Gündem

Ahmet Doğruyol'dan İzmir'de Sert Zam Çıkışı:...

Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir'de yaptığı açıklamada şirketlere her ay enflasyon farkı ödenirken memurun enflasyona ezdirildiğini söyledi.

Emre Aktaş
11 görüntülenme
Ahmet Doğruyol'dan İzmir'de Sert Zam Çıkışı:...

Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir'de gerçekleştirdiği basın açıklamasında kamu kaynaklarının kullanımındaki adaletsizliğe dikkat çekerek, hükümetin ekonomi politikalarını sert bir dille eleştirdi. Kamu kurumlarından ihale alan özel şirketlere her ay enflasyon farkı ödenirken, memur ve emeklinin yılda bir veya iki kez yapılan zamlarla yoksulluğa mahkum edildiğini belirten Doğruyol, "Şirketlerin alacaklarına her ay artış yapılırken, çalışanların neden bekletildiğini birileri çıkıp açıklamalı" dedi.

Şirketlere Aylık Güncelleme Memura Yıllık Sabır

Doğruyol'un açıklamasındaki en dikkat çekici nokta, kamu kurumlarına hizmet veren yemek, MR, tomografi ve laboratuvar gibi taşeron firmalara sağlanan ayrıcalıklar oldu. 2023 ve 2025 genelgelerine atıfta bulunan Doğruyol, bu şirketlerin hak edişlerinin her ay resmi enflasyon rakamları eklenerek güncellendiğini vurguladı. Buna karşın asgari ücretlinin yılda bir, memur ve emeklinin ise yılda iki kez zam aldığını hatırlatan Doğruyol, bu durumun çalışanları açlık sınırına, emeklileri ise sefalete sürüklediğini ifade etti.

Çalışanların alım gücünün her geçen gün düştüğünü belirten Doğruyol, "Her gelen gün, geçen günü aratıyor" diyerek ekonomik tablonun vahametini ortaya koydu. İşçi ve memurun enflasyon karşısında korumasız bırakıldığını savunan Genel Başkan, kamudan ihale alan şirketlerin maliyet artışlarının anında telafi edilmesinin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığını dile getirdi. Doğruyol, yetkililere seslenerek bu uygulamanın hangi kritere göre yapıldığının kamuoyuna açıklanmasını talep etti.

Vergi Dilimi Kıskacı: 1999 ve Bugünün Kıyası

Bordrolu çalışanların en büyük sorunlarından biri olan vergi dilimleri konusunda çarpıcı istatistikler paylaşan Doğruyol, sistemin nasıl adaletsizleştiğini rakamlarla anlattı. 1999 yılında bir memurun yüzde 20’lik vergi dilimine girmesi için asgari ücretin 25,62 katından fazla gelir elde etmesi gerektiğini, ancak bugün bu oranın 5,5 katına kadar gerilediğini belirtti. Bu durumun, vergi dilimlerinin güncellenmemesinden kaynaklandığını ve çalışanın cebindeki paranın daha yılın üçüncü ayında vergiye gittiğini vurguladı.

Doğruyol, çözüm önerisi olarak çalışanların vergi dilimlerinin yüzde 10’da sabitlenmesi gerektiğini ifade etti. Bazı şirketlerin tek kalemde milyarlarca liralık vergi borçlarının silindiğini ancak emeğiyle geçinen insanların gelirlerinin önemli bir bölümünün vergilerle geri alındığını hatırlatan Doğruyol, bu tabloyu "haksızlık, adaletsizlik ve hukuksuzluk" olarak tanımladı. Memurların artık sadece maaş artışı değil, vergi sisteminde köklü bir reform beklediğini de sözlerine ekledi.

İzmir'deki Yemek İhalelerinde Çarpıcı Rakamlar

İzmir özelinde sağlık kurumlarındaki harcamalara da değinen Doğruyol, Ege Üniversitesi Hastanesi ile İzmir İl Sağlık Müdürlüğü arasındaki yemek ihalesi farklarını gündeme taşıdı. Ege Üniversitesi Hastanesi'nin yemek hizmetini 160 TL’ye aldığını, buna karşılık İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nün aynı hizmeti 107,5 TL’ye temin ettiğini belirterek İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerini tasarruflu yaklaşımları nedeniyle tebrik etti. Ancak sistemdeki çarpıklığın burada da devam ettiğini söyledi.

