Belediye-İş'ten İzmir Büyükşehir'e Maaş Çıkışı
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Belediye-İş arasındaki TİS krizi tırmanıyor. Sendika, belediyenin açıkladığı maaş rakamlarını "manipülasyon" olarak niteledi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan yüzlerce işçinin sloganları eşliğinde tıkanan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, taraflar arasında sert bir "rakam" savaşına dönüştü. İZDOĞA, İZSU ve İZULAŞ şirketlerinde örgütlü olan Belediye-İş Sendikası İzmir Şubeleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin sunduğu yüzde 16,30’luk zam teklifini reddederek eylem sürecini başlattı. Belediye yönetiminin sosyal medya ve basın yoluyla paylaştığı maaş rakamlarına sendika cephesinden "algı operasyonu" yanıtı gecikmedi.
İZDOĞA, İZSU ve İZULAŞ Şirketlerinde TİS Çıkmazı
İzmir’in hayati hizmetlerini yürüten üç büyük şirkette devam eden yeni dönem toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri, tarafların orta noktada buluşamaması nedeniyle resmi bir kriz noktasına ulaştı. İZDOĞA ve İZSU şirketleri yasal olarak grev yasağı kapsamında bulunduğu için süreç zorunlu olarak Yüksek Hakem Kurulu’na taşınırken, ulaşım hizmetlerini sağlayan İZULAŞ’ta ise son 60 günlük grev süreci resmen başladı. İşçiler, enflasyon karşısında eriyen alım güçlerinin korunmasını talep ederken, belediyenin sunduğu artış oranını yetersiz bulduklarını İzmir Büyükşehir Belediyesi binası önüne yürüyerek ilan etti.
Belediye yönetimi tarafından yapılan resmi açıklamada, sendikanın reddettiği teklifin detayları kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklanan verilere göre, 1 Mart 2026 yürürlük tarihinden itibaren geçerli olacak yıllık istihkaka göre aylık giydirilmiş ücretler şu şekilde hesaplandı: İZDOĞA bünyesinde en düşük 98.500,00 TL, en yüksek 112.500,00 TL; İZULAŞ bünyesinde en düşük 95.700,00 TL, en yüksek 113.500,00 TL; İZSU bünyesinde ise en düşük 119.500,00 TL, en yüksek 130.850,00 TL. Belediye yönetimi, bu rakamların reddedilmesini "anlaşılmaz" olarak nitelendirirken, sendika bu verilerin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Sendikadan Net Maaş Çağrısı: "O Rakamlar Yatacaksa İmzaya Hazırız"
Belediye-İş Sendikası İzmir Şubeleri, belediyenin paylaştığı rakamların "giydirilmiş ücret" adı altında yıllık yan hakların aylara bölünerek şişirildiğini iddia etti. Sendika yönetiminden yapılan açıklamada, işçilerin her ay düzenli olarak bu rakamları almadığı, net maaşın çok daha düşük olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İşçilerimizin aylık ve yıllık yan haklarının net maaş üzerine eklenerek, sanki her ay düzenli olarak alınan ücret buymuş gibi sunulması açık bir manipülasyondur. Bu yöntemle İzmir halkı ile belediye emekçileri karşı karşıya getirilmek isteniyor."
Sendika, belediye yönetimine rest çekerek somut bir teklifte bulundu. Eğer belediyenin kamuoyuna açıkladığı 98.500 TL ile 130.850 TL arasındaki rakamlar her ay işçinin banka hesabına "net" olarak yatacaksa, sözleşmeyi hemen imzalamaya hazır olduklarını duyurdular. Geçtiğimiz yıl da benzer şekilde "132.000,00 TL maaş alıyorlar" haberlerinin servis edildiğini hatırlatan sendika yetkilileri, o dönemki rakamların da bugün talep edilen yüzde 16'lık zamla bile hala o seviyeye ulaşmadığını belirtti. Belediye Başkanı'nın bürokratlar tarafından yanlış yönlendirildiğini savunan sendika, "İşçinin maaş kartını taktığında her ay bu tutarı alacağı biçimde sözleşmeyi getirin, imzalayalım" çağrısını yineledi.
İzmir İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu kriz, İzmir’in günlük yaşamını doğrudan etkileyen üç ana damarı temsil ediyor. İZULAŞ’taki grev süreci, İzmir genelindeki otobüs ulaşımının aksama riskini barındırırken; İZSU ve İZDOĞA’daki tıkanıklık, şehrin su altyapısı ve çevre temizliği gibi kritik hizmetlerin geleceğini belirsizliğe itiyor. Özellikle 30 ilçede hizmet veren İZSU işçilerinin Yüksek Hakem Kurulu sürecine girmesi, su ve kanalizasyon hizmetlerinde çalışan personelin motivasyonunu ve hizmet kalitesini etkileyebilir.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçe dengesi ile işçilerin insanca yaşam talebi arasındaki bu gerilim, sadece bir ekonomik tartışma değil, aynı zamanda İzmir halkının alacağı hizmetin sürekliliğini de ilgilendiriyor. İZULAŞ bünyesindeki şoförlerin ve teknik personelin grev kararı alması durumunda, sabah işine gitmek isteyen binlerce İzmirli için ulaşım ciddi bir sorun haline gelebilir. Bu gelişme, özellikle Bornova ve Buca'daki 500 binden fazla üniversite öğrencisini ve her gün Kordon'dan Karşıyaka'ya kadar uzanan geniş bir ulaşım ağını kullanan milyonlarca İzmirliyi yakından ilgilendiriyor.
Sık Sorulan Sorular
İzmir'de belediye işçilerinin grev yapması ulaşımı nasıl etkiler?
İZULAŞ bünyesinde çalışan şoför ve teknik personelin grev süreci, İzmir'deki otobüs seferlerinin durması veya ciddi oranda aksaması anlamına gelebilir. ESHOT ile koordineli çalışan İZULAŞ hatlarındaki olası bir iş bırakma eylemi, özellikle sabah ve akşam iş çıkış saatlerinde Bornova, Karşıyaka ve Konak gibi merkezi ilçelerde büyük bir ulaşım kaosu yaratma potansiyeline sahiptir.
Belediye-İş Sendikası neden sunulan maaş tekliflerini reddediyor?
Sendika, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklanan 98 bin TL ile 130 bin TL arasındaki rakamların "giydirilmiş" yani tüm yan hakların dahil edildiği brütleştirilmiş rakamlar olduğunu savunuyor. İşçilerin eline geçen net aylık maaşın bu seviyelerde olmadığını belirten sendika, belediyenin halkı yanılttığını ve gerçekte önerilen yüzde 16,30'luk zammın enflasyon karşısında yetersiz kaldığını ifade ediyor.
İZSU ve İZDOĞA'da süreç neden Yüksek Hakem Kurulu'na taşındı?
Türkiye'deki mevcut iş kanunlarına göre su hizmetleri (İZSU) ve bazı kritik kamu hizmetleri grev yasağı kapsamında yer almaktadır. İZSU ve İZDOĞA şirketlerinde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yasal süre içinde anlaşma sağlanamadığı için süreç otomatik olarak Yüksek Hakem Kurulu'na devredilmiştir. Bu kurulun vereceği karar kesin olup, her iki taraf için de bağlayıcı nitelik taşıyacaktır.
Etiketler


