadına kulak verilmediğini savunan AK Partili Başkan, "Halkın iktidarını önemsiyorsa; her yağmurda sokaklarını sel götürdüğü için isyan eden İzmirlilerin feryadına kulak versin" ifadelerini kullandı. Bu durumun özellikle Konak, Karşıyaka ve Bornova gibi merkezi ilçelerde yaşayan vatandaşlar için günlük yaşamı çekilmez hale getirdiğini hatırlattı.
Saygılı ayrıca, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde yaşanan ihmaller zinciri sonucunda hayatını kaybeden işçi Sabri Kılınç’ın hakkının aranması gerektiğini vurguladı. Emeğin ve adaletin sözde kalmaması gerektiğini belirten Saygılı, İzBB'nin bu olaydaki sorumluluğuna işaret ederek, CHP yönetiminin kendi içindeki rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarına karşı arınmayı tercih etmesi gerektiğini dile getirdi.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu sert polemik, İzmir siyasetinin önümüzdeki dönemde yerel yönetim performansları üzerinden çok daha gergin bir rotaya gireceğinin işareti olarak görülüyor. Bilal Saygılı'nın Tarihi Un Fabrikası önündeki eylemleri "korsan" olarak nitelendirmesi ve mahkeme kararlarına vurgu yapması, hukuk ve yerel idare arasındaki çatışmanın derinleşeceğini gösteriyor. İzmirli seçmen için bu tartışmalar, sadece bir söz düellosu değil; aynı zamanda ulaşımdan konuta, altyapıdan istihdama kadar kentin temel sorunlarının siyasetin merkezinde kalması anlamına geliyor.
Özellikle Çiğli'deki arıtma tesisi ihmalleri ve kooperatif mağduriyetleri gibi doğrudan vatandaşa dokunan konuların siyasetin ana malzemesi haline gelmesi, yerel seçimler sonrası dönemde denetim mekanizmalarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Bu gelişme, özellikle İzmir'in 30 ilçesinde belediye hizmetlerinden doğrudan etkilenen 4,5 milyona yakın İzmirliyi ve çözüm bekleyen binlerce kooperatif mağdurunu yakından ilgilendiriyor.
Sık Sorulan Sorular
Bilal Saygılı'nın bahsettiği kooperatif skandalı nedir?
İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde kurulan yapı kooperatiflerinin, kentsel dönüşüm ve toplu konut projelerinde taahhüt edilen sürelerde inşaatları tamamlayamaması ve maliyet artışları nedeniyle binlerce vatandaşın mağdur olması durumudur. Bu süreçte toplanan aidatlar ve projenin ilerleyişine dair şeffaflık tartışmaları İzmir siyasetinde uzun süredir devam eden bir kriz başlığıdır.
Tarihi Un Fabrikası olayının arka planında ne var?
Tarihi Un Fabrikası ile ilgili süreçte bağımsız mahkemelerin verdiği tahliye kararları bulunmasına rağmen, CHP İzmir İl Başkanlığı ve bazı sivil toplum kuruluşlarının bu karara karşı eylemler gerçekleştirdiği bilinmektedir. Bilal Saygılı, bu eylemleri mahkeme kararlarına aykırı ve "mesnetsiz" olarak tanımlayarak, CHP'yi hukuk kurallarına saygı duymaya davet etmektedir.
Sabri Kılınç olayı neden gündeme getirildi?
Sabri Kılınç, İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nde görev yaparken yaşanan bir iş kazası sonucunda hayatını kaybeden bir emekçidir. AK Parti kanadı, bu olayda belediyenin ciddi bir ihmali olduğunu savunmakta ve CHP'li yöneticilerin "adalet" söylemlerinin, kendi kurumlarındaki işçi ölümlerinde sessiz kalmaları nedeniyle samimiyetsiz olduğunu iddia etmektedir.
Etiketler