Şirket çalışanlarının ücretlerinin devlet tarafından ödenmesi ve her ay enflasyon farkı eklenmesiyle, Aralık ayında 107 TL olan yemek bedelinin Haziran ayında 125 TL’ye çıktığını, asgari ücret ve personel farkları eklendiğinde maliyetin 200 TL seviyelerine ulaştığını kaydetti. Hastanelerde sunulan yemeklerin doyurucu olmadığını ve hijyen sorunları barındırdığını iddia eden Doğruyol, çözümün dışarıdan hizmet alımı değil, hastanelerin yemeklerini kendi bünyelerinde üretmesi olduğunu savundu. Esnafın tabldot usulü daha ucuza yemek satabildiği bir ortamda, kamu maliyetlerinin bu kadar yüksek olmasını eleştirdi.

Eşelmobil Sistemi ve Memurun Talepleri

Açıklamasının son bölümünde memurların taleplerini sıralayan Doğruyol, maaşların da tıpkı şirket hak edişleri gibi her ay enflasyon oranında güncellendiği "Eşelmobil Sistemi" ile ödenmesini istedi. Memura verilen yüzde 2,5, yüzde 3 veya yüzde 4 gibi oranların gerçek enflasyon karşısında "zam" hükmünde olmadığını belirten Doğruyol, geçmiş kayıpların iade edilmesini beklediklerini söyledi.

Birlik Sağlık-Sen Genel Başkanı, memurlara verilen sözlerin tutulması çağrısında bulunarak şu maddelerin altını çizdi:

  • Maaşların her ay reel enflasyon oranında artırılması,
  • Kira yardımlarının ivedilikle başlatılması,
  • 3600 ek gösterge sözünün tüm memurları kapsayacak şekilde yerine getirilmesi,
  • Özel şirketlere uygulanan enflasyon farkı sisteminin memur maaşlarına da entegre edilmesi.

Bu gelişmeler, özellikle İzmir'deki binlerce sağlık çalışanı ve kamu personeli için ekonomik hayatta kalma mücadelesinin ne kadar kritik bir aşamaya geldiğini gösteriyor. Ege Üniversitesi ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü gibi dev kurumların bütçelerindeki bu hareketlilik, şehirdeki kamu hizmeti kalitesini ve çalışan memnuniyetini doğrudan etkilemeye devam edecek.

Sık Sorulan Sorular

Eşelmobil sistemi memur maaşları için ne anlama geliyor?

Eşelmobil sistemi, memur maaşlarının enflasyon rakamları açıklandığı her ay, bu oran kadar doğrudan artırılması demektir. Mevcut sistemde memurlar altı ayda bir zam alırken, eşelmobil sistemiyle maaşların alım gücü her ay korunmuş olur. Birlik Sağlık-Sen, kamu ihalelerinde şirketlere sağlanan bu kolaylığın çalışanlara da uygulanmasını talep etmektedir.

Vergi diliminin yüzde 10’da sabitlenmesi neden isteniyor?

Mevcut sistemde memurlar ve işçiler, gelirleri arttıkça daha yüksek vergi dilimlerine (yüzde 15, 20, 27 gibi) girmektedir. 1999 yılında vergi dilimine girmek çok daha yüksek bir gelir gerektirirken, günümüzde düşük maaşlar bile yılın ortasında üst vergi dilimine takılmaktadır. Sabit yüzde 10 vergi oranı, çalışanın yıl boyu aynı net maaşı almasını sağlayacaktır.

İzmir'deki hastane yemekleri neden tartışma konusu oldu?

İzmir'deki tartışmanın odağında Ege Üniversitesi Hastanesi ile İl Sağlık Müdürlüğü arasındaki ihale fiyat farkı bulunuyor. Şirketlere ödenen yemek bedellerinin enflasyon farkıyla birlikte 200 TL bandına çıkması, ancak yemeklerin kalite ve hijyen açısından yetersiz bulunması tepki çekiyor. Sendika, bu maliyetlerle kamunun kendi yemeğini üretmesinin daha ekonomik ve sağlıklı olacağını savunuyor.

Etiketler

#Izmir#IzmirGundem#AhmetDogruyol#Ekonomi#MemurZammı#EgeUniversitesi#SaglikHaberleri